Terörizmle mücadelede devletin güvenliğini güçlendirme

Terörizmle mücadelede devletin güvenliğini güçlendirme

Terörizmle mücadelede devletin güvenliğini güçlendirme yöntemi ilk başvurulan ve en emniyetli mücadele yöntemidir.

Bu yazımızda terörizmle mücadele ederken devletin güvenliğini güçlendirme yönteminin nasıl olacağını analiz edeceğiz.

  • Terörizmle en iyi nasıl mücadele edilebilir?
  • Terörizmle mücadele çerçevesinde benimsenecek değişik yaklaşımların olası faydaları ve maliyetleri nelerdir?

Başlıca terörizmle mücadele stratejileri şunlardır:

■ Devletin güvenliğini güçlendirme

Askeri baskı

Siyasi anlaşmalar

Terörizmle mücadele stratejileri saptanırken, “terörizmle mücadele görüşleri”nden yararlanılmıştır.

Terörizmle mücadelede devletin güvenliğini güçlendirme nasıl olur?

Terörizmle mücadele stratejilerinin bir gereği olarak büyük oranda olağanüstü hal rejimine dayandırılan daha sıkı devlet güvenliği seçeneği, İsrail, Sri Lanka, İspanya ve İngiltere gibi uzun süreli ve milliyetçi temelli terör eylemleriyle karşılaşan devletlerde uzun süredir uygulanmaktadır.

Bununla birlikte 11 Eylül Olayları ve ardından ortaya çıkan Bali, Madrid ve Londra’daki bombalama eylemleri çok daha fazla sayıda devleti, güvenlikle ilgili düzenlemelerini gözden geçirmeye ve güçlendirmeye itmiştir.

Terörizmle mücadelede devletin güvenliğini güçlendirme

Birçok durumda bu, teröristleri, demokrasi ve küreselleşme çerçevesinde hareket etmenin getirdiği kazançlardan mahrum etme girişimi olarak ortaya çıkmaktadır.

Terörizmle mücadelede devletin güvenliği meselesi, teröristleri, demokrasi ve küreselleşme çerçevesinde hareket etmenin getirdiği kazançlardan mahrum etme girişimi olarak ortaya çıkmaktadır.

Liberal-demokratik toplumlar, bireysel hakları ve özgürlükleri korudukları için ve hükümet gücünü kontrol edecek mekanizmalara sahip oldukları için terörizm tehdidine daha açık olabilmektedirler.

Diğer taraftan küreselleşmenin ortaya çıkardığı ‘sınırların ortadan kalktığı dünya’ terörist örgütler gibi devlet dışı aktörlere, örgütlenebilmeleri ve nüfuzlarını kullanabilmeleri için geniş bir alan sunmaktadır. Terörizmle mücadelede devletin güvenliğini güçlendirme stratejisi bu ortamda önem kazanmaktadır.

Temelde devletin güvenliği, hükümetin yasal yetkilerinin genişletilmesiyle güçlendirilmektedir.

  • Örneğin devletler, küresel finansal akışların üzerinde kontrollerini tekrar kurmuşlardır; özellikle yüksek alarm dönemlerinde göç düzenlemeleri sertleştirilmiş; sivil halkın, özellikle de ‘aşırı’ grup üyelerinin ve terör sempatizanlarının takibi ve kontrolü ciddi şekilde sıkılaştırılmış; birçok durumda terör şüphelilerini gözaltına alma yetkisi güçlendirilmiştir.
  • Örneğin İngiltere’nin terörizmle mücadele tedbirleri, terör şüphelilerinin herhangi bir suç isnadı olmaksızın 28 gün alıkonmasına izin verirken, ABD’de Vatandaşlık Yasası (2001) göçmenlerin süresiz olarak alıkonmasına müsaade etmektedir.

Devletin Güvenliğini Güçlendirme

İngiltere’nin terörizmle mücadele tedbirleri, terör şüphelilerinin herhangi bir suç isnadı olmaksızın 28 gün alıkonmasına izin verirken, ABD’de Vatandaşlık Yasası (2001) göçmenlerin süresiz olarak alıkonmasına müsaade etmektedir.

Devletin güvenlik önlemlerinin yasal boyutları

Ancak başka durumlarda devletin güvenlik önlemleri yasadışı ya da yarı-yasal karakter kazanabilmektedir.

11 Eylül sonrası dönemde Amerikan Bush yönetimi Küba’da Guantanamo Körfezi tutuklama kampını kurarak ve ‘olağandışı teslim (extraordinary rendition)’ gibi uygulamalar gerçekleştirerek bu yaklaşımı daha ileri noktalara götürmüştür.

Guantanamo Üssü’nde tutulan terör şüphelileri, 2008’e kadar Amerikan Yüksek Mahkemesi’nin yargı yetkisinin dışında tutulmuş olan askeri mahkemelerde yargılandılar. Bush yönetimi gözaltına alınmış olanları ‘düşman savaşçılar’ olarak isimlendirmeyi reddederek onlara Cenevre Sözleşmeleri’nin sağladığı korumalardan mahrum bırakmıştır. Bundan başka Guantanamo Üssü’nde `waterboarding’ (hareketsiz duran bir insanın yüzüne yukarıdan su dökerek boğulma hissi verme) gibi yaygın şekilde bir işkence türü olarak kabul edilen sorgulama metotları kullanılmıştır.

Terörizmle mücadelede devletin güvenliğini güçlendirme: Guantanamo örneği

Guantanamo Üssü’nde tutulan terör şüphelileri, 2008’e kadar Amerikan Yüksek Mahkemesi’nin yargı yetkisinin dışında tutulmuş olan askeri mahkemelerde yargılandılar. Bush yönetimi gözaltına alınmış olanları ‘düşman savaşçılar’ olarak isimlendirmeyi reddederek onlara Cenevre Sözleşmeleri’nin sağladığı korumalardan mahrum bırakmıştır.

‘Terörizmle mücadelede devletin güvenliğini güçlendirme’nin sakıncaları

Ancak terörizme devletin güvenliği konusunda verilen tepkilerin iki temel sakıncası bulunmaktadır.

  • Birincisi, bu tepkiler, tam da terörizmle mücadele çabalarının korumayı amaçladığı varsayılan liberal-demokratik özgürlükleri tehlikeye atmaktadır. Bu, birçok demokratik ülkede ateşli tartışmalara neden olan özgürlükle güvenlik arasında zor bir değiş-tokuşu gündeme getirmektedir.
  • İkincisi, bu tür önlemler, belli grupları (genelde genç, erkek Müslümanları) hedefledikleri ölçüde tam tersi sonuçlar doğurabilmektedir. Böylece hedeflenen kişilerin hoşnutsuzlukları daha da artırılmakta ve onların terör faaliyetlerini desteklemeleri, hatta bu faaliyetlere katılmaları olasılığı yükselmektedir.

English (2009), teröristlerin ortaya koyduğu en ciddi tehdidin panik havası yaratarak devletleri, düşüncesiz ve bazen abartılı tepkiler vermeye yöneltme kapasiteleri olduğunu ve bunun teröristlerin çıkarlarına hizmet ettiğini ileri sürmektedir.

Devletin Güvenliğini Güçlendirme

Teröristlerin ortaya koyduğu en ciddi tehdit ‘panik havası’ yaratarak devletleri, düşüncesiz ve bazen abartılı tepkiler vermeye yöneltmektir. (English, R. (2009)

Obama döneminde özgürlükle güvenlik arasındaki dengeyi yeniden kurma ihtiyacını yansıtacak şekilde en azından ABD’nin terörizmle mücadele stratejisinin tonunda belirgin değişikler yapılması dikkat çekicidir. Bu yeni gelişmeyi sembolize eden örnekler, Ocak 2009’da Guantanamo Körfezi’ndeki gözaltı kampının bir yıl içerisinde kapatılması konusunda taahhüt altına girilmesi (gerçi verilen söz öngörülen zaman dilimi içerisinde gerçekleştirilmemiştir) ve Bush döneminde kullanılan sert sorgulama tekniklerinin artık kullanılmamasıdır.

Terörizmle mücadelede kullanılabilecek diğer iki yöntem siyasi çözüm yöntemi ve askeri baskıdır.

Kaynaklar:

¹ Küresel Siyaset, Andrew Heywood, Adres Yayınları, 2014

² English, R(2009) Terrorism: How to Respond. Oxford: Oxford   University Press

Ahmet AKIN, (E) Topçu Kurmay Albay