Hibrit savaş konsepti nedir? Nerede ve nasıl uygulanır?

//Hibrit savaş konsepti nedir? Nerede ve nasıl uygulanır?

Hibrit savaş konsepti nedir? Nerede ve nasıl uygulanır?

Hibrit savaş nedir?

Hibrit savaş, açık veya gizli olarak birden fazla savaş vasıtasının belli bir amaç için karmaşık bir biçimde kullanıldığı yeni bir savaş türüdür.

Hibrit savaşın açık veya gizli uygulama vasıtaları çok çeşitlidir. Bir ülkenin kara, hava ve deniz sahalarında icra edilebilir. Modern siber savaş yöntemlerinin kara-deniz-hava gibi ülke sınırlaması yoktur. Asimetriktir. Her türlü savaş taktik ve tekniğinin uygulanacağı ‘hibrit savaş harp alanı’nın boyutları sınırlanamaz.

Kimilerine göre hibrit savaş, 4. nesil savaştır. Kimilerine göre ise, ‘kirli’ bir savaştır. Bazıları da tanımdan yola çıkarak hibrit savaşı ‘karma savaş’ olarak nitelemektedir.

Savunma önlemleri alınırken hibrit savaşın karmaşık, çok boyutlu ve sınırsız özellikleri göz önünde tutulmalıdır.

Hibrit savaş yöntemini ilk kim kullandı?

Hibrit savaş veya ‘karma savaş’ terimi 2005’in başlarında ortaya çıktı ve daha sonra 2006’da Lübnan Savaşı’nda Hizbullah’ın kullandığı stratejiyi tanımlamak için kullanıldı.

Hibrit savaş uygulamaları çok çeşitlidir.

Hibrit savaş uygulamaları çok çeşitlidir.

Hibrit savaş stratejileri

Özellikle son on yılda, Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) da dahil olmak üzere dünyadaki en önemli askeri güçler ve koalisyon güçleri (Afganistan, Irak ve Suriye koalisyon güçleri), sözde ‘hybrit’ tehditleri anlamaya ve karşı koymaya çalıştılar.

‘Hibrit’ zorlukları temel alan özel stratejiler geliştirmek yerine (zor ve kapsamlı bir terim), karar vericilerin savaşı her zaman olduğu gibi topyekün düşünmelerini öneriyorum: Savaş, birbiriyle ilişkili tehditlerin karmaşık bir bütünüdür. Alınacak her tülü önlem, topyekün savaşın gereklerine uygun olmalıdır. Buna göre aşağıdaki düşünce şekilleri karar vericileri mağlubiyete sevk edebilir:

  • “Biz ülke olarak sadece hibrit savaşa yönelik plan geliştiriyoruz.”
  • “İttifak olarak amacımız biyolojik savaşta zafere ulaşmaktır. Nükleer bir saldırı tehdidini öngörmüyoruz.”
  • “Planımız düşmanın Gayri Nizami Harp uygulamalarına mani olmaktır. Düşmanın konvansiyonel savaşa yöneleceği kanaatinde değiliz.”
  • “A ülkesine karşı sadece amfibi harekat icra ederek hedefimize ulaşmayı planlıyoruz. Bilgi harbi veya siber savaşla işimiz olmaz.”
  • ‘Hibrit savaş’ın amaçları

Hibrit savaşın asıl amacı, harp ilan etmeden, hedef ülke hükümetini devirmek, hedef alınan ülkede kendi çıkarımıza uygun olan yeni bir hükümetin kurulmasını sağlamaktır. Aslında bu en önemli politik amaçlardan birisidir. 

‘Hibrit savaş’ta öncelikle şunlar yapılır:

  • Öncelikle hedef ülkede yaşayan ve müzahir olduğu değerlendirilen bir kısım halkın önceden örgütlenmesi ve eğitilmesi gerekir. Bunu sağlamak için hedef ülkeye istihbarat elemanları ve gayri nizami harp unsurları sızdırılır.
  • Halkın örgütlenmesini teşvik etmek için hedef hükümetle ilgili karalama kampanyaları başlatılır.
  • Enformasyon ya da bilgi harbi elemanlarınca hangi kaynaktan alındığı bilinmeyen gerçeğe aykırı haberlerle, hedef ülkede yaşayan bir kısım halk kışkırtılır.
  • Siber savaş unsurlarınca hedef ülke bilişim sistemlerine saldırılar düzenlenir.
  • Varsa hedef hükümetin gizli faaliyetleri deşifre edilir.

Hibrit savaş’ta müteakip faaliyetler şunlar olabilir:

  • Halkın memnuniyetsizliğini arttırmak için, ele geçirilen yolsuzluk belgeleri ve rüşvet belgeleri kamuoyu ile paylaşılır. Yoksa düzmece belgelerle hükümet üyeleri karalanmaya çalışılır.
  • Hükümet üyelerinin ve çocuklarının savurganlıkları, zengin yaşam olanakları medyada abartılarak yayımlanır.
  • Savunma bakanlığının gizli savaş planları, seferberlik çalışmaları dahil, her türden gizli belgeleri ele geçirilmeye çalışılır.
  • Hedef ülkede yaşayan halkın sorunları, hibrit harbi planlayan devletçe diplomasi ile sözüm ona uluslararası arenada savunulur.
  • Bir yandan hedef alınan devletin hükümeti zayıf düşürülürken, öte yandan kendi hükümetimize olan sempati ve güven arttırılır. Bütün bunlar hedef ülkede bulunan ve mevcut otoriteden memnun olmayan halkın memnuniyetsizliğini daha da arttırır.
  • Yer yer grevler, iş bırakmalar, dükkan ve banka soygunları, sokak gösterileri, giderek artan meydan toplantıları başlar.
  • Hedef ülke toplantı ve gösterileri kanunsuz bulup şiddetle bastırdığı takdirde, bu bir kısım halkın memnuniyetsizliğini daha da arttırır.
  • Sivil halkla güvenlik güçleri arasında çatışmalar başlar. Bu çatışmalarda meydana gelecek olan ölüm ve yaralanmalar, propaganda vasıtalarınca abartılarak kamuoyuna sunulacağından, bir kısım halkın memnuniyetsizliği daha da artar.
  • Giderek devlet kurumlarına saldırılar ve devlet kurumlarının işgali süreci başlar.
  • Hedef ülkede bilinçli olarak otorite boşluğu oluşturulduktan sonra, fiili isyan hareketine sıra gelmiştir. Hedef ülkedeki bir kısım halkın isyan hareketini desteklemek maksadıyla, düzenli askeri birliklerin sınıra yakın konuşlandırılması, düzensiz üniformasız askerlerin önceden hedef bölgeye sızdırılması, kritik nokta ve bölgelerde tertiplenmesi gerekir.  
  • Bütün bu faaliyetlerle koordineli olarak ekonomik savaş unsurları da harekete geçirilir.
  • Olanak varsa hedef ülkeye ekonomik ambargo uygulanır. Varsa petrol, enerji, ilaç ve gıda maddeleri gibi hayati öneme sahip olan sevkiyatlar sona erdirilir. Bütün bu olanlardan yerel hükümet sorumlu tutulur.
  • Hibrit savaş türü, devlet, devlet olmayan topluluklar ve yerel veya uluslar arası gerilla grupları tarafından icra edilebilir.

Hibrit savaş’ın diğer özellikleri

  • Çok dikkatli planlama ve olağanüstü sabır gerektirir.
  • Hibrit savaş uygulaması uzmanlarca yapılmalıdır.
  • Hibrit savaşta kısa sürede sonuç alınması beklenemez.

Ukrayna’da hibrit savaş

Rusya’nın 2014 yılında Ukrayna’daki faaliyetleri Batılı savunma planlamacılarına ve diğer ülkelere, savunmayla ilgili bir çok şeyi düşünmeleri gerektiğini gösterdi.

Ukrayna’ya yapılan Rus müdahalesi, konvansiyonel/ konvansiyonel olmayan, düzenli/düzensiz ve bilgi/siber savaşın karışımı şeklinde anlaşılan yeni bir savaş türünün yani ‘hibrid savaş’ın kullanımı ve etkinliği hakkında çok tartışmalara yol açtı.

Rusya tarafından her türlü savaş vasıtası ile desteklenen klasik ve klasik olmayan bir çok savaş vasıtasının aynı anda Ukrayna’da tertiplenmiş olması bir çok analizci tarafından tereddütsüz ‘hibrit savaş’ uygulaması olarak tanımlanmıştır.

Ukrayna’da uygulanan hibrit savaş konsepti, politika yapımcılarına yeni konseptler oluştururken ve mevcut stratejileri yeniden test ederken, hibrit savaş konseptlerini de hesaba katmaları gerektiğini gösterdi.

NATO ve hibrit savaş

Batıdaki devletler için hibrit savaş ile ilgili endişeler manifesto niteliğindedir. Bu husus özellikle NATO üyesi ülkeler için geçerlidir.

NATO’nun doğu kanadı ülkeleri kendisine fazlaca güvenen Rusya tarafından tehdit edilmektedir.

Rusya’nın kapasitesinin Doğu Avrupa’da ne kadar hızlı bir şekilde hegemonya kurmaya yeterli olduğu Gürcistan Savaşı (2008)’ndan sonra, Ukrayna krizi esnasında (2014) bir kere daha görüldü.

Ukrayna krizi devam ederken NATO ittifakı üyeleri insanları canlı canlı boğazlayan, Irak ve Suriye topraklarından petrol çıkarıp gizlice dünyaya pazarlayarak büyük paralar kazanan, bu paralarla el altından silah satın alan, kısmen terörist, kısmen isyancı Irak ve Şam İslam Devleti (IŞİD)’nin özellikle Suriye’deki faaliyetleri nedeniyle Orta Doğu bölgesinde yeniden savaşa angaje olmak zorunda kaldılar. En azından öyle göründüler.

‘Hibrit savaş’ta mücadele esasları

Ukrayna özelinde olduğu gibi karşı karşıya kalınan tehdit büyük ölçeklidir.  Devlet ve devlet-dışı aktörlerce uygulanan bu meydan okumalara organize bir yanıt vermek, başta Rusya Federasyonu olmak üzere, hibrit savaş yapmayı planlayan devletleri caydırmak veya hibrit savaşa karşı başarıyla savunma harekatı icra edebilmek için, bütün NATO üyesi ülkeler ve partner ülkeler diplomatik, askeri, enformasyonal, ekonomik ve yasal alanlarda yeni stratejiler geliştirmek zorundadırlar.

NATO İttifakının ABD, Fransa, İngiltere, Almanya gibi lider ülkeleri, NATO müttefiki bir başka ülkeye “hibrit savaş” taktikleri uygulayabilir mi?

Hibrit savaş Doğu Avrupa için tehdit mi?

Ukrayna’daki ‘yeşil adamlar’ ve ayrılıkçılar aşağıdaki kriterlere göre hibrit savaş aktivistleri olarak tanımlanabilir:

  • Düzenli ve düzensiz kuvvetlerin kullanılması,
  • Eylemci ve savaşçı gruplar arasında sıkı irtibatın bulunması,
  • Sivil ve asker ayrımının kolaylıkla yapılamaması,
  • Harp ilan edilmemiş olması.

Hibrit savaş kapsamında 2014’te Ukrayna’da Rusya tarafından sadece düzensiz kuvvetler kullanılmamıştır. Rusya, politik hedeflerine ulaşmak için düzenli askeri kuvvetlerin yanında politik, ekonomik, enformasyonal  ve siber savaş vasıtalarını da etkili olarak kullanmıştır. Bu tip hibrit savaş araçları, kafa karışıklığı yaratmak için Rusya tarafından değişik zamanlarda, değişik şekillerde kullanılmıştır.

Rusya’nın hibrit savaş amaçları

Ukrayna’ya uygulanan hibrit savaşta Rusya’nın hibrit savaş amaçları şunlardı:

  • Ukrayna hükümetini baskı altına almak,
  • Avrupa Birliği yanlısı olan ve seçimle iş başına gelmiş bulunan Ukrayna hükümetini ve ana hükümet organlarını zayıflatmak,
  • Ukrayna genelinde hassasiyet yaratarak, devletin itibarını zedelemek ve ülkeyi zayıf düşürmek,

‘Hibrit savaş’ın Ukrayna versiyonu

Ukrayna’da uygulanan hibrit savaştan alınan dersler çok çeşitli ve geniş kapsamlıdır. Başta Baltık ülkeleri olmak üzere, Doğu Avrupa’da bulunan politika yapımcıları Rusya’nın bu hibrit savaş aktivitelerinden bir çok şey öğrenmiş olmalıdırlar.

  • Hibrit savaşa karşı hangi taktiklerin işe yaradığı,
  • Sonucu etkilemek için hangi yeteneklerin kullanılması gerektiği,
  • Nasıl reaksiyon gösterilebileceği,
  • Ülkenin hibrit savaşa topyekün nasıl adapte olması gerektiği konularında da dersler çıkarmış olabilirler.

Hibrit savaş konusunda araştırma yapanlar ağırlıklı olarak Ukrayna krizinde Rusya’nın düzenli askeri birliklerini kullanmasına dikkat çekerler. Aslında, 2014’te Ukrayna’da gerilla birlikleri ve konvansiyonel kuvvetler birlikte görev yaptı. Uygulanan savaş tekniklerinin yanında, sınırları belirsiz ekonomik savaş, siber savaş ve enformasyon savaşı unsurları da harbe dahil edildi.

Ukrayna krizi gelecek harplerin sınırlarının belli olmayacağını göstermiştir.

‘Hibrit savaş’ta asıl hedef

Hibrit savaşta asıl hedef, bir bölge veya araziyi ele geçirmek veya kontrol etmek değildir. Aksine, Ukrayna özelinde de gözlemlendiği üzere, istenmeyen hükümet üzerinde baskı oluşturmak, mevcut otoriteyi zayıflatmak, devletin bütün ana organlarını işlevsiz hale getirmek, güç boşluğu yaratarak, hedef alınan ülkede kaos ortamı yaratmaktır.

Hibrit savaş ve modern teknoloji

Hibrit savaş kapsamında Ukrayna’da Rusya tarafından modern teknolojiler kullanılmış, harbin enformasyon boyutu öne çıkmıştır. Rusya;

  • Yalan haber üreterek,
  • Herkesin bildiği gerçekleri değiştirerek,
  • Siber uzayda kendi çıkarına uygun hayali anlatımlar oluşturmaya gayret etmiş ve bunda da başarılı olmuştur.
  • Ayrıca Rusya, propaganda savaşında 90’dan fazla etnik unsurdan oluşan Rusya halklarını bir arada tutmaya gayret etmiştir.

Hibrit savaş ve Rusya’nın kazanımları

Hibrit savaş uygulamalarıyla birlikte, Soğuk Savaş sonrasında, son 15 yılda dünya arenasında gücünden söz ettiremeyen, ambargoya maruz kalan Rusya, yeniden diriliş sürecindedir.

Rusya;

  • Gürcistan krizini çıkartarak, NATO’nun güçsüzlüğünü ortaya çıkarmış;
  • Ardından Ukrayna krizinde Kırım’ı kendi topraklarına katarak NATO’ya meydan okumayı sürdürmüştür.
  • Ukrayna’nın Rusya sınırına yakın topraklarının geleceğinin ne olacağı belli değildir.
  • Rusya; Gürcistan, Ukrayna ve Kırım krizlerinde hibrit savaşın ‘enformasyon’ boyutunu, bir kuvvet çarpanı olarak başarıyla kullanmıştır.

Hibrit savaş ve hükümetler

Hibrit savaşın daha çok otoriter hükümetlerce uygulanabileceğini kabul etmek gerekir. Çünkü, otoriter hükümetlerce yönetilen ülkelerde devletin bütün olanakları politik amaçlara ulaşmak için kolaylıkla harekete geçirilebilir.

  • Örneğin; yerel halk üzerinde insanlık değerlerine aykırı şekilde insafsızca etkileri olacağı bilinse bile,  hedef olarak seçilen ülkede hükümeti devirmek, halkı cezalandırmak için en hayati konularda ekonomik ambargo uygulanabilir. Demokratik bir ülkede bu tarz bir uygulamayı parlamentoya kabul ettirmek kolay değildir.

Doğu Avrupa’da Rus korkusu

Rusya’nın Ukrayna’da icra ettiği hibrit savaş ve elde ettiği başarı, bölge ülkelerini de tedirgin etti. Başta Estonya, Letonya ve Litvanya gibi Baltık ülkeleri olmak üzere, eski Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği ülkeleri, daha şimdiden kendilerini baskı altında hissetmeye başladılar.

Dünyanın gözü Suriye’deki iç savaşa odaklanmışken, Avrupa’nın güvenliği ile ilgili şu sorular yanıt beklemektedir:

  • Rusya Ukrayna ile yetinecek midir?
  • Diğer Doğu Avrupa ülkelerine sıra ne zaman gelecektir?

Sonuç ve teklifler

Hibrit savaş yönteminin 28 üyesi bulunan NATO’da tam tarifi yapılamamaktadır. NATO yetkililerine göre tanımı dahi yapılamayan bir savaş türüne karşı nasıl bir savunma planı geliştirilecektir?

Yeri gelmişken 28 NATO ülkesinin “terör” tanımı üzerinde bile anlaşamadıklarını hatırlatmakta fayda vardır.

Benzer şekilde dünyada bu kadar çatışma bölgesi/iç savaş varken, 1945’ten beri 192 ülkenin Birleşmiş Milletler’in yetki ve sorumlulukları üzerinde anlaşamadıklarını da unutmamak gerekir. Bu noktada asıl problemin Amerika Birleşik Devletleri, Rusya, Çin, Fransa ve İngiltere kaynaklı olduğunu bir kere daha anımsatmak isterim.

Sorumlu her vatandaşımız şunu kendine sormalıdır: Her türlü savaş tekniğinin uygulanabildiği kargaşa ortamından çıkar sağlayanlar, kargaşa ortamının ortadan kalkmasını isterler mi?

Acaba bazı büyük güçler etrafa korku yaymak için kavram kargaşası ya da kafa karışıklığını bilerek mi yaratmak istemektedir? Bu bile hibrid savaşın maksatlarından birisi olabilir mi?

Eski bir NATO subayı olarak benim teklifim şudur: NATO’daki sivil veya asker bütün karar vericiler karşılaştıkları asimetrik, kaynağı bile belli olmayan tehditlerin türüne ve birbiriyle ilişkisine odaklanmalı, samimiyetle, yardımlaşarak yeni tehdit ortamına uygun savunma stratejileri geliştirmelidir. Ordular yeni savunma stratejisine göre teşkilatlanmalı ve arazide tertiplenmelidir. Bu tehdit hibrit savaştan, kimyasal savaştan, biyolojik ajanlardan, nükleer silahlanmadan, Rusya’dan, El-Kaide’den, Hizbullah’tan, Irak Şam İslam Devleti (IŞİD)’ten, Çin’den, Hindistan’dan, İran’dan, Kuzey Kore’den başka bilmem hangi ülkeden veya siber saldırılarından kaynaklanabilir.  NATO’nun web sitesinde yayımladığı gibi “28 NATO üyesi olarak biz bu kavramı anlamadık. Savaş zaten karmaşıktır.” demek anlaşılır bir mantık değildir.

Her kafadan bir sesin çıktığı ve sonunda ABD’nin dediğinin olduğu NATO’yu bir kenara bırakırsak: Türkiye Cumhuriyeti Devleti, kendi bekası için hibrit savaş dahil, her türlü savaş türüne karşı etkili savunma stratejileri geliştirmeli, asimetrik, karmaşık tehdit ortamını bütünüyle hesaba katmalı ve hiç bir tehdidi savsaklamadan Türk Ulusunu zafere ulaştırmalıdır.

Ahmet AKIN, (E) Topçu Kurmay Albay

By | 2017-12-07T11:36:38+00:00 Temmuz 29th, 2017|Harp ve Strateji|0 Comments

About the Author:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşmak ister misiniz?

%d blogcu bunu beğendi: