Soğuk algınlığı: Soğuk algınlığının nedenleri ve tedavi şekilleri

//Soğuk algınlığı: Soğuk algınlığının nedenleri ve tedavi şekilleri

Soğuk algınlığı: Soğuk algınlığının nedenleri ve tedavi şekilleri

Soğuk algınlığı nedir?

Soğuk algınlığı, üst solunum sisteminde görülen ve başlıca nedeni virüsler olan bulaşıcı bir hastalık çeşididir. Soğuk algınlığı hastalığı, sanıldığı gibi soğuk havalarda dışarı çıkmakla oluşmaz. Soğuk algınlığına 200’den fazla farklı virüs neden olabilir. Fakat hastalığa esas olarak koronavirüsler ya da rhino (rhino=burun) virusler neden olmaktadır.

Soğuk algınlığı ve nezle tabirleri çoğu kere birbirinin yerine kullanılmaktadır.

Soğuk algınlığının nedenleri

Birçok virüs türü soğuk algınlığına neden olsa da, rhinovirüsler (rhinoviruse) soğuk algınlığının en önemli nedenidir.

Virüsler uygun ortamı bulduklarında buruna yerleşerek soğuk algınlığına neden olurlar. Soğuk mevsimlerde havada bulunan nem oranının düşük olması burnumuzun kurumasına yol açar. Burnumuz kuruyunca, doğal savunma mekanizması bozulur. Virüslerin yerleşmesi için uygun ortam oluşur. Soğuk ve kuru havanın yanında, düzensiz ve yetersiz beslenme, sigara alışkanlığı, varsa bademcik ve geniz eti sorunları, önü alınamayan stres, burundaki kemik eğrilikleri ve kalabalık ortamlar soğuk algınlığına yakalanma riskini arttırır.

Soğuk algınlığının ilk belirtileri burun akıntısı, boğazda yanma, kaşınma duygusu ve burun akıntısıdır. Bu belirtiler, virüsün insan vücuduna bulaşmasından yaklaşık olarak 1-3 gün sonra ortaya çıkar. Soğuk algınlığı, akut viral farenjit ya da akut nezle olarak da adlandırılır. Şiddetli seyreden soğuk algınlığı, akut bronşite, zatürreye, akut bakteriyel sinüzite ve daha ileri safhalarda menenjite yol açabilir. Soğuk algınlığı, her yaş grubundan insanlarda görülür. Bulaşıcı nitelikte bir hastalık çeşididir.

Enfeksiyon, organizmada hastalığa yol açan bir mikrobun yerel ya da genel olarak yayılması, bulaşmasıdır. Mikrop, virüs, parazit vb. etkenler organizmada yerleşip, gelişmeye, yayılmaya başlayınca enfeksiyondan söz edilir.

Amerika’da yapılan bir analize göre okul öncesi çocuklar yılda 12 kere, yetişkin insanlarsa 7 kere soğuk algınlığı hastalığına yakalanmaktadır. Hastalığın çocuklarda sık görülmesinin sebebi, kreş ve ana okullarıdır. Çocuklar kalabalık ve toplu alanlarda virüsü kolaylıkla birbirlerine bulaştırırlar.

Hastalığın bulaşma yolları

Soğuk algınlığı virüsleri hasta kişilerin tükürmesi, hapşırması ve burun akıntısı yoluyla havaya ve çevreye yayılır. Özellikle havalandırması yetersiz  olan kapalı mekanlar risk ortamlarıdır. Hastalık virüsleri deride ya da dış ortamlarda 2-3 saat canlı kalabildiğinden, telefon ahizesi, para vb. aracılığı ile de bulaşabilmektedir.

Soğuk algınlığı belirtileri

Soğuk algınlığı hastalığı bulaştığı her hastada aynı belirtileri göstermeyebilir. Soğuk algınlığı virüs bulaştıktan 24-72 saat sonra, yani 2-3 gün sonra ortaya çıkar. İlk ortaya çıkan bulgu boğazda ve burun bölgesinde yanma ve kaşıntıdır. Bir süre sonra ağrı ve akıntı görünür. Yetişkin ve aynı zamanda sağlıklı bireylerde soğuk algınlığı veya nezleye yatağa düşürecek kadar ateş, eklem ve kas ağrısı eşlik etmez. Ateş varsa, başka bazı tür enfeksiyonlar veya tamamen başka bir virüsten (influenza virüsü)  kaynaklanan grip hastalığını aramak gerekir. Bu nokta çok önemlidir; çünkü, soğuk algınlığı (nezle) ile grip tedavisi tamamen farklıdır.  

Soğuk algınlığı veya nezle belirtileri şunlar olabilir:

  • Genel olarak hastanın kendisini iyi hissetmemesi (halsizlik hissi), yorgunluk
  • Hafif vücut ağrıları
  • Hafif bir baş ağrısı
  • Düşük dereceli ateş
  • Burun tıkanıklığı
  • Burun akıntısı
  • Hapşırma
  • Öksürük
  • Boğazda ağrı ve boğaz yanması
  • Boğaz kuruluğu
  • Gözlerde sulanmadır.

Burnunuzdan gelen deşarj, soğuk algınlığının devamı sürecinde seyrekleştiği için daha koyu, daha sarı veya yeşil renkte olabilir. Bu, bakteri enfeksiyonunun bir göstergesi değildir.

Soğuk algınlığına neden olabilecek bir çok virüs tipi olduğundan, soğuk algınlığını önleyecek her hangi bir aşı mevcut değildir. Havadaki virüs taşıyan damlacıklar vasıtasıyla insandan insana kolaylıkla bulaşır.  Soğuk algınlığı yavaş yavaş seyreder.

Ne zaman doktora gitmek gerekir?

Soğuk algınlığı, yetişkin ve sağlıklı bir birey için ciddi riskler taşımaz. Şeker hastalığı, bazı durumlarda yüksek tansiyon, kalp damar hastalıkları, en önemlisi ciddi akciğer hastalıkları olan kimselerde, ilerleyip, üstüne eklenen bakteriyel enfeksiyonlar vasıtasıyla, ciddi sonuçları olan, ölümcül olabilecek, bazı sonuçlara yol açabilir.

Çocuklarda bu oran çok azdır. Yine de geniz eti iltihabına, bademcik iltihabına, sinüzite, orta kulak iltihabına yol açabilir.

Soğuk algınlığı semptomları her geçen gün kötüye gidiyorsa, mutlaka doktora gidilmelidir. Balgam birikmesine neden olan viral enfeksiyonlar, yukarıda da vurguladığım şekilde çocuklarda bile bakteriyal enfeksiyona dönüşebilir. Bu durumda, soğuk algınlığı komplikasyonları, antibiyotik tedavisini gerektiren  bakteriyel enfeksiyonları da içerebilir (örneğin bronşit, sinüzit, kulak enfeksiyonu ve zatürre). Çocuklardaki yüksek ateşe, olağan dışı uyuşukluğa, hırıltıya, iştahsızlığa, mide ve kulak ağrısına dikkat edilmelidir. Çocuklar, gençler ve yetişkinlerde şunlara dikkat edilmelidir:

  • Uykuyu bölen öksürük,
  • Düşmeyen ateş,
  • Nefes darlığında artış,
  • Sinüslerdeki bir enfeksiyonun neden olduğu yüz ağrısı,
  • Kısa süreli bir iyileşmeden sonra yüksek ateş, göğüs ağrısı, mukusun farklılaşması hallerinde mutlaka doktor gözetiminde tedaviye başlanmalıdır.

Yetişkinler için şu koşullarda tıbbi yardım alın!

  • Ateş 38.5° C’den yüksekse,
  • Nefes darlığı veya solunum yetmezliği halinde,
  • Hırıltı varsa,
  • Ağır boğaz ağrısı, baş ağrısı veya sinüs ağrısı belirtileri görülüyorsa.

Genellikle çocukların soğuk algınlığı için doktora görünmesi gerekmez. Ancak, çocuğunuz aşağıdakilerden herhangi birisine sahipse hemen tıbbi yardım isteyin:

  • 12 haftaya kadar yenidoğanlarda ateş 38 ° C ise,
  • Herhangi bir yaştaki çocukta iki günden fazla süren ateş veya yüksek ateş görülüyorsa,
  • Hastalık belirtileri kötüye gidiyorsa,
  • Baş ağrısı veya öksürük gibi şiddetli belirtiler varsa,
  • Hırıltı halinde,
  • Kulak ağrısı şikayetlerinde,
  • Çocukta huysuzluk hali gözleniyorsa,
  • Alışılmadık uyuklama durumunda,
  • İştahsızlık başlamışsa.

Şu adımları atmaya hazır olun!

Doktorunuza muayene olun. Erkenden doktora gitmek, sizin doğru tedaviye erkenden başlamanız demektir. Doktorunuz size en uygun tedaviyi önerecektir.

Siz hastaysanız, başkalarını hasta etmemeye çalışın.  Başka insanlarla temasınızı azaltın. Öksürürken veya hapşırırken ağzınızı bir kağıt mendille kapatın. Kullandığınız mendili hemen çöp kutusuna atın.

Bol su için ve dinlenin. Su, mukus salgısını azaltmaya yardımcı olur, özellikle ateşiniz varsa, kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlar. Vücudunuzdaki suyun kaybına neden olacağından, alkolden ve kafeinli içeceklerden uzak durun.

Kullanacağınız ilaçları iyi tanıyın!

Eğer burun tıkanıklığını açmak istiyorsanız, nazal dekonjestanlar size yardımcı olabilir.

Öksürüğünüz varsa,mukusu gevşeteceğinden, ekspektoranlar öksürük sökürücü olarak kullanılabilir.

Antihistaminikler burun akıntısı ve hapşırmayı durdurmada faydalıdır.

Ağrı kesiciler, ateş, baş ağrısı, ve minör ağrıları hafifletebilir.

Kocakarı ilaçlarından uzak durun!

Bazıları bitkilerin soğuk algınlığı  ve grip tedavisinde faydalı olacağını söyler. Sağlık Bakanlığınca onaylı olmadığı sürece, soğuk algınlığı ve grip semptomlarının şifalı bitki adıyla piyasada satılan bitkilerle tedavi edileceğine kesinlikle inanmayın. 

Yüksek tansiyon hastaları,  öksürük kesici ya da soğuk algınlığı ilacı kullanmadan evvel, doktora veya eczacıya danışmalıdır. Bazı ilaçlar, özellikle kronik hastalıkların kötüleşmesine neden olabilir.

Soğuk algınlığı, nedenleri ve tedavisi

Soğuk algınlığı, nedenleri ve tedavisi

 

Reye sendromuna dikkat edin!

Reye sendromu genellikle çocuklarda ve gençlerde ölüme neden olmaktadır. Reye sendromunun aspirinle ilişkisi tespit edilmiştir. Reye sendromu kan, beyin ve karaciğeri etkileyebilir.

Soğuk algınlığı tedavisinde çocuklara ve gençlere aspirin veya aspirin içeren her hangi bir ilaç kesinlikle vermeyin. Çocuklar ve gençler aspirin almamalıdır.

Bazı ilaçlar, içeriğinde salisilat veya salisilik asit bulundurabilir. Ebeveynler çocuklarını bu konuda eğitmeli, OTC ürünler çocuklar ve gençler tarafından grip ve soğuk algınlığı tedavisinde izinsiz olarak satın alınıp kullanılmamalıdır.

Antibiyotikler bakteriyal enfeksiyonlara (Örneğin bronşit, sinüzit, kulak enfeksiyonu ve zatürre) karşı etkilidir. Ancak, antibiyotikler soğuk algınlığında olduğu gibi viral enfeksiyonlara karşı etkili değildir.

By | 2017-12-07T13:23:05+00:00 Ekim 10th, 2017|Sağlık|0 Comments

About the Author:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşmak ister misiniz?

%d blogcu bunu beğendi: