Liderlerde bencillik duygusu ve gerçek liderlik sanatı

//Liderlerde bencillik duygusu ve gerçek liderlik sanatı

Liderlerde bencillik duygusu ve gerçek liderlik sanatı

Liderlerde bencillik duygusu ve bu bencilliği gidermede yetersiz kalan liderlik kabiliyetleri, astlarını yönetmede problem yaratır. Bencil liderler her başarıyı sahiplenmeye bayılırlar. Grubun lehine olsa bile, hiç bir lider astlarının kendisinden daha zeki, çalışkan, ve yaratıcı olmasını istemez.

Liderlerde bencillik duygusu grubun başarısının önündeki en önemli engeldir. Bencillik duygusu, yani insanların daima kendi çıkarını düşünme duygusu aslında insanın doğasında vardır. Bu yönüyle bakıldığında, bencillik duygusu yüksek olan bir liderin sadece kendi çıkarını düşünen vahşi hayvanlardan hiç bir farkı yoktur. Bazılarına göre, bencil insan başkalarının hakkı olanı zorla aldığı için, aslında tam bir egoisttir.

Bütün insanlar yapı olarak az veya çok bencildir, bu biraz da doğuştan gelen bir niteliktir. Sizin emrinizde çalışan, doğuştan bencil olan insanlar söz ve davranışlarıyla size yaranabilirler. Gözünüze girebilirler. Bu gibilerin ne kadar da öz verili çalıştıklarını düşünerek, hayranlık duyabilirsiniz. fakat, bencillik duygusunu ustalıkla gizleyen bireylerden oluşan, herkesin bulunduğu konumu sadece kendi çıkarı için kullandığı bir grubun/örgütün başarılı olma çok düşüktür.

Liderlerde bencillik duygusu

Liderlerdeki bencillik duygusu astların gözünden kaçmaz. Üzüntü verici bir şekilde liderlerdeki bencillik duygusu, ya da hastalığı, bir virüs gibi kısa zamanda grup içinde yayılır. Bencillik duygusu o kadar kötü bir hastalıktır ki, bir kere grubun vücuduna girdi mi, bencilliği vücuttan atmanın imkanı yoktur. Uzmanlara göre, liderlerdeki bencillik duygusu örgütün moralini bozabilir.

Fransa’nın tarihi imparatoru Napolyon’a göre, moral, savaş alanında fiziki güçten daha önemlidir. Napolyon’a göre, kendisine verilen hedefi ele geçirmeye motive olmuş, morali üstün askerlerden oluşan bir birlik, kendisinden üç kat kuvvetli olanı mağlup eder. Liderlik sanatında grubun moralini üstün tutmak bir yetenektir. Moral ve motivasyonda, “bencillik duygusu”na yer olmamalıdır.

Bencillik duygusu düşük olan liderler, grubu ne kadar çok düşünürlerse, kendi çıkarlarını o kadar az düşünürler. Grup hemen bunun farkına varır ve olumlu tepki vermeye başlar.

Grup içindeki kendi çıkarını düşünme duygusu gözlemci bir liderin gözünden kaçmaz. İyi bir lider, bencil insanlardan oluşan bir grup ile başarıyı yakalayamayacağını bilir. Bu nedenle gerçek liderler gruptaki bencillik hastalığını yok etmenin çarelerini ararlar.

Liderlerde bencillik duygusu ve manevi liderlik

Tarleton Devlet Üniversitesi (Texas) öğretim üyelerinden Louis W. Fry‘a göre, grup başarısında manevi liderlik çok önemlidir. Manevi liderliğin temeli, içsel motivasyona dayanır. Liderler, içsel motivasyonu harekete geçirmek için, vizyon, umut/inanç, özverili sevgi ve işyeri maneviyatını birlikte düşünmelidir. Fry’ye göre, manevi liderlik işyerinde maneviyatın geniş bağlamı içerisinde ortaya çıkan bir paradigma veya modeldir. Özünde motive edilmiş bir öğrenme isteği yatmaktadır.

Davaya inancın olmadığı bir grup ile zafere ulaşılamaz. Grup üyeleri ya da askerler, hedefe giden engellerle dolu yolda kendilerini sevk ve idare edecek olan lidere sonsuz sevgi ile bağlı olmalıdır. Örneğin, yüksek işyeri maneviyatı ya da askerlikteki “birlik ruhu”, her zaferin habercisidir.  Görevden kaytarmak için fırsat kollayan çalışanlardan oluşan işyerine fayda gelmez. Her bulduğu taşın arkasına saklanan, kafasını sipere gömen askerlerden oluşan bir birlikle, taarruz edilemez, hedef ele geçirilemez.

Mustafa Kemal  ve  manevi liderlik

Liderlerde bencillik duygusu

Liderlerde bencillik duygusu

“10 Ağustos 1915. Conkbayırı’nı almak ve bütün boğaza hakim olmak için İngilizler 20.000 kişilik bir kuvvetle günlerce kazdıkları siperlere yerleşmişler, hücum anını bekliyorlardı. Gecenin karanlığı tamamen kalkmış, tan ağarmak üzere idi. 8. Tümen komutanı ve diğer subaylarını çağırdım.

Mutlaka düşmanı mağlup edeceğinize inanıyorum. Ancak siz acele etmeyin evvela ben ileri gideyim. Size ben kırbacımla işaret verdiğim zaman hep birlikte atılırsınız dedim. Bu durumdan askerlerini de haberdar etmelerini istedim. Hücum baskın tarzında olacaktı. Sakin adımlarla ve süzülerek düşmana 20-30 metre yaklaştım. Binlerce askerin bulunduğu Conkbayırı’nda çıt çıkmıyordu. Dudaklar sessizce bu sıcak gecede dua ediyordu. Kontrol ettim. Kırbacımı başımın üstünde kaldırıp çevirdim ve birden aşağı indirdim. Saat 04.30’da kıyametler kopmuştu İngilizler neye uğradıklarını şaşırmıştı. Allah Allah sesleri bütün cephelerde, karanlıkta gökleri yırtıyordu.

Her taraf duman içinde ve heyecan her yere hakim olmuştu. Düşmanın topçu ateşi gülleleri büyük çukurlar açıyor her tarafa şarapnel ve kurşun yağıyordu. Büyük bir şarapnel parçası tam kalbimin üzerine çarptı, sarsıldım elimi göğsüme götürdüm kan akmıyordu. Olayı Yb. Servet Bey’den başka kimse görmemişti. Ona parmağımla susmasını emrettim. Çünkü vurulduğumun duyulması cephelerde panik yaratabilirdi. Kalbimin üzerinde cebimde bulunan saat paramparça olmuştu. O gün akşama kadar birliklerin başında daha hırslı olarak çarpıştım. Yalnız bu şarapnel, kalbimin üzerinde aylarca gitmeyen derin bir kan lekesi bırakmıştı. Aynı gün gece yani 10 Ağustos günü beni mutlak ölümden kurtaran ve parçalanan saatimi Ordu Komutanı Liman von Sanders Paşaya hatıra olarak verdim. Çok şaşırmış ve heyecanlanmıştı. Kendileri de altın cep saatini bana hediye ettiler.

Bu hücumlarda İngilizler binlerce ölü bırakarak tamamen geri çekildi ve Çanakkale’nin geçilmeyeceğini iyice anlamış oldular.”

Bencillik duygusu yok edilmelidir!

Akla ilk gelen çare, zaten çıkarlarına çok düşkün olan, bireylerden oluşan topluluğa, yeni çıkar olanakları sunmaktır.

Grup bireylerini övmek, çok az başarılı olduklarında bile, ödül olanakları sunmak, ancak grup üyelerini şımarmasına, bencilliklerinin biraz daha artmasına, yol açar. Tersine olarak, bazı liderler sıkı disiplin önlemleri almaya, hatta para veya fiziki ceza uygulamasına başvururlar. Her türlü ceza astların moralini bozar, onları savunma durumuna iter. Bozuk olan moral, çalışanların motivasyonunu olumsuz yönde etkiler. Sürekli söylevlerde bulunsanız bile, çok konuşmakla nutuk atmakla, grubun bozulan moralini düzeltemezsiniz.

Bencillik duygusu yüksek bireylerden oluşan grup içinde sizinle gizlice alay bile ederler. Hatta bazıları yalana bile başvurur. Kişisel çıkar, daima grup çıkarının önünde gider. Kişisel çıkar çatışmaları, grup içinde birlik ve beraberliği yok eder. Grubu parçalar.

Gerçek başarıyı yakalamak isteyen liderler, bencil olmamalı, astlarının tavır ve davranışlarına kolayca kanmamalı, astlarının moralini yüksek tutmalı, astlarında birlik ruhu,  dava ruhu yaratmalıdır.

Bir kere astlarda değerli bir dava uğruna savaşan bir gruba dahil oldukları duygusu yaratılınca bireyler kendi çıkarlarını ikinci plana iterler. Bu durumda başarı kaçınılmazdır.

By | 2017-11-04T16:26:11+00:00 Kasım 4th, 2017|Harp ve Strateji|0 Comments

About the Author:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşmak ister misiniz?

%d blogcu bunu beğendi: