Yumuşak güç: Yumuşak güç dış politikada nasıl kullanılır?

//Yumuşak güç: Yumuşak güç dış politikada nasıl kullanılır?

Yumuşak güç: Yumuşak güç dış politikada nasıl kullanılır?

Yumuşak güç uygulaması yeni bir askeri kavramdır. Özellikle Soğuk Savaş Dönemi sonrasında ortaya çıkmıştır. Konvansiyonel harp, kısa zamanda netice vermemektedir. Nükleer harp ise, hem taarruz eden hemde saldırıya uğrayan için tehlikelidir. Son yıllarda ülkeler hedef aldıkları düşman devletleri yumuşak güç ile ele geçirmeye çalışmaktadır. 

Zorlayıcı hiç bir tedbir olmadan (askeri güç kullanma, silahlı ya da silahsız ambargo uygulama vb.) tamamen tarihi, kültürel değerler, toplumsal özellikler, eğitim, gelenekler ve bunun gibi argümanları kullanarak kendi isteklerimizi hasım tarafa kabul ettirmeye “yumuşak gücün kullanılması” denir.

ABD dünyanın en büyük ordusuna sahiptir. Sıralamada ABD’den sonra gelen yirmi ülkenin savunma harcamalarını topladığımızda bir ABD ordusu etmemektedir. Diğer ülkelerin hayallerinde bile göremeyeceği toplam askeri gücü sayesinde, ABD, sert güç ya da “kaba kuvvet”in dünyadaki en önemli uygulayıcısıdır. İlginç olanı, kaba kuvvete ek olarak “soft power”ı yani “yumuşak gücü”  en iyi uygulayan da ABD’dir.

Askeri güçleri zayıf olan Avrupa Birliği ülkeleri, yumuşak güç uygulayıcısı durumundadır. Avrupa Birliği ülkeleri, İkinci Dünya Harbi’nden beri pasif durumda kalmayı tercih etmektedir. Avrupa Kıtası ülkeleri günümüzde yumuşak güç politikası uygulayarak, sonuç almaya gayret göstermektedir.

“Yumuşak güç nedir” sorusu üzerinde son yıllarda yüzlerce kitap, binlerce makale yazılmıştır. Yumuşak güç konusu özellikle dış politika uzmanlarınca önemle irdelenmektedir.

19. yy devlet adamlarından Otto von Bismarck 1862’de Alman parlamentosunda yaptığı ilk konuşmasında “Bu politika yani Almanların ulusal birliğini kurma politikası konuşmakla, şarkı söylemekle yürütülemez; bu politika sadece kan ve kılıçla yürütülebilir!”  demiştir. Demiştir ama, saldırgan politika sonraki yıllar Alman ulusuna felaket getirmiştir. 

Çin’li komünist lider Mao’ya göre güç, ancak silahın namlusu sayesinde arttırılabilir.

Eski ABD başkanlarından Lydon B. Johnson “Eğer sen bir şeyi mermi sayesinde ele geçirmeyi başarabilirsen, fikirler ve kalpler bu başarını takip edecektir.” demiştir. Zaman Johnson’un teorisini doğrulamamıştır. En fakir, en mazlum uluslar bile düşman işgaline karşı çeşitli savaş yöntemlerini uygulayarak direnmektedir. 

Çin, Dünya Ticaret Örgütü’ne tam üyeliği garantiye aldıktan sonra, ekonomik kalkınmasını hızlandırmış, bunun sayesinde askeri teknolojisini yenilemeye başlamıştır. Yine de Çin Halk Cumhuriyeti doğrudan askeri güç uygulamalarından kaçınmaktadır. 

Oransal askeri güç üstünlüğü sayesinde Rusya, Ukrayna’ya ait olan Kırım Yarımadasını topraklarına katmıştır. Ama Rusya Kırım işgali sırasında nükleer ve konvansiyonel silahlarını kullanmamıştır. Uzmanlara göre Rusya Kırım işgali sırasında “Hibrit Savaş” yöntemini kullanmayı tercih etmiştir. 

“Su akıcıdır, yumuşaktır ve dayanıksızdır. Fakat su zamanla sert ve dayanıklı olduğu sanılan kayayı aşındırır. Kural olarak; akıcı, yumuşak ve dayanıksız olduğu sanılan her şey, daima sert ve dayanıklı olduğu sanılanlara karşı üstün  gelecektir. Bir çelişki daha: her ne ki yumuşak ve dayanıksızdır, o daima en kuvvetlidir.” (Lao Tzu)

Karar vericileri etkileme yöntemleri

Devletleri idare edenler insanlardır. İnsan unsurunun davranışlarını etkilemenin değişik yöntemleri vardır. Bunları üç genel kategoriye ayırabiliriz:

  • Tehdit
  • Para ödeme
  • İşbirliği

Bazı hallerde doğrudan her hangi bir yöntem denemeden de başkalarının davranışları olumlu ya da olumsuz yönde  etkilenebilir. Bir hedef her iki taraf için de inandırıcı ise, her iki tarafında çıkarına ise, tehdit veya teşvik kullanmadan karşı tarafı o hedef doğrultusunda yönlendirmek çok daha kolaydır.

Sadık Katolikler Papanın dediklerini Papa’nın kendilerini aforoz etmesinden korktukları için değil de, Papa’nın manevi konumuna saygı duyduklarından yaparlar. Ya da radikal Müslümanlar Usama Bin Ladin’den korktukları için, ondan para aldıkları için değil de, Usama Bin Ladin’in takip ettiği hedeflerin doğruluğuna inandıkları için, ona destek verirler.

Yumuşak güç unsurları nelerdir?

Tanımda geçen tarihi, kültürel değerler, toplumsal özellikler, eğitim, gelenekler ve buna benzer her türlü argümana yumuşak güç unsuru denir.

Yumuşak güç kullanma esnasında doğrudan bir baskı veya para vasıta olarak kullanılmaz. Bu bazen ters tepebilir. 21 Aralık 2017’de Birleşmiş Milletler’de “Kudüs’ün İsrail’in başkenti olması” konusu üye ülkelerce oylanmıştır. ABD Başkanı Donald Trump, oylama öncesinde oy kullanacak ülkeleri ABD tezini desteklemeye çağırmış, aksi takdirde “yardım yapmamakla” tehdit etmiştir. Ancak, ABD’nin “dolar”ı baskı unsuru olarak kullanması tam tersi netice vermiş, ABD Birleşmiş Milletler’de hiç uğramadığı bir yenilgiye maruz kalmıştır. 

Birleşmiş Milletler (BM) üyesi ülkeler, Trump’ın Kudüs kararını yasadışı sayan tasarıyı ABD’nin tehditlerine rağmen 9 ret oyuna karşılık 128 oyla kabul etti.

Yumuşak gücün kullanılması, belli ortak değerleri paylaşmak için başkalarını bir araya getirme ve sonuçta uluslar arası düzen ve güvenliği sağlamak için bazı temel unsurları paylaşma yeteneğidir.

Yumuşak gücün özellikleri nelerdir?

  • Yumuşak güç, sert gücün işe yaramadığı zamanlarda kullanılır.
  • Etkisi uzun dönemde hissedilen yumuşak güç, sert güce göre çok daha ucuzdur.
  • Uygulayan ülke tarafından çok büyük bir hata yapılmadığı sürece, etki altına alınan hedef ülkede etkilerinin uzun süre devam etmesi beklenir.
  • Yumuşak güçten kısa vadede çok şey beklenmemelidir.
  • Yumuşak güç teoride altın değerinde olsa bile, pratikte o kadar sonuç alıcı değildir. “A ülkesi”ni hedef alan ve çok iyi sonuçlar veren bir yumuşak güç uygulaması, “B ülkesi” için tam tersi sonuçlar verebilir.

Sert güç ya da “kaba kuvvet” nedir?

Askeri güç ve ekonomik güç unsurlarının hedef alınan ülkeyi zorla ikna etme, caydırma gibi amaçlarla kullanılması sert gücün (kaba kuvvet) kullanılmasını ifade eder.

Sert güç (kaba kuvvet) kullanmanın ekonomik maliyeti ve toplumsal etkileri yüksektir. Bu yüzden kaba kuvvete baş vurmadan evvel, başkaca dış politika yöntemlerinin uygulanması gerekir.

Sert gücün kullanılması dış politikada ulaşılmak istenen hedeflerin elde edilmesinde tek alternatif değildir.  Üstelik, sert güç kullanılarak her zaman amaçlanan hedeflere de ulaşılamayabilir. ABD, 20 Mart 2003’te askeri güç kullanarak Irak’ı işgale başlamıştır. İşgalin kısa sürede hiç bir etkili direnişle karşılaşmadan bitirilmesinde, ABD’nin önceden uygulamaya soktuğu yumuşak güç uygulamalarının etkisi büyüktür. ABD, Irak Devlet Başkanı olan Saddam Hüseyin’in en sadık ordusu olan “Cumhuriyet Muhafızları”nın üst düzey komutanlarına “Yeşil Kart” dağıtmıştır. ABD, 20 Mart 2003’ten önceki dönemde, Irak Ordusunun ve siyasetinin kilit personelini çeşitli vaatlerle (Para, ABD pasaportu temin etme, bedavaya ABD’de yaşama olanağı verme vb.) ele geçirmiş, Saddam Hüseyin’in çok güvendiği Irak toplumsal yapısını ve bu yapıya dayanan Irak Ordusunu içeriden çökertmiştir.

Mart 2003-Aralık 2011 yılları arasında 9 yıl süreyle ABD işgali altında yaşayan Irak’ta ABD Ordusunun her alanda sınırsız sert güç uygulamaları ve bu uygulamaların internet vasıtasıyla deşifre olması, Irak toplumunu ABD’den uzaklaştırmış, Irak kamuoyunda hedeflenen amacın tam tersi bir sonuç yaratmıştır.

22 Haziran 1941’de Hitler “Barbarossa Harekatı”nı başlatmıştır. Barbarossa Harekâtı, Alman Silahlı Kuvvetleri’nin 22 Haziran 1941 günü başlayan Sovyetler Birliği’nin işgali harekâtına Alman kaynaklarında verilmiş olan kapalı addır. Aynı zamanda II. Dünya Savaşı’nın Doğu Cephesi’ni açan harekâttır. Rusya topraklarının Alman ordularınca işgalinin ilk günlerinde yıllardır Moskova’nın baskısından ve kötü yönetiminden bunalmış olan Rus halkı Alman askerlerini sevgiyle, çiçeklerle karşılamıştır. Ancak, Başkomutan Hitler tarafından Rus halkına şiddet uygulanması, halkın baskı ve korku ile sindirilmesi emri yayınlanmıştır. Bu emirden sonra Rus halkı Moskova yönetiminin yanında yer almış, Alman işgaline karşı olağanüstü ölçüde direnmiştir.

Akıllı güç nedir?

Dış politikada sert ve yumuşak gücün bir arada kullanılmasına ise bazı akademisyenler “akıllı güç” demektedir.

ABD’nin yumuşak güç uygulaması

ABD ordusu  dünya genelinde yaklaşık olarak 130 ülkede konuşlanmış durumdadır. Hiçbir düşman ülke ABD’ye meydan okumaya cesaret edememektedir. Üstelik Amerika’nın askeri gücü ve milli gücünün üstünlüğü dünya çapında her geçen gün artmaktadır. Buna rağmen ABD’nin dünya devletlerini ikna kabiliyeti NATO ittifakı içinde bile azalmaktadır. Bu yüzden iki kutuplu dünyanın ortadan kalktığı, ABD’nin rakipsiz sayıldığı Soğuk Savaş (1945-1990) sonrası dönemde ABD’nin yumuşak güç uygulamalarını artırdığı, bunun için önemli miktarda ödenek ayırdığı gözlemlenmektedir.

Yumuşak güç kullanımı için diğer örnekler

Hedef alınan devletin kanaat önderlerini ikna etmek için eğitim programları, konferanslar, geziler düzenlemek; gelecekte lider olacak kimselere, akademik, dil ve meslek eğitimi vermek: 

  • ABD’nin Fethullah Gülen Cemaatini (FETÖ Terör Örgütü) yıllardır Türkiye’yi bölmek-parçalamak için eğittiği, el altından Marksist-Leninist PKK Terör Örgütü’ne destek sağladığı günümüzde artık deşifre olmuştur.
  • Yirminci yüzyılın en başta gelen siyasal İslam hareketi olan Müslüman Kardeşler (İhvanü’l-Müslimin), bir ilkokul öğretmeni olan Hasan el-Benna tarafından 1928 yılında Mısır’ın İsmailiye şehrinde kuruldu. ABD’nin Mısır’da “Müslüman Kardeşler Örgütü’nü komünizmin yayılmasını önlemek maksadıyla kurdurduğu bilinmektedir. 
  • Sovyetler Birliği’nin Afganistan’a müdahalesi, Sovyetler Birliği’nin Afganistan’daki Marksist hükümetin daveti üzerine Afganistan’a girerek, 25 Ara 1979 – 15 Şub 1989 yılları arasında İslamcı mücahitlere karşı savaştığı 9 yıl süren bir savaştır. Bu savaşta ABD “İslamcı mücahitlere” inanılmaz para ve silah yardımında bulunmuştur. hatta sonradan ABD düşmanı haline gelecek olan Usame bin Ladin’i desteklemiştir.

Sivil toplum örgütleri sayesinde kendi ülkemizin imajını hedef ülkede iyi olarak tanıtmak için toplumsal çalışmalar yapmak.

Bir ülkenin siyasi amaç ve hedeflerinin, hedef alınan ülke ile aynı olduğunu gösterecek diplomatik girişimlerde bulunmak.

Spor, gazete, dergi, kitap, tiyatro vb. kullanarak hedef ülke kamuoyunu etkilemek.

Sonuç:

Hangi güç çeşidi kullanılırsa kullanılsın, kullanılan güç karşı tarafı olumlu ya da olumsuz yönde etkileyecektir. En önemlisi  hangi gücün (yumuşak güç veya sert güç), ne zaman, nerede ve nasıl kullanılacağına karar vermektir. Bu kararı verecek olanlar da liderlerdir.

Yumuşak ve sert gücün kullanımında, yöntemlerin özelliklerinden kaynaklanan bazı kısıtlamalar vardır. Yine de sert gücün bir unsuru olarak askeri gücün kullanımında herkesçe bilinen zorluklar, yumuşak gücün politikanın mutlak aracı olarak seçilmesini şart koşamaz.

Etiketler: yumuşak güç, yumuşak güç nedir

Kaynaklar:

¹ Soft Power

Ahmet Akın, (E) Topçu Kurmay Albay

By | 2018-01-21T13:21:25+00:00 Ocak 21st, 2018|Harp ve Strateji|0 Yorum

About the Author:

KKK’lığından emekli (2012) topçu kurmay albay. Çeşitli Kara Kuvvetleri birliklerinde batarya, tabur ve alay komutanlığı yaptı. 1997-2003 yılları arasında Güneydoğu Avrupa Müttefik Kuvvetler Komutanlığı Karargahı’nda, 2005-2008 yılları arasında Heidelberg Kara Unsur Komutanlığı Karargahı’nda görev yaptı. 10 yıldan fazla süren NATO görevlerini müteakip, Dağ ve Komd.Tug.K.Yrdc. (Hakkari) ve 3.Taktik P.Tüm.Kur.Bşk. (Hakkari) görevlerinde bulundu. NATO, Küresel Siyaset, Küresel Terörizm konularında serbest yazardır. İngilizce ve Almanca bilmektedir. “Siber Savaşlar ve Uluslararası Çatışmalar (New York Eyalet Üniversitesi/ABD) ve “Savaş Paradoksları (Princeton Üniversitesi/ABD) konularında sertifika sahibidir.

Düşüncelerinizi bizimle paylaşmak ister misiniz?

%d blogcu bunu beğendi: