Sürtünme kuvveti ve taarruz stratejisine etkileri: Ardenler Taarruzu

Sürtünme kuvveti ve taarruz stratejisine etkileri

Sürtünme kuvveti ve bu kuvvetin taarruz stratejisine etkileri her zaman harp tarihinin en öncelikli araştırma konularından biri olmuştur.

Bu analizde, Hitler liderliğindeki Alman kuvvetlerinin 16 Aralık 1944– 25 Ocak 1945 tarihleri arasında 100 Km’lik bir cephede icra ettikleri “Ardenler Taarruzu” sürtünme kuvveti açısından incelenecektir.

Sürtünme kuvveti dikkate alınarak planlanan taarruzlar, çoğunlukla zaferle sonuçlanmıştır.

Sürtünme kuvveti dikkate alınmadan ya da çok az dikkate alınarak planlanan etkili taarruzlar, Ardenler’deki gibi mağlubiyetle sonuçlanmıştır.

Harpte mağlup olmanın etkileri

Hiç bir komutan harpte mağlubiyeti göze alamaz. Harpte mağlup olmak utanç vericidir. Onur kırıcıdır. Çoğu komutan için ölüm, mağlubiyetten daha çok tercih edilen seçenektir. Harp bir kere başladığında, bir taarruza karar veren komutan, zafere ulaşıncaya değin sürpriz durumlarla karşılaşabilir.

Harpte en büyük tehlike, planladıklarımızın, tasarladıklarımızın dışında ani, beklenmedik durumların ortaya çıkmasıdır: Düşman sizin düşündüklerinizden farklı hareket tarzları geliştirebilir, meydana gelen beklenmedik çatışmalar bütün harp planınızı alt üst edebilir, sürpriz gelişmeler komutan olarak sizi bunaltabilir. İşte; savaş stratejisinde olmasını istedikleriniz ile cereyan edenler arasındaki bu farklılığa “sürtünme (friction)” adı verilir.

Harbin kaçınılamaz olan sürtünme kuvveti gerçeği;

  • Savunma,
  • Geri çekilme ya da oyalama muharebesi,
  • Taarruz stratejisi ile doğrudan ilişkilidir.
Sürtünme kuvveti ve taarruz stratejisi
Sürtünme kuvveti ve taarruz stratejisi

Sürtünme kuvveti ve taarruz startejisi

Taarruz stratejisine ‘sürtünme kuvveti’nin etkilerine geçmeden evvel, sürtünme kuvveti kavramının anlamına biraz daha değinelim:

  • Aslında günlük yaşamda da kullandığımız, etkisini hissettiğimiz fiziksel bir kuvvet olan ‘sürtünme’nin ne demek olduğu herkesçe bilinmektedir.
  • Sürtünme kuvveti, bir yüzeyin katı, sıvı veya gaz gibi başka bir yüzey üzerinde kolayca kaymasını engeller.
  • Bilim adamlarına göre, sürtünme kuvveti olmasaydı, cisimler aynı hızla sonsuza kadar hareket ederlerdi.
  • Sürtünme kuvveti, katı, sıvı veya gaz bir yüzey üzerinde hareket eden cisimlerin hızını önce yavaşlatır ve bir süre sonra hızı sıfıra indirger ve hareket halindeki cismin durmasına neden olur. Stratejide de durum böyledir.
Editörün Önerisi>>  Bugünkü savaş: Kendinizi bugünkü savaşa hazırlayın

Taarruz stratejisinde sürtünme kuvveti

Bir bölge veya kritik arazi kesimini ele geçirmek için taarruza karar veren bir komutanın ilerleme mihveri önündeki dere, nehir, göl, bataklık, mayın tarlası, orman, düşman tarafından savunulan tepeler vb. gibi  arazi, düşman ve hava ile ilgili koşulların hepsi, o komutan için tek tek dikkate alınması gereken sürtünme kuvveti faktörleridir. Bu faktörler, taarruz stratejisi üzerinde önemli etkilere sahiptir.

Taarruz stratejisini başarıyla uygulamak isteyen bir komutan, düşmanın en zayıf yanına çatarak inisiyatifi ele geçirmek, durum üstünlüğünü sağlamak isteyecektir. Bunu isteyen bir komutan ise düşmana avantaj sağlayan engelleri, arazi ve hava koşullarını yok etmek zorundadır. Bunu yapan, bunu başarabilen komutanlar harpte başarılı olurlar. Konuyla ilgili olarak verilebilecek en çarpıcı örnek, II. Dünya savaşı sonlarına doğru Hitler önderliğindeki Almanların icra ettiği Ardenler Taarruzu’dur.

Ardenler harekatı ve taarruza etkisi

Almanların ünlü lideri Hitler tarafından taarruz stratejisinin uygulanmaya çalışıldığı Ardenler bölgesi, Fransa, Belçika ve Lüksemburg sınırları içinde bulunan, yer yer tepelik ve yoğun ormanlarla kaplı bir bölgedir. Ardenler bölgesindeki nehirler dik vadi tabanlarında akarlar, bu yüzden nehir sularının akış hızı yani debisi çok yüksektir. Bu bölgede derin vadilerde akan dereler ve nehirler doğal engeldir. Hızlı akan sular, köprüler hariç yaya geçişine izin vermez.

Ardenler’deki tepelerin yüksekliği 350-650 metre arasındadır. Eski çağlardan beri cereyan eden harplerde Ardenler ormanları ve kıvrımlar halinde akan debisi yüksek olan nehirleri, daima doğal engel olarak harbin gelişimine olumsuz yönde etki etmiştir. Harbi idare eden komutanlar, asla Ardenler ormanlarına girmek istememişler, harp planlarını buna göre yeniden yapmak zorunda kalmışlardır. Ardenler’in nüfus yapısı seyrektir. Ardenler, Almanya’daki Eifel dağ silsilesi ile birleşir. Eifel ve Arden, iki ayrı dağ silsilesidir. Ancak, aynı jeolojik oluşumun eseridirler.

Editörün Önerisi>>  Asimetrik savaş nedir? Asimetrik savaş taktikleri nelerdir?
Belçikadaki-Ardenler-Ormanı
Belçikadaki-Ardenler-Ormanı

Ardenler bölgesinin stratejik konumu, tarih boyunca Avrupalı güçlerin savaş alanı olmasına yol açmıştır. Orta Avrupa’nın hakim devletleri, dönem dönem Ardenler bölgesini ele geçirerek, düşmanlarına karşı durum üstünlüğü sağlayama çalışmışlardır.

Sürtünme kuvveti ve Ardenler bölgesindeki taarruzlar

Ardenler bölgesinin, eski dönemlerde olduğu gibi, 20. yüzyılda da, çetin arazi koşulları ve dar haberleşme hatları nedeniyle geniş çaplı askerî operasyonlar için uygun olmadığı düşünülmekteydi. Ancak hem I. Dünya Savaşı’nda hem de II. Dünya Savaşı’nda Almanlar risk alarak başarılı bir şekilde Ardenler’i süratle aşmışlar, Fransa’nın nispeten savunma gücü daha zayıf olan bölgelerine taarruz etmişlerdir.

Almanlar, II. Dünya Savaş sonuna doğru, 16 Aralık 1944–25 Ocak 1945 tarihleri arasında, batı cephesi bölgesinde bulunan Ardenler bölgesinden müttefik kuvvetlere (Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere, Kanada) taarruz etmiştir.

Hitlerin hiç kimsenin beklemediği bir zamanda, aşılması güç olan bir bölgeyi kullanarak gerçekleştirdiği bu sürpriz taarruz, müttefik kuvvetlerin savunmasız yakalanmalarına neden olmuştur.

Amerika Birleşik Devletleri, II. Dünya savaşı esnasında en büyük zayiatı bu muharebelerde vermiştir.

Ardenler taarruzu ve Hitler’in stratejisi

Hitler’in esas amacı cepheyi yararak Amerikan ve İngiliz kuvvetlerini önce ikiye bölmek, müteakiben kuşatarak yok etmek, nihayetinde müttefikleri barış antlaşmasına razı etmekti. Batı cephesinde muharebeler bu şekilde sonlandırıldıktan sonra Hitler tekrar doğu cephesine ağırlık verecekti.

Ardenler-Taarruzu
Ardenler-Taarruzu

Ardenler muharebesi öncesinde Almanlar çok büyük bir gizlilik içinde çatışmaya hazırlanmışlardı. Dönem içerisinde bölgedeki bütün telsiz konuşmaları azaltılmış, kontrol altına alınmış, birlik intikalleri geceleyin icra edilmiştir.

Müttefik kuvvetlerin komutanları ise kendilerine çok güvenmekteydi.

Taarruzun başladığı 16 Aralık sabahı, hava kapalıydı. Dolayısıyla, müttefiklerin hava keşfi yapmaları zordu.

Ardenler bölgesi neden sürtünme kuvveti vazifesi görmüştür?

Taarruz stratejisi kapsamında değerlendirildiğinde Hitler’in Ardenler taaruzu esnasında bu bölge, önemli bir sürtünme kuvveti vazifesi görmüştür. Ormanlık arazi, zırhlı birlikleri yollara tabi kılarak, ilerleyen tankların hızını yavaşlatmıştır. Yaya Alman askerleri ise, müttefik askerlerinin nereden çıkacağını bilmediklerinden, yavaş ve dikkatli ilerlemek zorunda kalmışlardır. Engebeli araziler her zaman savunana büyük avantaj sağlarlar. Ardenler taarruzunda da aynısı olmuştur. 40 gün süren harbin başlangıcında yakaladıkları taarruz hızını Almanlar devam ettirememişlerdir. Giderek yavaşlayan Alman taarruzları karşısında, müttefik kuvvetler, savunma stratejisi kapsamında, cephelerini takviye etme olanağı bulmuşlardır. Hava koşulları da düzelince, müttefik hava kuvvetleri hava keşif faaliyetlerini artırmış ve savunma arazisi bulamayan, dar yollarda dağılamayan Alman birliklerine etkili hava taarruzu icra etmişlerdir.

Editörün Önerisi>>  Çin yüzyılı: Çin ABD'yi geçebilecek mi?

Ardenler’deki sürtünme kuvvetleri Hitler’i nasıl mağlup etti?

Hitler, bir sürtünme kuvveti olarak aslında Ardenler bölgesini dikkate almıştır. Ancak, beklenmedik düşman-arazi-hava gibi diğer sürtünme kuvvetleri, Hitler’in başlangıçtaki başarı vaat eden planlarını alt üst etmiştir. Alman komutanların kafasını karıştırmıştır.

Ortaya çıkan yeni engeller, Almanların manevra gücünü etkisiz kılmaya başlamış, Alman komutanları moral olarak çöküntüye uğratmıştır.

Harp tarihinde yer alan başarılı komutanların başarılarının sırrı stratejik kurnazlık ile cesaretin kusursuz bileşiminde yatar.

Bir harbe karar veren komutanlar, düşmanın azim ve iradesini kıracak etkili bir hedef saptamalıdır.

  • Bir kez hedef belirlendikten sonra, hedefe ulaşmada kullanılabilecek yol ve yöntemler, askeri anlamda “hareket tarzları” tek tek ortaya konmalıdır.
  • Bu hareket tarzları ya da yol ve yöntemler, harp prensipleri açısından tek tek analiz edilmeli, fayda ve sakıncaları belirlenmelidir. Bu noktada taarruz eden kuvvetleri geciktirecek, durduracak, yani hedefe doğru ilerlemelerine etki edecek olan her türlü sürtünme kuvveti hesaba katılmalıdır.
  • Taarruz stratejisinde başarı, taarruzun detaylı olarak planlanmasında, bu kapsamda taarruzun ilerlemesine etki edecek sürtünme kuvvetlerinin tespit edilerek, etkilerinin bertaraf edilmesinde gizlidir.

Ahmet AKIN, (E) Topçu Kurmay Albay

Anahtar kelimeler: sürtünme kuvveti, taarruz stratejisi