Kaya gazı nedir? Kaya gazı üretimi yapan ülkeler hangileridir?

//Kaya gazı nedir? Kaya gazı üretimi yapan ülkeler hangileridir?

Kaya gazı nedir? Kaya gazı üretimi yapan ülkeler hangileridir?

Kaya gazı nedir?

Kaya gazı, yer yüzeyinin 1600-1700 metre altında yumuşak kaya katmanları arasında ve gözeneklerinde bulunan, metan gazı ağırlıklı küçük miktardaki doğal gazlardır.

Kaya gazı, kolayca yapraklara ayrılabilen, silisli, alüminli tortul kaya katmanları arasında sıkışmış olarak bulunur. Kaya gazı oluşumu 300-400 milyon yıl önceye dayanır. Katman oluşumlarından doğal gaz üretimi, zengin petrol ve doğal gaz kaynakları olabilecek nispeten düşük geçirgenliğe sahip ince taneli tortul kayaçların tespit edildiği bölgelerde yapılır. Ancak, Türkiye dahil olmak üzere, bu tip yer kabuğu alanları pek yaygın değildir.

Katmanlar nispeten havasız, kapalı su kütlelerinin tabanında ince alüvyon (silt) ve kil parçacıkları olarak çökelmiştir. Çökeltilerle gömülmüş olan organik maddelerden oluşan metan gazlarının bazıları katmanların bitişiğindeki kumlu kaya tabakalarına sızdılar. Geleneksel olarak doğal gaz birikimlerini oluşturdular. Bunlar günümüzde nispeten kolayca çıkarılabilmektedir. Fakat bazıları, sızdırmaz olan, düşük geçirgenli kaya katmanlarında saklı kalarak, bugünkü anlamda “kaya gazı”nı oluşturmuşlardır.

Son 10 yılda, özellikle 2008 ekonomik krizinden hemen sonra, ABD’nde kaya gazının üretimi hızla artmıştır.

Doğal gaz enerji kaynağı olarak ham petrolden sonra ikinci sırada yer almaktadır. Petrol rezervinin 109,7 milyar tonu (%47,7) Orta Doğu Ülkelerinde, 19,3 milyar tonu (%8,3) Rusya ve Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) ülkelerinde, 17,1 milyar tonu Afrika’da (%7,6) bulunmaktadır.  2014 yılında 52,2 yıl olan dünya petrol rezerv ömrü 2015 yılında 51 yıla gerilemiştir. Birincil enerji kaynakları arasında stratejik konuma sahip olan ham petrol 2014 yılı itibarıyla dünya enerji talebinin %32,6’ini karşılamıştır.

Doğal gaz, hidrokarbon biriken alanlarda açılan kuyulardan elde edilir. Yapısında bol miktarda metan gazı ile az miktarda propan, bütan, su buharı, hidrojen, karbondioksit ve azot gazı bulunur.

Yanıcı bir gaz olan doğal gaz, konutlarda ve iş yerlerinde ısınma, endüstriyel üretim ve enerji üretimi maksadıyla kullanılır.

Dünya nüfusunun dörtte üçü 2050'de şehirlerde yaşayacaktır

Dünya nüfusunun dörtte üçü 2050’de şehirlerde yaşayacaktır

2050’de enerji ihtiyacı ne olacak?

Yüzyılın ortalarına doğru yani 2050 yılı civarında dünyamızda 9 milyar insanın yaşayacağı tahmin edilmektedir.  Bu rakam, bugünkünden 2 milyar fazla insanı ifade etmektedir. Yapılan tahminlere göre 9 milyar insanın dörtte üçü (6 Milyar 750 milyon) şehirlerde yaşayacaktır. Enerji talebi 2000 yılının iki katına çıkacaktır.

Nüfusun artmasıyla birlikte, küresel enerji talebi artacaktır. Gelişmekte olan ülkelerdeki birçok kişi küresel orta sınıfa katılacaktır. Enerji tüketen buzdolapları, bilgisayarlar ve diğer aletleri satın alacaklar. Ve birçoğu araba alacak, yoldaki araba sayıları iki katına çıkacaktır.

Kentlerimiz giderek ekonomimizin kalbi olacaktır. Dünya nüfusunun dörtte üçü, yüzyılın ortalarına doğru kentlerde yaşayacak, paylaştığımız refah ve refah için gerekli gıda, su ve enerji kaynaklarına daha fazla baskı uygulayacaktır.

Petrol ve kömürden çevreye yayılan karbondioksit gazının (CO2) çevre kirliliğine ve iklim değişikliğine neden olduğu bilinmektedir.

Kolektif çaba gereksinimi

Bu zorlukların üstesinden gelmek için küresel enerji sisteminde radikal bir değişikliğe ve bir dizi yeni enerji kaynağına ihtiyaç duyulacaktır. Enerji sistemi çok büyük olduğundan ve enerji talebi hızla arttığından dolayı, bu değişikliklerin gerçekleştirilmesi büyük bir kolektif çaba gerektirmektedir.

Önümüzdeki on yıllarda bir yandan karbondioksit (CO2) emisyonunu azaltırken, evimize, iş yerimize ve araçlarımıza ısıtma ve soğutma maksadıyla temiz ve ucuz enerjiyi nasıl sağlayacağız?

Daha fazla, daha ucuz ve daha temiz enerji

Dünyamız gelecekte evlerimizi ve işyerlerimizi ısıtmak ve soğutmak, su temin etmek, hastanelerde yatanları tedavi etmek, ameliyatları yapmak, un değirmenlerini çalıştırmak, üretim yapan fabrikaları açık tutmak, mutfak ve ulaşım ihtiyaçlarını karşılamak vb.  için daha fazla enerjiye ihtiyaç duyacaktır.

2012 yılında Hindistan’da meydana gelen 3 günlük elektrik kesintisi, 680 milyon Hindistanlı’yı derinden etkilemiştir. Benzer şekilde, 31 Mart 2015 Salı günü Türkiye’nin büyük bir kısmında 12 saat süreyle elektrik kesintisi meydana geldi.

İstanbul ve Ankara dahil, 81 ilin 44’ü elektrik kesintisinden etkilendi. Her şey söndü. Bilgisayarlar, havaalanları, hava trafiği, trafik ışıkları, hastaneler, ışıklar, asansörler, buzdolapları, su ve atık sistemleri ve her şey pat diye durdu. Aniden Türkiye -aynen Hindistan gibi- taş devrine dönüverdi.

İklim değişikliği ve CO2 gazının diğer zararları nedeniyle, araçlarda daha verimli ve çevreye zarar vermeyen temiz enerji kullanılacaktır. Yaşam alanları, iş sahaları, fabrikalar, ekonomiler ve topluluklar gelişmek ve büyümek için güvenilir ve uygun enerjiye ihtiyaç duyacaktır. Daha önceki yıllarda insanlar hiç bir zaman bugün olduğu kadar birbirlerine bağlı olmadılar. Bu bağlantının yoğun olmasında elektrik enerjisinin rolü büyüktür.  Evlerden, çalışma odasından, yatak odasından ve hatta enerji iletişim olanağı bulunan hemen her yerden, dünya ile temas kurabiliyorsak,  bunu enerjiye borçluyuz.

Temiz enerjiye doğru

Çalışma ve ve hayatı koşullarımızın iyileşmesi, daha iyi sağlık ve ulaşım hizmeti almak ve daha yüksek yaşam standardına kavuşmak hepimizin ortak amacıdır. Bu amaca ulaşmanın temeli, yine enerjidir.

Bugün kullandığımız enerjinin büyük kısmı petrol ve kömürden üretilmektedir. Özellikle 2008 finansal krizinden sonra, teknolojinin gelişmesine bağlı olarak enerji üretimi trendi doğal gaza yönelmiştir. Amerika Birleşik Devletleri tartışmasız şekilde doğal gazdan en çok enerji üreten ülke durumundadır. Başta sanayileşmiş ülkeler olmak üzere dünyadaki bütün ülkeler petrol ve kömür kaynaklarının kısıtlı olduğunun ve yakın gelecekte tükeneceğinin farkındadır. Bu nedenle bütün dünya ülkeleri enerji kaynakları araştırma ve geliştirme faaliyetlerinde doğal gaza ağırlık vermektedir.

Hidrokarbondan elde edilen enerji ısıtma ve soğutma maksadıyla hem iş yerlerinde hem de evlerde kullanılmaktadır. Petrol ve kömürden elde edilen hidrokarbon enerji yaşamımızın her alanında yoğunlukla kullanılmaktadır. Bu satırları okuduğunuz bilgisayar ekranının çalışması, bilgisayara veri aktarılması, bulaşık makinesinin çalışması, ütü ve çamaşır makinesinin faaliyet göstermesi, evimizin aydınlatılması, telefonun çalışması, kapının açılıp kapanması, uçakların, trenlerin, gemilerin, zeplinlerin, uzay mekiklerinin aktif halde kalması tamamen enerji üretimi sayesinde mümkün olabilmektedir.

British Thermal Unit (BTU=İngiliz Isı Birimi) nedir?

BTU ya da Btu (British thermal unit); bir libre (453,6 gr) suyun sıcaklığını 63° F’den (17.2222 °C) 64 °F’ye (17.7778 °C) çıkartmak için gerekli olan enerji miktarıdır.

BTU, sıcaklığı arttırmak veya düşürmek için gereken enerji miktarını ölçen bir güç ölçüm birimidir.

1 ft3 (28.3 cm3) doğal gaz, 1,000 BTU ısı enerjisi verir.

1 ft3 = 0.0283168466 m3’tür.

1 ft3 = 28.316846609230495 dm3’tür.

1 ft3 = 28316.846609230495 cm3’tür.

Klimalar için iklimlendirme enerji birimi olarak da bilinmektedir. Klimalarda BTU/saat olarak belirtilen birim cihazın bir saatte ortamdan taşıdığı ısı miktarını gösterir.

Doğal gazın 1 metreküpünü (m3) MMBTU’ya nasıl dönüştürebiliriz?

Bir doğalgazın hacmini ft3 cinsinden ölçebilirsiniz. Tulsa Gas Technologies’e göre, ortalama 1 ft3 doğal gazın enerji çıkışı yaklaşık 1000 BTU’dur.

Food (feet) ABD’de kullanılan hacim birimidir.

1 fit = 0,3048 metre olduğuna göre:

1 ft3=0.3048×0.3048×0.3048=0.0283168466 m3’dür.

1 m3 = 1000 litre saf sudur.

1 litre saf su= 1 kg’dır.

Ft3 (Cubic feet)’i santimetre cinsinden hesaplama nasıl olur?

  1. Uzunluk, genişlik ve yükseklik rakamlarınızı bir araya getirerek çarpın. Toplam cm3 (cubic centimeters) olarak çıkacaktır.
  2. Toplamı 28.316.85’e bölün (Bir foot(ft)3=28,316.85 cm3 olduğu için).

MBTU, bir dekaterm (10 term) olarak da ifade edilebilen bir milyon BTU’yu ifade eder.

1 MMBtu = 28.263682 m3’dür.

MBTU, bazen doğal gaz için standart bir ölçüm birimi olarak kullanılır. Çeşitli sınıflarda doğal gaz ve diğer yakıtların enerji içeriğini karşılaştırmak için uygun bir ölçü birimidir.

Bir kübik ft doğal gaz yaklaşık 1,000 BTU enerji üretir. Bu nedenle 1.000 ft3=1 MBTU’dur.

1 MMBtu, 1 milyon BTU’ya (İngiliz Termik Ünitesi) eşittir. Doğalgaz MMBtu birimi ile ölçülür.

1 MMBtu = 28.263682 m3 doğalgazı eder.

1 standart ft3 doğal gaz ≈ 1030 BTU’dür. Bu değer doğal gazın kalitesine göre 1010 BTU ile 1070 BTU arasında değişir.

Dünyada ve ABD’de kaya gazı çalışmaları ve teknolojisi

Dünyada 2010 sonuna kadar kaya gazı bulmak için 15 500 kuyu açıldı. Açılan 10 000 kuyudan sadece 5 tanesi ABD dışındaki ülkelerdedir.

ABD’nin son on yılda yaptığı çalışmaların sonucunda, Texas’ta 2010 yılında 51 milyar metreküp doğal gaz ürettiği biliniyor. Bu rakam Türkiye’nin bir yılık doğal gaz tüketiminden (43 milyar metreküp) fazladır.

Teksas’ta kaya gazı çıkarma ve işletmesinde istihdam edilen personel sayısı ise 12 bin kişidir.

İngiltere’de kaya gazı çalışmaları

İngiltere’de toplam enerji kaynaklarının dağılımı şu şekildedir:

  • Kaya gazı: %32
  • Petrol: %39
  • Elektrik: %16
  • Kömür: %7
  • Bioenerji&Çöp ve diğer atıklardan üretilen enerji: %6

Kaya gazı İngiltere’de tüketilen toplam enerjinin yaklaşık olarak 1/3’ünü oluşturmaktadır.

Kaya gazı ya da doğal gaz İngiltere’de endüstride, evlerin ısıtılmasında, mutfaklarda, enerji santrallerinde elektrik üretmek için kullanılmaktadır.

İngiltere Enerji Bakanlığı’nın açıklamalarına göre, İngiltere’de ihtiyaç duyulan doğal gazın %50’siı dışarıdan ithal edilmektedir. İngilteer’de 2025 yılına kadar ithal edilecek olan doğal gazın oranının %60’ı geçmesi beklenmektedir. Bu duruma çözüm olarak İngiltere kara ve deniz alanlarında yeni kaya kazı ve  petrol yataklarının keşfedilmesine çalışılmaktadır.

Kaya gazı üretim safhaları

  1. Kaya gazı yataklarının keşfi,
  2. Kaya gazı ön üretimi,
  3. Kaya gazı üretimi,
  4. Kaya gazı üretimi yapılan alanın doğal haline getirilmesidir.

Kaya gazı yataklarının keşfi

Kaya gazı üretimi özellikle son 10 yılda ABD’de 12 kat artmıştır.  Üretimin artmasında en önemli etken, kaya gazı üretiminin pahalı olmasındandır. Bu yüzden kaya gazı üretimi yapılacak alanların keşfinin iyi yapılması önemlidir. Çünkü, devletler ve özel firmalar hep kendilerine şu soruyu sormaktadır: “Bu sahada ticari olarak ne kadar petrol ve kaya gazı üretilebilir?”

Kaya gazı yataklarının tespiti, kaya gazı üretiminin ilk safhasıdır. Genellikle 1×2 hektarlık alanlarda kaya gazı keşif çalışmaları yapılır.

Keşif alanı belirlenirken başta 3 boyutlu sismik alan keşfi olmak üzere, bir çok teknolojik yöntem birlikte kullanılmalıdır. Kaya gazı yataklarının keşfinde hidrolik çatlatma yöntemi kullanılır.

Kaya gazı keşfi: Hidrolik Çatlatma

Kaya gazı keşfi: Hidrolik Çatlatma

Kaya gazı keşfi ve hidrolik çatlatma yöntemi

Hidrolik çatlatma veya “fracking”, keşfedilmemiş petrol ve kaya gazı kaynaklarının çıkartılması için anahtar bir yöntem olarak görülmektedir.  Hidrolik çatlatma tekniğinde bir su ve kum karışımı hazırlanır. Petrol ya da kaya gazı taşıyan kayalar içerisinde ince kırılmalar yaratmak ve böylece daha fazla petrol ve kaya gazı çıkarmak için hazırlanan su ve kum karışımı, önce dikine, sonra yatay olarak sondaj delikleri içerisine “çok yüksek bir basınçla” basılır. Uygulama derinliği yaklaşık olarak 1600-1700 metre kadardır.

Bu uygulamanın zararları hakkında bir çok tartışma yürütülmektedir. Hidrolik çatlatmada su ve kum karışımı önce dikine, sonra yatay olarak yer altında açılan sondaj kuyularına ya da deliklere çok yüksek basınçla basılmaktadır. Uygulanan basınç, arazinin jeolojik yapısına göre 5 şiddetinde depremlere neden olabilmektedir.

Hidrolik çatlatma yönteminde çok miktarda su kullanılmaktadır. Kullanılan su, içine petrol atıkları, kimyasal madde ve kum karıştırıldığı için kirlenmektedir. Suyun arıtılması, kaya gazı çıkarılması maliyetini arttırmaktadır. Arıtılmamış su, yer altında bulunan temiz içme suyu yataklarını kirletmektedir. Çevreciler ve halk sağlığı uzmanları hidrolik çatlatma yöntemi ile kaya gazı yatakları keşfine ve kaya gazı çıkarılmasına şiddetle karşı çıkmaktadır.

Hidrolik çatlatma yöntemine tepkiler

Hydraulic fracturing ya da fracking, ABD’de gaz çıkarmak için kabul edilmiş bir yöntem olabilir. Ancak asıl tartışma bu yöntemin maliyeti ve çevreye verdiği zarar üzerinde yapılmaktadır.

Amerika’da yayınlanan forbes dergisine göre kaya gazı çıkarma enerji sektöründe bir devrimi temsil etmemektedir. Çünkü, son 20 yılda kaya gazının önemi anlaşılmış olsa da, kaya gazının varlığı yaklaşık olarak 200 yıldır bilinmekteydi. Çıkarma maliyeti yüksek olduğundan, teknolojik olanaklar daha ucuza çıkarılmasına olanak vermediğinden 20 yıl öncesine kadar kaya gazı çıkarma işine devletler yeterince önem vermedi.

Teknolojinin gelişmesi, kaya gazı çıkarma işlemini daha ucuza getirmeye başladı. Ancak gerçek şu ki dünyanın çok çeşitli bölgelerinde bulunan kaya gazı havzaları klasik doğalgaz havzalarından çok daha geniştir.

Kategorilerine göre petrol ve doğal gaz kaynakları

Kategorilerine göre petrol ve doğal gaz kaynakları

Kaya gazı doğalgaz fiyatlarını düşürecek mi?

2000’lerde başlattığı kaya gazı çalışmalarıyla bugün kaya gazı ihracatçısı durumuna gelmiş olan ABD’de, bin metreküplük gazın fiyatı 90 dolara kadar inmiştir.  ABD’nin üretip, dünyaya pazarlamaya başladığı kaya gazı, dünyanın en büyük gaz ihracatçısı Rusya’yı ve doğalgazı adeta bir silah olarak kullanmakta olan Rusya Devlet Başkanı Putin’i tehdit etmeye başladı. Bazı Rus uzmanlar, ABD’nin kaya gazı satışına başlaması nedeniyle önümüzdeki yıllarda doğalgaz fiyatlarının kalıcı olarak yarı yarıya düşeceğini, bunun Rus ekonomisi için felaket anlamına gelebileceğinidiğini iddia etmektedir.

Türkiye kaya gazı ve petrol havzaları

Türkiye kaya gazı ve petrol havzaları

Türkiye için kaya gazı neden önemlidir?

Dünya petrol ve doğal gaz rezervlerinin yaklaşık %72’lik bölümü, Türkiye’ye komşu olan Hazar, Orta Asya, Orta Doğu’da bulunmaktadır. Dünya enerji ihtiyacının 2030 yılına kadar %40 oranında artması beklenmektedir. Mevcut duruma göre, bu ihtiyaç, Türkiye’ye komşu olan havzalardan karşılanacaktır.

Türkiye’de 2016 yılı yurt içi ham petrol rezervi 316,6 milyon varil (46,2 milyon ton) civarındadır. Yeni petrol ve doğal gaz havzaları keşfedilmediği takdirde, bugünkü üretim seviyesi ile yurt içi toplam ham petrol rezervinin 18 yıl yeteceği tahmin edilmektedir.

2016 yılında enerji tüketiminin yaklaşık %7’si yerli üretimle karşılanmıştır. Doğal gazda ise yerli üretim oranı %0,8 kadardır.

Türkiye’de 2016 yılında, sahada toplam 6.629 km² 3 boyutlu sismik veri toplanmıştır. 2016 yılında toplam olarak 44 adet sondaj kuyu açılmıştır. 72.630 metre sondaj yapılmıştır. Türkiye’de günümüze kadar 4.734 adet kuyu açılmıştır. 79 adet doğal gaz sahası ve 144 adet ham petrol sahası olmak üzere toplam 223 petrol ve doğal gaz havzası keşfedilmiştir. Özellikle Karadeniz ve Akdeniz’deki deniz alanlarında 1000-2000 metre derinliklerde sondajlar yapılmıştır.

Türkiye’de sondaj çalışmaları

1989’da Berlin Duvarı’nın yıkılması ile birlikte Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) dağılmıştır. Dünyanın büyük petrol firmaları, SSCB yerine kurulan Rusya Federasyonu’nun davetiyle ve sağlanan yeni olanaklarla Rusya topraklarında yarış halinde sondaj çalışmalarına başlamıştır. Bu dönemde Türkiye büyük petrol firmalarınca göz ardı edilmiştir. 1934’den beri Türkiye’de açılan üretim kuyusu toplamı 4000 kadardır. Bu yüzden, mevcut Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti, petrol ve doğal gaz araştırması yapacak yatırımcılara çok büyük teşvikler sunmaktadır.

Türkiye’de 2000’e kadar her yıl 5-10 arama kuyusu açılabildi. 2000’li yıllarda arama kuyusu sayısı neredeyse on kat artarak, yıllı arama kuyusu sayısı 100-200’lere ulaştı. Bu rakama iyimser gözle bakılsa bile, sadece 2010’da dünyada 15 500 arama kuyusu açıldığını da unutmamak gerekir.

Son on yılda kaya gazının bütün dünyada enerji kaynağı olarak öne çıkması nedeniyle, Türkiye’de de kaya gazı keşif çalışmaları hızlanmıştır. Bu amaçla Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde 2012 yılında Sarıbuğday–1, 2013 yılında Konacık–1, 2014 yılında Akçay–1, 2015 ve 2016 yıllarında Trakya Bölgesi’nde sırasıyla Çeşmekolu–1 ve Çakıcı-1 sondaj kuyuları açılmıştır. Kuyulardan elde edilen verilerin değerlendirilmesine ilişkin çalışmalar devam etmektedir. Güneydoğu Anadolu Bölgesi haricinde, Trakya Havzasının Hamitabat ve Mezardere bölgelerinde de önemli miktarlarda çıkarılabilir kaya gazının bulunduğu tahmin edilmektedir.

Cari açığın en büyük nedeni enerjiye harcanan dövizdir

Petrol ve doğal gaz üretiminin yetersizliğinden dolayı neredeyse %92 oranında dışa bağımlı olan Türkiye’nin acilen yeni enerji kaynaklarına ihtiyacı vardır. Çünkü, petrol ve doğal gaz senelerdir Türkiye’nin canını acıtmaktadır. Enflasyonun, işsizliğin, cari açığın en büyük nedeni hep enerji harcamaları olmuştur. Vergilerin çoğu, ihracatın neredeyse tamamı enerjiye gitmiştir. Ama yine de Türkiye, bugün bile “cari açık” belasından kurtulamamıştır.

Ne zaman petrol ve doğal gaz fiyatları yükselmeye başlasa, bizim ekonomistler yükselişin yol açacağı sorunları bertaraf edebilmek için gece gündüz çalışmak zorunda kalmaktadır. Ankara hükümetleri, gün ağarmadan petrole zorunlu olarak zam yapmaktadır. Ertesi gün  diğer ürünlere yapılan zamlar açıklanmaktadır. Devletler gibi, dünyaya ihracat yapan firmalarımız da gelecekle ilgili bütün planlarını petrol fiyatlarına göre yapmaktadır. Bunun için üretimde kullanacakları parayı, bir kenara ayırıp, ne olur, ne olmaz diye atıl olarak tutmaktadır. Petrole ihtiyacın ortaya çıktığı son yüz yılda petrol uğruna nice savaşlar oldu. Milyonlarca insan öldürüldü, ya da sakat bırakıldı, göçmen durumuna düşürüldü. İç savaşlarda ülkeler bölündü. Petrol ve doğal gaz yataklarının bulunduğu küçük ülkeler, büyük ülkelerin oyun alanı oldu.

Petrol ve doğal gazdan nasibini alamamış olan Türkiye’nin her hangi bir yerinde üretilecek kaya gazı, Türkiye’nin bütün ihtiyacını karşılayabilir, ilave istihdam imkanı yaratabilir. Kaya gazı kuyusu açmak için uzay teknolojisine ya da atomu parçalamaya gerek yoktur. Mevcut teknoloji ile dikine veya yatay olarak açılacak olan kuyularla, kayalar arasına sıkışmış olan gazı basınç kullanarak yeryüzüne çıkarmak mümkün olabilmektedir. Kaya gazı çıkarmanın maliyetinin normal petrol ve doğal gaza göre %50 daha fazla olduğu bilinmektedir. Maliyet gelişen teknoloji ile birlikte her gün azalmaktadır.

Türkiye, Alp Dağlarının doğu uzanımında yer alan, Alp dağları ile Himalaya Dağlarını birleştiren coğrafi yapı üzerindedir. Türkiye’nin Güneydoğu bölgesinde petrol, Trakya arazisinde ise doğal gaz üretilmektedir. Kaya gazının da petrol ve doğal gaz üretimi yapılan dağlık bölgelerde, dağları oluşturan kayaların gözeneklerinde olduğu bilinmektedir. Güneydoğu ve Trakya’nın yanında, Tuz Gölü alanında ve denizlerimizde de kaya gazı yatakları olabileceği değerlendirilmektedir. Konuyla ilgili uzmanların yaptıkları açıklamalara göre, bugünkü yıllık doğal gaz tüketimi miktarı (43 milyar metreküp) baz alındığında, Türkiye’nin önümüzdeki 35-40 yıllık doğal gaz ihtiyacı kaya gazı vasıtasıyla karşılanabilecektir.

 

Kaynaklar:

¹ http://geology.com/energy/shale-gas/

² https://www.eia.gov/

³ https://energy.gov/fe/shale-gas-101

4 http://www.enerji.gov.tr/tr-TR/Sayfalar/Petrol

5 https://www.eia.gov/analysis/studies/worldshalegas/pdf/Turkey_2013.pdf

 

By | 2017-08-18T23:53:16+00:00 Ağustos 18th, 2017|Ekonomi|0 Comments

About the Author:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşmak ister misiniz?

%d blogcu bunu beğendi: