Savaş yasaları: Savaşta süreklilik yasaları, akıl ve yaratıcılık

//Savaş yasaları: Savaşta süreklilik yasaları, akıl ve yaratıcılık

Savaş yasaları: Savaşta süreklilik yasaları, akıl ve yaratıcılık

Savaş yasaları zaferi garanti eder. Akıl ve yaratıcılık yeteneğinizi öne çıkarın. Önceden ezberlediğiniz teorileri ve eskimiş fikirleri bırakın. İçinde bulunduğunuz koşullara uyum sağlayın. Bilginin, deneyimin ve teorinin de bir sınırı vardır. Her planı, her stratejiyi her koşulda uygulayamazsınız. Yaratıcı olun. Aklınızı kullanın ve değişime hızla ayak uydurun.

Savaş yasaları: Çözümün çok geç akla gelmesi

Hoşa gitmeyen ya da sevimsiz bir deneyime sonradan dönüp bakınca kaçınılmaz bir biçimde keşke X yerine Y yapsaydım, keşke aynı işi bir kez daha tekrarlayabilseydim diye düşünürüz. Savaşın sıcak dakikalarında birçok general şaşkınlığa düşmüştür ve geriye dönüp bakınca her şeyi değiştirecek olan tek bir taktik, tek bir manevra aklına gelmiştir. Hatta Jena savaşı esnasında Prusyalı Prens Hohenlohe bile yıllar sonra Vierzehnheiligen köyünü geri almayı nasıl yüzüne gözüne bulaştırdığını görebilmiştir. Buradaki sorun, çözümün ancak çok geç olduktan sonra aklımıza gelmesidir. Karşımızdaki sorun hakkında yeterli bilgiye sahip olmadığımızı düşünür, daha bilgili olsaydık, daha derin düşünseydik rahatça çözebilirdik diye üzülürüz. İşte bu tam olarak hatalı bir yaklaşımdır.

Gök gürültüsü ve rüzgâr sürekliliğin imgesidir. Böylece üstün olan adam sağlam durur ve yönünü değiştirmez. Şimşekler çakar, rüzgâr eser: her ikisi de aşırı hareketliliğin örnekleridir ve sürekliliğin tam tersi gibi görünür ama onların gelişini-gidişini, ortaya çıkışını ve yok oluşunu yöneten yasalar sürekliliğini korur. Aynı şekilde üstün kişinin bağımsızlığı da karakterinin hareketsizliğine ve katılığına bağlı değildir. Her zaman bir adım önde olur ve zamanla birlikte değişim gösterir. Sürekliliğini koruyan yalnızca değişmeyen yönü, davranışlarını saptayan varlığının içsel yasasıdır. (THE I CHING, ÇİN, MÖ VIII. YY.)

Deneyimi yaşarken başaramayışımızın nedeni o andaki koşullara uyum sağlamamış, duyarsız kalmış olmamızdır. Kendi düşüncelerimize kulak verip geçmişte olup bitmişlere tepki göstermiş, şu andaki sorunla hiçbir ilgisi bulunmayan, ama çok önceden özümsediğimiz kuramları ve fikirleri uygulamışızdır. Daha fazla kitap okumak, kuramları gözden geçirmek ya da düşünmek sorunu daha kötü duruma getirecektir.

Unutmayın ki, en yaratıcı stratejilere sahip olan en büyük generaller yalnızca çok bilgili olduklarından değil, içinde bulundukları koşullara uyum sağlayabilmek için önceden edindikleri fikirleri bir yana bırakıp konuya odaklanabildikleri için öne çıkarlar. Akıl ve yaratıcılık böyle ortaya çıkar, fırsatlar böyle yakalanır. Bilginin, deneyimin ve kuramların sınırı vardır: daha önceden ne kadar fazla düşünürseniz düşünün o dakikanın sonsuz olasılıkları, yaşamın kaosu için kendinizi hazırlayamazsınız.

Savaş yasaları: Savaşta süreklilik yasaları, akıl ve yaratıcılık

Savaş yasaları: Savaşta süreklilik yasaları, akıl ve yaratıcılık

Sürtünme olgusu

Ünlü savaş felsefecisi Carl von Clausewitz, planlarımız ile gerçekleşenler arasındaki farklılıklara, “sürtünme olgusu” adını verir. Sürtünme olgusu kaçınılmaz olduğundan, aklımızın değişikliklere ve beklenmeyenlere uyum sağlama kapasitesi olması gerekir. Düşüncelerimizi değişen koşullara ne kadar uydurabilirsek, yanıtlarımız o kadar daha gerçekçi olacaktır. Önceden edindiğimiz kuramlar ve eski deneyimlere kendimizi ne kadar kaptırırsak, yanıtımız o kadar uyumsuz ve varsanısal olacaktır.

Benim politikam, hiç politikam olmamasıdır. (Abraham Lincoln, 1809-1865)

Geçmişte hangi hataları yaptığımızı bir kez daha incelemenin yararı olur, ama içinde bulunduğumuz dakikayı düşünme kapasitemizi geliştirmek daha önemlidir. Böylece sonradan inceleyeceğiniz hataların sayısı azalır.

Suyun üzerine boş bir su kabağı koyup dokunursanız, bir tarafa eğilecektir. Ne kadar denerseniz deneyin, olduğu yerde durmayacaktır. En üst duruma ulaşmış olan bir kişinin aklı herhangi bir şeye bir saniye için bile takılıp kalmaz. Suyun üzerinde iteklenen boş bir su kabağına benzer. (TAKUAN, JAPONYA, 1573-1645)

Yaratıcı olun. Aklınızı bir nehir gibi düşünün!

Aklınızı hızlı akan bir nehir gibi düşünün: ne kadar hızlı akarsa, şimdiki duruma o kadar çabuk ayak uydurur ve değişimlere yanıt verir. Hızlı aktıkça kendini tazeler ve enerjisi artar. Takıntılı düşünceler, eski başarı ya da başarısızlık deneyimleri ve önceden edinilmiş fikirler nehrin içindeki kayalar ya da çamur gibidir, olduğu yerde sertleşip adeta bir baraj oluşturur. Nehrin akışı durur, durağanlık başgösterir. Aklınızdaki bu eğilime karşı sürekli savaş açmalısınız. Savaş yasaları bunu gerektirir.

  • İlk adım bu sürecin farkında olmak ve onunla savaşmak gereksinimini algılamaktır.
  • İkinci adım ise aklın doğal akışını düzene sokmak için yardımcı olarak birkaç taktik uygulamaktır.

Kaynaklar:

¹ 33 Stratejide Savaş, Robert Green, Joost Elffers, Altın Kitaplar (2007)

Ahmet AKIN, (E) Topçu Kurmay Albay

By | 2018-01-09T19:03:22+00:00 Ocak 9th, 2018|Harp ve Strateji|0 Yorum

About the Author:

KKK’lığından emekli (2012) topçu kurmay albay. Çeşitli Kara Kuvvetleri birliklerinde batarya, tabur ve alay komutanlığı yaptı. 1997-2003 yılları arasında Güneydoğu Avrupa Müttefik Kuvvetler Komutanlığı Karargahı’nda, 2005-2008 yılları arasında Heidelberg Kara Unsur Komutanlığı Karargahı’nda görev yaptı. 10 yıldan fazla süren NATO görevlerini müteakip, Dağ ve Komd.Tug.K.Yrdc. (Hakkari) ve 3.Taktik P.Tüm.Kur.Bşk. (Hakkari) görevlerinde bulundu. NATO, Küresel Siyaset, Küresel Terörizm konularında serbest yazardır. İngilizce ve Almanca bilmektedir. “Siber Savaşlar ve Uluslararası Çatışmalar (New York Eyalet Üniversitesi/ABD) ve “Savaş Paradoksları (Princeton Üniversitesi/ABD) konularında sertifika sahibidir.

Düşüncelerinizi bizimle paylaşmak ister misiniz?

%d blogcu bunu beğendi: