Sosyal Kapitalizm Nedir? Dünyada hangi ülkelerde uygulanmaktadır?

//Sosyal Kapitalizm Nedir? Dünyada hangi ülkelerde uygulanmaktadır?

Sosyal Kapitalizm Nedir? Dünyada hangi ülkelerde uygulanmaktadır?

Sosyal kapitalizm nedir?

Sosyal kapitalizm, kapitalizmin sosyal piyasa fikrine dayanan türüdür. Piyasa rekabeti ile toplumsal dayanışma ihtiyacını birleştirmeye çalışır. Kısa vadeli karlılıktan ziyade uzun vadeli yatırıma yapılan vurgu bu fikri yansıtmaktadır.

Genel olarak üç tür kapitalist sistem tanımlaması yapılabilir: Girişimci kapitalizm, sosyal kapitalizm ve devlet kapitalizmi. Bu yazıda sosyal kapitalizm incelenecektir.

Sosyal kapitalizm nerede uygulanır?

Sosyal kapitalizm, Orta Avrupa’nın çoğunda ve Batı Avrupa’da kök salmış bir kapitalizm türünü ifade eder. Van Kersbergen‘e göre sosyal kapitalizmin doğal memleketi Almanya’dır. Fakat sosyal kapitalizmin ilkeleri, Avusturya, Benelux ülkeleri, İsveç, Fransa ve İskandinavya’nın büyük bir kısmında değişik şekilleriyle benimsenmiştir.

Bu ekonomik biçim, ekonomik milliyetçiliğin önde gelen bir teorisyeni olan Friedrich List (1789- 1846) gibi iktisatçıların esnek ve pragmatik fikirlerinden büyük ölçüde etkilenmiştir.

‘Sosyal kapitalizm’in ana teması

Bu kapitalist modelin ana teması sosyal piyasa fikridir: Yani piyasa rekabeti kurallarıyla toplumsal bütünlük ve dayanışma ihtiyacını birleştirme çabasıdır. Kısa vadeli karlılıktan ziyade uzun vadeli yatırıma yapılan vurgu bu fikri yansıtmaktadır.

Ren-Alp kapitalizmindeki iş örgütlenmesi de, sosyal ortaklığa dayanması anlamında Anglo-Amerikan kapitalizminden farklılaşır.

Sendikalar, iş konseylerinde temsil edilir ve genellikle sektörel kapsamdaki yıllık ücret görüşmeleri turlarına katılırlar. Bu ilişki, işçiler ve sosyal güvencelere sahip diğer savunmasız gruplara sunulan kapsamlı ve mali kaynaklara sahip refah hükümleriyle desteklenmiştir.

Sosyal kapitalizm ve Almanya

Savaşın yıktığı Almanya’yı 1960’lara gelindiğinde Avrupa’nın lider ekonomik gücü haline dönüştüren ‘ekonomik mucize’, sosyal kapitalizmin güçlü yönlerini açıkça gözler önüne sermiştir.

Yüksek ve istikrarlı sermaye yatırım düzeylerinin yanı sıra özellikle mesleki ve el sanatları konularında eğitim ve öğretime yapılan güçlü vurgu, Almanya’nın Avrupa’daki en yüksek verimlilik düzeylerine ulaşmasını sağlamıştır. Bununla birlikte sosyal kapitalizmin erdemleri de hiçbir biçimde evrensel olarak kabul edilmemiştir. Eksikliklerinden biri, danışma, görüşme ve uzlaşıya yaptığı güçlü vurgu nedeniyle esneksizliğe yol açarak iş çevrelerinin piyasa koşullarına (örneğin ekonomik küreselleşmeye ve Doğu Asya, Latin Amerika ve diğer yerlerden kaynaklanan yoğun rekabete) uyumunu zorlaştırmasıdır. Refah uygulamalarının kalitesini yüksek tutmak için gerekli nispeten yüksek sosyal harcamalar, sistem üzerine daha fazla yük bindirmektedir. Bunlar vergileri yükseltmekle ve hem çalışan hem de işverenlerin yükünü artırmaktadır.

Sosyal kapitalizmi savunanlar toplum ve piyasanın ayrılmaz bir biçimde bağlantılı olduğu konusunda ısrar ederken, eleştirenler sosyal kapitalizmin yalnızca çelişkili kavramlar olduğunu savunmaktadır.

Kaynaklar:

¹ Andrew Heywood, Küresel Siyaset, Adres yayınları (2014)

² Forbes

Ahmet AKIN, (E) Topçu Kurmay Albay

By | 2017-03-11T16:22:38+00:00 Mart 11th, 2017|Ekonomi|0 Comments

About the Author:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşmak ister misiniz?

%d blogcu bunu beğendi: