Yüksek tansiyonun bitkisel tedavisi: Şifalı bitkiler hangileridir?

Yüksek tansiyonun bitkisel tedavisi: Şifalı bitkiler hangileridir?

Yüksek tansiyonun bitkisel tedavisi konusuna ilgi her geçen gün artıyor. Günümüzde modern tıp, yüksek tansiyonun kesin nedenlerini henüz tespit edememiştir. Bununla birlikte, obezite, stres ve şeker hastalığının yüksek tansiyona neden olduğu konusunda uzmanlar hemfikirdir.

Uyarı:

Doktorlar önermedikçe şifalı bitkileri tedavi amacıyla asla kullanmayınız!

Yüksek tansiyonun bitkisel tedavisi: Şifalı bitkiler

Geleneksel tıp, halen doktorlar tarafından tedavi amaçlı olarak tavsiye edilen, reçete edilen ancak maalesef bir çok yan etkisi olan ilaçların dışında yüksek tansiyon hastalığının tedavisi için her hangi bir çözüm bulabilmiş değildir.

Tansiyon ilaçlarının bir çok yan etkisi olsa bile, şüphesiz insanlık yüksek tansiyon hastalığının tedavisi için bugüne kadar gösterilen gayretlere şükran borçludur. Buradaki amacımız asla bilim insanlarının gösterdikleri gayreti küçümsemek değildir. Dünyadaki ölüm nedenlerinin en başında kalp ve damar hastalıkları (kalp krizi, felç..gibi) gelmektedir. Bilim adamları bu hastalıkların en önemli nedeninin yüksek tansiyon olduğu konusunda hemfikirdir.

Yüksek tansiyonun bitkisel tedavisi
Yüksek tansiyonun bitkisel tedavisi

Houston Üniversitesi Eczacılık Fakültesi çalışmaları

Bu makalede sizlerle “sadece bilgi amaçlı” olarak Houston Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nin yaptığı bir araştırmanın sonuçlarını paylaşacağım.

Houston Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Araştırması

Houston Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nin son zamanlarda yaptığı bir araştırmada, yüksek tansiyonun düşürülmesine yardımcı olabilecek yeni bazı doğal yöntemler tespit edildi. Houston Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nin tespit ettiği doğal yöntemlerin, yan etkisi yok.

Şifalı Bitkilerle Böbrek İltihabının Önlenmesi

Yüksek tansiyonu düşürmek için kullanacağınız doğal yöntemlerin çoğunluğu aslında mutfağınızda mevcut. Yüksek tansiyonu düşürmek için Amerika’dan, Almanya’dan getirteceğiniz organik ürünlerden bahsetmiyoruz. Her gün etkisini bilerek veya bilmeyerek tükettiğimiz meyve ve sebzelerden söz ediyoruz. Size düşen sadece kullandığınız sebze ve meyve miktarını artırmak ve tansiyonunuzun düşmesini takip etmek.

Böbrekler, kan basıncı yönetiminde önemli bir rol oynamaktadır. Beyinden gelen emirlere bağlı olarak, böbreklerimiz kan basıncını düşürmek için daha fazla sodyumun vücuttan atılmasını sağlar. Ya da, kan basıncını yükseltmek gerektiğinde daha az sodyumun vücutta kalmasını sağlarlar.

Kan basıncını kontrol için kullanılan en önemli ilaç sınıflarından birisi, “diuretic” denilen idrar söktürücü ilaçlardır. Bu gibi idrar söktürücü ilaçlara “su hapı” da denilmektedir. Bu tip ilaçların ana görevi, böbreklerdeki fazla su ve sodyumdan vücudumuzu kurtarmaktır. Fakat uzmanlara göre bu ilaçların çok ciddi yan etkileri bulunmaktadır.

Vücudumuzdaki serbest radikallerin iltihaba neden olduğu bilinmektedir. Bu gibi durumlara “oksidatif stres” de denmektedir. Böbreklerimizde iltihap oluştuğunda,  sodyumun vücudumuzdan böbrekler yoluyla atılmasını gözlemleyen dopamin reseptörleri istendiği şekilde çalışamaz.

Houston Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nin yaptığı araştırmaya göre, vücudumuza  serbest radikaller ile savaşacak antioksidan yüklemek yoluyla oksidatif stres yani iltihap oranı azaltılabilmektedir. Oksidatif stresin azaltıldığı ortamlarda dopamin reseptörleri uygun şekilde tekrar çalışmaya başlar ve böbrek kendisine verilen görevleri başarıyla yerine getirir.

Yüksek Tansiyon ve Şifalı Bitkiler’in önemi burada ortaya çıkmaktadır. İyi olanı, oksidatif stresin yani böbreklerde serbest radikallerin neden olduğu iltihabın azaltılması için yan etkileri olan idrar söktürücü ilaçları kullanmak yerine, lezzetli meyve ve sebzelerin kullanılabilmesidir.

Yüksek tansiyonun bitkisel tedavisi: Yaban mersini

Yüksek Tansiyon ve Şifalı Bitkiler kapsamında önereceğimiz ilk bitki türü de yaban mersinidir. İltihap önleyici ve idrar söktürücü olarak kullanabileceğimiz en önemli meyvelerden birisi, “yaban mersini”dir. Ülkemizde genellikle ılıman iklimin hüküm sürdüğü Karadeniz bölgesinde yetişen “yaban mersini”ne, Karadeniz bölgesinde “çalı çileği” de denmektedir. Yaban mersininin rengi, koyu mavidir.

Yüksek tansiyonun bitkisel tedavisi: Dondurulmuş Gıdaları

İngiltere’de yayımlanan Dailymail gazetesinde dondurulmuş gıdaların, taze gıdalardan daha faydalı olduğu belirtilmiştir. Gazetede, dondurulmuş meyve ve sebzelerde yüksek miktarda antioksidan bulunduğuna vurgu yapılmıştır. Bu uyarıyı dikkate aldığımızda, taze olarak muhafaza edilmesi oldukça zor olan yaban mersininin dondurulmuş olarak da saklanabileceği, bu durumda içindeki antioksidan miktarının kaybolmayacağı hatta artabileceği ortaya çıkmaktadır.

Yaban mersininin içeriğinde diğer meyvelere göre daha fazla antioksidan çeşidi vardır. Unutmayın, antioksidanlar az veya çok olarak, bütün meyve ve sebzelerde bulunmaktadır.

Genel kural olarak, sebze ve meyve ne kadar renkli ise, içinde bulunan antioksidan oranı da o kadar yüksektir.

Vücudumuz için faydalı olan antioksidanlar, takviye gıdalarla da alınabilir. Oksidasyondan yani serbest radikallerin neden olduğu böbrek iltihabından korunmak için, fabrikalarda işlenmiş, fabrikalarda dondurulmuş meyve ve sebzelerden uzak durulmalıdır. Tüketeceğimiz sebze ve meyvelerin organik olmasına, katkısız olmasına dikkat etmemiz gerekir. Yüksek ısılarda pişirilen ya da kızartılan yiyecekler, böbreklerde oksidasyona yani iltihaba neden olabilir.

Yaban mersini mayıs-ekim aylarında olgunlaşır. Yaban mersininin tadı çok güzeldir. Bir fincan dolusu yaban mersini (çalı çileği) 84 kaloridir. Bir fincan yaban mersini, vücudunuzun ihtiyacı olan posanın ya da lifin %14’ünü karşılar. Kalp sağlığına yardımcı olan antioksidanların miktarını arttırır. Ancak yaban mersininin mide bulantısına neden olabileceği unutulmamalıdır.

Yaban mersini meyveler, polifenoller, özellikle antosiyaninler, mikro besleyiciler ve lif için iyi bir kaynaktır. Epidemiyolojik ve klinik çalışmalarda, bu bileşenler, geliştirilmiş kardiyovasküler risk profilleri ile ilişkilendirilmiştir. Kuş kirazı, kızılcık, yaban mersini, çilek kullanan insanlarla yapılan çalışmalarda (taze olarak, meyve suyu olarak, ya da dondurulmuş olarak), ya da saflaştırılmış antosiyanin ekstreleri LDL oksidasyonu olasılığını azaltır.

LDL kolesterolü yani kötü kolesterol, okside olduğunda daha tehlikelidir. Okside olmuş LDL kolesterolü, organlarımıza, dokularımıza kan taşıyan damarlarda iltihaplanmaya ve tıkanmaya neden olur. Bu da kalp krizi riskini artırır.

Yüksek tansiyonun bitkisel tedavisi: Ökseotu

Bitkisel yüksek tansiyon tedavisi
Bitkisel yüksek tansiyon tedavisi

Bild dergisine göre, ökseotu kanser ve yüksek tansiyon tedavisinde kullanılabilir. Yüksek Tansiyon ve Şifalı Bitkiler çerçevesinde size önerebileceğimiz ikinci bir bitki türü de ökse otudur.

Ökseotu kış aylarında ağaçlar yapraklarını döktüğünde ağaç dallarında asılı top şeklinde görülür. Ökse otu, yarı-parazitik bir bitkidir. Büyümesi için gerekli su ve besin maddelerini ağaçtan temin eder.  Çapı 100 cm’yi bulabilen oldukça sık çatallaşan dal sistemine sahiptir. Gövdesi oldukça kısadır ve buradan ağaçların dalına bitki özünü emmek için kökünü salar. Dalların ucunda karşılıklı iki yaprağı bulunur, zeytin yaprağına benzer. Dal uçlarında 2-6 adet sarımsı beyaz renkte küçük çiçekleri vardır. Ekim-Kasım aylarında nohut büyüklüğünde beyaz, yapışkan meyveleri oluşur ve içinde 1-2 adet oval veya köşeli tohumları bulunur. Ökse otu Mart Nisan aylarında veya Eylül Ekim aylarında toplanır. Meyveleri ayıklanarak atılır. Yaprak ve sapı kurutularak muhafaza edilir. Ökse otu;

  • Yüksek tansiyonu düşürür. 
  • Sinirleri yatıştırır,
  • Çarpıntıyı hafifletir,
  • Metabolizmayı düzenler,
  • Damar sertliğini önler,
  • Tümör oluşumunu engeller.

Ökse otları az da olsa zehirlidir, meyveleri yenmez, yaprakları ise dikkatli kullanılmalıdır.

LDL oksidasyonu ne zaman gelişir?

Vücudumuzda bulunan LDL kolesterolü parçacıkları serbest radikaller ile reaksiyona girince, LDL oksidasyonu meydana gelir. Okside olmuş LDL kolesterolü parçacıkları, etrafını saran dokular için çok daha reaktif hale gelir. Oksidasyon doku kaybına neden olur.

Trans yağlar gerekli yağ asitlerinden değildir. Trans yağların tüketimi LDL kolesterol düzeyini arttırır; iyi kolesterol dediğimiz HDL kolesterol düzeyini azaltır.

Okside olmuş LDL miktarını artıran etkenlerden birisi, kötü beslenmedir. Trans yağlar, sigara, kontrol altında tutulmayan diyabet ve metabolik sendromlar, LDL miktarını artıcı etkiye sahiptirler.

LDL oksidasyonundan korunmak için; sigara bırakılmalıdır. Beslenmede trans yağlara yani doymamış yağlara yer vermeyin.

Stres ve yüksek tansiyon İlişkisi

Burada yüksek tansiyon üzerinde olumsuz etkisi olan  “stres” konusu üzerinde ayrıca durmamız gerekmektedir. “Oksidatif stres” yüksek tansiyonun görünmeyen nedenlerindendir. Aslında, her türlü stresin tansiyonu artıracağı unutulmamalıdır.

  • Stres, oksidasyon yani iltihaplanma veya hastalık gibi “fiziksel” sebeplerden olabilir.
  • Ağır görevlerde uzun süre çalışmaktan yani “ruhsal” nedenlerden olabilir.
  • Stresin kaynağı yoğun trafik ya da komşudan gelen yüksek müzik veya TV sesinden kaynaklanan ‘duyumsal’ etkenler olabilir.

Yüksek tansiyona neden olan etkenlerden olan stres, her geçen gün vücutta birikir.

Örneğin; grip hastalığına (fiziksel stres) yakalandığınızı ve aynı zamanda hemen bitişiğinizde bulunan bir inşaattan acaip gürültüler geldiğini farz edin (duyumsal stres). Bu durumda stres düzeyiniz ve kan basıncınız iki ayrı stres kaynağına bağlı olarak daha fazla artacaktır.

Vücudunuz uzun bir süre iltihap ya da başka bir stres altında kaldığında, beyniniz yüksek kan basıncını tetikler. Öyle ki beyniniz için bu zamanla alışkanlık yani kronik hastalık hale gelir. Stres faktörü ortadan kalksa bile, kan basıncınız yüksek olarak kalmaya devam eder.

Egsersiz ve yüksek tansiyon

Günde 25-30 dakika kadar egzersiz yaparsanız, yüksek tansiyonunuzda düşme olduğunu tespit edeceksiniz. Düzenli egzersiz, kilo vermenize de yardımcı olacaktır. Aşırı kilolardan kurtulmanız da tansiyonunuzun düşmesine yardımcı olacaktır.

Dikkat!

Bu yazıda anlatılanlar tedavi amaçlı değildir. Yüksek tansiyonunuz varsa ve doktorunuz ilaç tedavisine başlamışsa asla ilaçlarınızı TERK ETMEYİN! 

Kaynaklar:

1) Blue Heron Health News

2) DailyMail

3) Health.com

4) US National Library of Medicine

5) Bild.de

Çeviren: Ahmet Akın