İsrail İran Savaşı: İsrail ve ABD İran’a taarruz edebilir mi?

//İsrail İran Savaşı: İsrail ve ABD İran’a taarruz edebilir mi?

İsrail İran Savaşı: İsrail ve ABD İran’a taarruz edebilir mi?

İsrail-İran savaşında ABD İsrail’e destek verir mi?

  • Amerikalılar İran üzerinde İsrail’e bir hava koridoru tahsis edecek mi?
  • İsrail ne kadar havadan yakıt ikmali için tanker uçağına ihtiyaç duyacak?
  • İsrail İran’a taarruzda nükleer denizaltılarını nasıl kullanacak?
  • İran-İsrail savaşında Hizbullah’ın rolü nedir?
  • ABD İsrail’e lojistik destek verecek mi?
  • ABD İsrail’e istihbarat desteği verecek mi?
  • ABD İsrail’e siyasi destek verecek mi?
  • ABD, olası bir İran saldırısında İsrail’i koruyacak mı?
  • İran’ın İsrail’e saldırısında ABD İsrail’i korumaya ne kadar isteklidir?

ABD yeşil ışık yakmadığı sürece, İsrail’in her şeyi göze alarak İran’a taarruz etme olasılığı azdır. İsrail kamuoyuna göre, İsrail Savunma Bakanlığı İran’ın nükleer tesislerine taarruz için her türlü hazırlığını yapmış olmalıdır. Çünkü bu İsrail Savunma Bakanlığı’nın asli görevidir. Ancak, İran’a taarruz senaryosu ile ilgili olarak İsrailli uzmanlar ve askeri yetkililer arasında tartışmalar artarak devam etmektedir. Harekat kısa mı sürecek, yoksa uzun mu sürecek? ABD İsrail’e tek yanlı operasyon için izin ve lojistik destek verecek mi? Operasyon karşısında İran’ın tavrı ne olur? İran ne tür bir reaksiyon gösterir? İran sadece İsrail’e mi saldırır yoksa bölgedeki Amerikan üsleri de İran füzelerinin hedefi olur mu? İsrail nükleer denizaltılarını Basra Körfezinden İran’a taarruz için ABD’den izinsiz kullanabilir mi? Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazının muhtemel bir İran-İsrail savaşında deniz trafiğine kapanmasının dünya ekonomisine etkisi ne olur? Bu ve benzeri bir çok soruya her an İran’a taarruz etmek isteyen İsrailli uzmanlar yanıt aramaktadır.

İran-İsrail savaşı nasıl olacak?

Bazı uzmanlara göre İsrail-İran savaşı uzun sürecektir. İsrailli akademisyen ve fizikçi Dr.Vered’in www.haaretz.com gazetesinde yayımlanan demecine göre, İsrail-İran savaşında İranlıların çoğu gönüllü olarak şehit olmak isteyecek, savaşa koşarak gidecek, içten gelerek savaşacaktır. Bu da savaşın uzamasında en önemli etken olacaktır. İsrail-İran savaşının süresi, günler, haftalarla değil, yıllarla ölçülecektir. Şii inancına göre, Müslümanlar adaletsizliği düzeltmek için savaşmalı ve şehit olmalıdır. İranlılara göre İsrail devletinin Orta Doğu’daki varlığı hatadır. Bu hatanın düzeltilmesi için İsrail devleti yok edilmelidir. İranlılar, savaşın muhtemel ağır bilançosuna rağmen İsrail devleti yok edilinceye kadar savaşmaya devam edecektir. Aynı uzmana göre ancak çok büyük bir tehditle karşılaşılması halinde savaşın bitmesine karar verecek olan yine İran rejimidir. İsrail’in İran rejimi üzerinde böylesi bir korku yaratması olası görülmemektedir. Savaş başladığı andan itibaren her iki taraf için de savaştan çıkış yolu bulmak zor olacaktır. Dr.Vered, 8 yıl süren İran-Irak savaşının unutulmaması gerektiğine vurgu yapmaktadır. İran, ABD ve batının desteklediği Irak’ın yaptığı yanlışlığı düzeltmek ve kendi taleplerini elde etmek için 8 yıl savaşmayı göze almış, 500 bin civarında İran askeri şehit olmasına, ekonomisi çökmesine rağmen asla savaştan vazgeçmemiştir.

Batılı askeri uzmanlara göre İsrail, muhtemel bir savaşın detaylarını iyi incelemeli, savaşı kısaltacak etkili bir yöntem bulmalıdır. Uzun süreli bir savaş olasılığı savaşı kısaltacak yıldırım harbi yöntemlerini bulmak konusu İsrailli askeri uzmanları düşündürmektedir.

İsrail-İran savaşı uzun sürer faraziyesi, İsrail’i detaylı hazırlık yapmaya zorlamaktadır. Bu faraziye, gelecekte İran nükleer tesislerine yapılacak taarruz kararını da etkilemektedir.

İsrail-İran Savaşı: Füze harbi mi?

Füze savaşının uzun sürmesi için İran’ın elinde yeterli füze stokunun olması gerekir. Tahminlere göre İran’ın elinde yeterli füze stoku bulunmuyor. Ancak, parayı veren düdüğü çalar. Kudüs’te birileri savaş tamtamları çalarken, Tahran’dakilerin eli kolu bağlı oturmasını beklemek pek akılcı bir yaklaşım olmaz.

İran hükümet yetkililerinin açıklamalarına bakılırsa, İran, yaklaşan tehlikenin farkındadır. Bu yüzden İran öncelikle elindeki füze sistemlerini korunaklı mevzilere yerleştirecektir. Bu mevzileri hava savunma sistemleri ile korumaya çalışacaktır. Bir yandan kendi fabrikalarında füze üretimine devam ederken, diğer yandan Çin, Kuzey Kore ve Rusya’dan istediği füze sistemlerini tedarik edecektir. Çatışmaya kadar geçecek her gün ve saat İran’ın lehine işleyecektir. Tahran-Şam antlaşmasının bir gereği olarak Rusya korumasındaki Suriye devleti -parçalanmış olsa bile- Hizbullah ve Hamas örgütleri, İran’ın İsrail’e karşı kullanacağı önemli kozlar olacaktır. Belki de bir kısım İran kuvvetleri, Suriye’de mevzilenme imkanı bulacaktır.

İsrail, 2006’da yaşadıklarını unutmamış olmalıdır. 12 Temmuz 2006’da Hizbullah örgütü-İsrail arasında meydana gelen savaş 34 gün sürmüştür. Bu savaşta İsrail uçakları 5000’den fazla sorti yapmıştır. Beyrut, Suriye-Lübnan sınırındaki köyler ve Bekaa vadisi İsrail uçaklarınca bombalanmıştır. Hizbullah ise hem İsrail’e karşı sabit mevzilerde savaşmış, hem de İsrail’in hava harekâtına kısa menzilli roketlerle karşılık vermiştir. 34 gün süresince her gün 100’den fazla roket Hizbullah milislerince Lübnan’daki mevzilerinden İsrail’e atılmıştır. Sınırın 20 km. içerisinde bulunan İsrail köyleri ve kasabaları Hizbullah milislerince 4000’den fazla Katyuşa tipi roket fırlatılarak vurulmuştur.

19 Temmuz 2006’da İsrail’in kara harekatı başlamıştır. Ancak, Hizbullah militanları İsrail ordu kuvvetlerine önemli kayıplar verdirmiştir. Bunun üzerine hükümet yedekleri askere çağırmıştır.

11 Ağustos 2006’da zırhlı birlikler desteğinde Lübnan topraklarına giren İsrail askerleri, Hizbullah’ın tuzağına düşmüş, bir günde 11 İsrail tankı imha edilmiştir.

34 günlük savaşta radikal İslamcı Hizbullah örgütü arkasında bir devlet desteği olmadan, İsrail’e karşı önemli bir mücadele örneği vermiş, gerilla taktiği ve klasik harp prensiplerini uygulayarak İsrail ordu birliklerini 34 gün içerisinde ateşkese razı etmiştir.

O günden bugüne aradan geçen 11 yıllık sürede Hizbullah’ın İran’dan hava savunma füzeleri satın aldığı, kısa menzilli roketler yerine İsrail’in başkenti Tel Aviv’i vurabilecek füzeler temin ettiğine dair bilgiler basında yer almaktadır.

Daha önce Lübnan’da mevzilenmiş olan Hizbullah militanlarının bugünlerde İsrail’le sınırı olan Suriye topraklarında cirit attıklarını da unutmamak gerekir.

İran-İsrail savaşında Hizbullah sadece Lübnan-İsrail sınırını kullanmayacak, Suriye-İsrail sınırından da geçerek İsrail askerlerine, Golan Tepelerindeki İsrail yerleşim yerlerine her türlü olanağı kullanarak taarruz edecektir.

Ahmet Akın, (E) Topçu Kurmay Albay  | İlk yayınlanma: 11 Kasım 2013, Güncelleme: 09 Ekim 2017

By | 2017-10-09T21:43:46+00:00 Ekim 9th, 2017|Asya|0 Comments

About the Author:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşmak ister misiniz?

%d blogcu bunu beğendi: