Peloponez Savaşı ve Thukydides’in Realizm Teorisi

//Peloponez Savaşı ve Thukydides’in Realizm Teorisi

Peloponez Savaşı ve Thukydides’in Realizm Teorisi

Peloponez Savaşı, Antik Yunan şehir devletlerinden Atina, Sparta ve Peloponez Birliği arasında M.Ö. 431–404 tarihleri arasında cereyan etmiştir. Coğrafi olarak Peloponez, Güney Yunanistan’da, Korint Körfezi’nin güneyinde bulunan ve ülkenin bir bölümünü oluşturan büyük bir yarımada bölgesidir.

Thukydides ve realizm teorisi

Thukydides realizm teorisinin babasıdır. Çoğu kişi uluslararası politika hakkında düşünürken, bir teoriye başvurduğunu bilmediğinde bile ‘realizm teorisi’ni kullanır.

Teoriler olayları düzene sokarken kullandığımız vazgeçilmez araçlardır.

Günümüzde pek çok lider ve gazete yazarı Thukydides’in adını duymamış bile olsa realist teorileri kullanır.

Atina’nın en parlak çağında yaşamış Atina seçkinlerinden olan Thukydides, “Peloponez (Peloponnesos) Savaşı’nın Tarihi”nde anlattığı olaylardan bazılarına iştirak etmişti.

Realist bir yazar olan Robert Gilpin, “Aslında, 20. yüzyıl uluslararası ilişkiler öğrencileri devletlerin davranışı hakkında, Thukydides ve O’nunla birlikte M.Ö. 5. yüzyılda yaşayan hemşehrilerinin bilmediği bir şey biliyorlar mı, insanın bunu kendisine sorması gerekiyor” demişti.

Ardından, sorusunu cevaplamıştı: “Nihayetinde, uluslararası politika hala Thukydides’in tanımladığı şekilde tanımlanabilir.”

Gilpin’in önermesi tartışılabilir, ama bunu tartışmak için Thukydides’in argümanını bilmemiz gerekir.

Hem, realist teoriye tarihin en büyük hikayelerinden birinden daha iyi bir giriş olabilir mi?

Ancak, pek çok büyük hikaye gibi bunun da sınırları vardır.

Peloponez Savaşı’ndan öğrendiğimiz bir şey de, fazla basitleştirici bir tarih okumasından kaçınmamız gerektiğidir.

Peloponez Savaşı

Peloponez Savaşı

Peloponez Savaşı’nın başlaması

M.Ö. 5. yüzyıl başlarında Atina ve Sparta Pers İmparatorluğu’nu yenmek için (M.Ö. 480) işbirliği yapmış müttefiklerdi. Sparta, Persler karşısındaki zaferden sonra içe kapanmış, yüzü karaya dönük, muhafazakâr bir devletti.

Atina ise dışa açılmış, yüzü denize dönük, ticari bir devletti. Atina yüzyıl ortalarında, bir Atina imparatorluğunun gelişmesinin yolunu açan 50 yıllık bir büyüme dönemini geride bırakmıştı.

Atina, Ege Denizi çevresindeki devletleri Persler karşısında karşılıklı korunma amacıyla bir araya getiren Delos Birliği adlı ittifakı kurdu. Bugünkü Yunanistan’ın güneyindeki yarımadaya (Peloponez Yarımadası) hakim durumda olan Sparta ise Peloponez (Peloponnesos) Yarımadası’ndaki komşularını bir savunma ittifakı içinde örgütledi. Perslerden korunmak için özgür iradeleriyle Atina’ya katılan devletler, çok geçmeden Atina’ya vergiler ödemek zorunda kaldılar.

Atina’nın artan gücü ve bazı devletlerin büyüyen imparatorluğa direnci nedeniyle, Antik YunanIıların Persleri yenmesinden yaklaşık 20 yıl sonra, M.Ö. 461 ‘de bir savaş patlak verdi. M.Ö. 445’e gelindiğinde, ilk Peloponez Savaşı sona ermiş, arkasından da 30 yıl barış vaat eden bir antlaşma yapılmıştı. Böylece, ikinci ve asıl önemli Peloponez Savaşı’ndan önce Yunanistan istikrarlı bir barış dönemi yaşadı. 

Epidamnus’ta iç savaş

M.Ö. 434’te küçük bir çevresel kent devleti olan Epidamnus’ta iç savaş çıktı. Bu olay, çığı tetikleyen bir çakıl taşı gibi, sonunda Peloponez (Peloponnesos) Savaşı’na yol açan bir dizi tepkime başlattı. Tarihin her döneminde görüldüğü gibi, sık sık sapa yerlerdeki nispeten önemsiz krizler büyük çatışmaları hızlandırır. 

Oligark nedir?

Belirli bir grubun bir ülkeyi yönetmesi hali, yani oligarşidir. Yunancadaki ‘az’ ve ‘yönetim’ kelimelerinin birleşmesiyle oluşturulmuş bir sözcüktür.

Epidamnus’ta, demokratlar ülkenin nasıl yönetileceği konusunda oligarklarla savaştı. Demokratlar, Epidamnus’un kurulmasına yardım ettiği Korfu kent devletinden yardım istediler, ama talepleri geri çevrildi. Bunun üzerine, bir başka kent devleti olan Korinthos’a başvurdular ve Korinthoslular yardım kararı aldı. Buna öfkelenen Korfulular, eski kolonileri Epidamnus’u tekrar ele geçirmek üzere bir donanma yolladılar. Süreç içinde, Korfulular Korinthos donanmasını yendi. Çileden çıkan Korinthos, Korfu’ya savaş ilan etti. Bir Korinthos saldırısından korkan Korfu, Atina’dan yardım istedi. Hem Korfu hem Korinthos Atina’ya temsilciler gönderdi. 

Atinanın ikilem içine düşmesi

Atinalılar iki tarafı da dinledikten sonra ikileme düştüler. On yıldır süren ateşkesi bozmak İstemediler, ama Korinthoslular (Peloponnesoslulara yakındılar) Korfu’yu alıp büyük Korfu donamasının denetimini ele geçirirse, Yunan devletleri arasındaki güç dengesi Atina aleyhine bozulacaktı.

Atinalılar Korfu donanmasının Korinthosluların eline geçmesi riskini göze alamayacaklarını hissedince, olaya “biraz karışma “ya karar verdiler.

Korinthosluları korkutmayı amaçlayan küçük bir girişimde bulunarak, saldırıya uğramadıkça savaşmama talimatıyla on gemi yolladılar. Ama bu girişim caydırıcı olmadı.

Korinthos saldırdı ve Korfulular savaşı kaybetmeye başlayınca, Atina gemileri savaşa ilk başta niyetlenilenden daha fazla çekildi.

Atina’nın savaşa müdahalesi Korinthos’u öfkelendirdi, bu da Atinalıları kaygılandırdı. Atina özellikle, Korinthos’un, Atina’nın müttefiki olmakla birlikte Korinthos’la tarihsel bağları olan Potidaea’da karışıklık çıkarmasından endişeleniyordu. Sparta Korinthos’a, Atina’nm Potidaea’ya saldırması halinde yardım sözü verdi. Potidaea’da bir ayaklanma çıkınca, Atina isyanı bastırmak üzere asker gönderdi.

Sparta’nın ikilemleri ve savaşa dahil olması

Bu noktada, Sparta’da büyük bir tartışma sürüyordu. Atinalılar Spartalılara tarafsız kalma çağrısında bulundular. Korinthoslular da savaşa girmeleri için Spartalıları sıkıştırdılar ve Atina’nın büyüyen gücünün denetlenmesinde başarısız kalınmasına karşı uyardılar. Atina antlaşmaya rağmen Megara’ya ticari ambargo uyguladığından, bu önemli kent de Korinthos’la anlaştı. Sparta arada kalmıştı, ama Spartalılar, gücü denetlenmezse Atina’nın Yunanistan’ın tamamını denetimi altına alacağından korkarak savaştan yana oy kullandılar. Sparta Yunan kent devletleri arasında güç dengesini korumak için savaşa girdi.

By | 2017-12-06T19:26:00+00:00 Kasım 15th, 2017|Harp ve Strateji|1 Comment

About the Author:

One Comment

  1. Harbiye Adayı 17/11/2017 at 14:28 - Reply

    Komutanım askeri kitaplar hakkında makale yazabilir misiniz?

Düşüncelerinizi bizimle paylaşmak ister misiniz?

%d blogcu bunu beğendi: