Küresel terörizm nedir? Küresel terörizmin özellikleri nelerdir?

//Küresel terörizm nedir? Küresel terörizmin özellikleri nelerdir?

Küresel terörizm nedir? Küresel terörizmin özellikleri nelerdir?

Küresel terörizm planladığı korkunç katliamlarla bütün dünya halklarını tehdit etmektedir. Gelişen teknoloji küresel terörizmin etkinliğini arttırmaktadır.

Kitle imha silahlarının, biyolojik silahların teröristlerce imal edilmesi veya bir yerlerden temin edilmesi an meselesidir. Terörizmle mücadele konusunda milletler arası bir anlayış birliği yoktur. Birinin terörist dediğine bir diğeri özgürlük savaşçısı demektedir.

Bu analizde çok değişik kaynaklardan istifade edilerek terörizmin ve teröristin tanımlaması yapılacak, özellikle küresel terörizm ve özellikleri üzerinde durulacaktır.

♦ Terörizm nedir?

Bir siyasi davayı zorla kabul ettirmek için karşı tarafa korku salacak, cana ve mala kıyacak davranışlarda bulunma, yıldırmacılık, terörcülük, tedhişçilik, yıldırıcılıktır.

Terörizmin en geniş anlamı

En geniş anlamıyla terörizm, terör ve korku yaratarak siyasi, dini veya ideolojik bir amaca ulaşmak için kasıtlı olarak ve hiç bir ayırım gözetmeden şiddet unsurunun kullanılması anlamına gelir.

Terörizm, bir grubun veya şiddet hareketinin, bazen de bir devletin Cenevre Sözleşmesi (1949)’ne aykırı bir şekilde sivilleri, askerleri, polisleri katletmek suretiyle, toplumun genelinde korku ve yılgınlık oluşturmak istemesi ve siyasal hedeflerine (özerklik, bağımsızlık, federasyon, konfederasyon) ulaşmaya çalışmasıdır.

Terörizm, bilinçli ve planlı bir biçimde uygulanan ve toplu ölümlere neden olan şiddet hareketleridir.

Birinci ve özellikle İkinci Dünya Savaşları’ndan sonra görüldüğü gibi isyancılar, amaçlarına ulaşmak için hem terörist eylemleri ve hem de iç savaş yöntemlerini kullanmaya çalışmaktadır.

Terörizmin, uluslararası kabul görmüş bir tanımı mevcut değildir. Her devletin niyet ve maksadı farklı olacağından, yakın bir gelecekte olması da beklenmemektedir.

♦ Terörist kimdir?

Bir siyasi davayı zorla kabul ettirmek için karşı tarafa korku salacak, cana ve mala kıyacak eylemlerde bulunan kimse, yıldırmacı, terörcü, tedhişçidir.

♦ Terörizm ve sömürgeci güçler ilişkisi

Terörizm ve  sömürgeci güçler ilişkisini, terörizmin kullanılış amacı ve kullanıldığında yarattığı etkide aramak gerekir.

Terörizm bir bölge veya ülkede ya da dünya kamu oyunda ne kadar etkili olabilir? Yoksa terörizmin etkileri abartılmakta mıdır? Birileri bütün dünyayı bir korku cehennemine mi çevirmek istemektedir?

Bu sorular hem siyasi hem de akademik çevrelerce geniş ölçüde tartışılmaktadır. Çünkü, terörizmin neden olduğu yıkımlar, öncelikle siyaset adamlarını, siyaset adamlarının geleceğini doğrudan etkilemektedir.

♦ Terörizmle ilgili veriler sağlıksız ve yetersizdir

Her terör eylemi, siyasilerin daha fazla önlem almasını zorunlu kılmaktadır. Kesin olan şudur ki; sebebi ne olursa olsun teröristler hedef aldıkları ülkenin canına ve malına olabildiğince fazla zarar vermeye çabalamaktadır.

Teröristlerin eylemlerine devletleri idare edenlerin sessiz kalması söz konusu olamaz. Aksi takdirde, dikta rejimlerinde olmasa bile, demokratik ülkelerde siyasiler güven ortamını tam olarak sağlayamadıkları bir ülkede iktidarda kalamazlar.

Bununla birlikte, mevcut terör araştırmalarının çoğu terörizmin etkinliği sorusunu cevaplayacak durumda değildir. Çünkü terörizmin hangi ülkede/bölgede ne kadar etkin olduğu konusunda bilimsel bir veri deposu ya da istatistik olmadığı gibi; uluslararası kabul görmüş sosyolojik/psikolojik/ekolojik/kriminal çalışma da mevcut değildir.

♦ Terörist faaliyetlerin artması

Birinci ve İkinci Dünya Savaşları’ndan sonra eski imparatorlukların yıkıldığı topraklarda hızlı bir şekilde bağımsızlık hareketleri başlamıştır. Afrika, Orta Doğu, Güney Asya ve Doğu Asya bağımsızlık hareketlerinin yoğunlaştığı bölgelerdir.

1945 sonrasında giderek artan bir şekilde terör eylemleri ile bağımsızlık yanlısı isyan hareketlerinin iç içe geçtiğine tanık olunmuştur. Terör eylemlerinin esas olarak eski imparatorluk topraklarında cereyan etmesi dikkat çekicidir.

Arap Baharı, 2010 yılında başlamıştır. Halen devam etmektedir. Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Yakın Doğu genelinde yaşanan mitingler, protestolar, halk ayaklanmaları ve silahlı çatışmalardır.

Arap Baharı ilk dalgada Tunus, Mısır, Libya, Suriye, Bahreyn, Cezayir, Ürdün ve Yemen gibi ülkelerde etkili olmuştur.

Arap Baharı’nın yansımaları daha küçük ölçekte olmak üzere Moritanya, Umman, Suudi Arabistan, Lübnan, Irak, ve Fas’ta da görülmüştür.

Arap Baharı sürecinde hedef alınan yöneticiler tarafından bu tip isyan hareketleri “terörizm” faaliyeti olarak görülmüştür. İlginç olanı, Amerika Birleşik Devletleri başta olmak üzere, bir çok sömürgeci ülkenin, tek tek hedef ülke seçerek, bazı ülkelerde diktatörlere, bazı ülkelerde ise isyan hareketlerine destek vermeleridir.

By | 2017-02-22T00:05:29+00:00 Şubat 22nd, 2017|Harp ve Strateji|0 Comments

About the Author:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşmak ister misiniz?

%d blogcu bunu beğendi: