Bilgi Devrimi: Bir güç olarak bilgi devriminin küresel etkileri

//Bilgi Devrimi: Bir güç olarak bilgi devriminin küresel etkileri

Bilgi Devrimi: Bir güç olarak bilgi devriminin küresel etkileri

Bilgi devrimi (information revolution) nedir?

Bilgi devrimi, iletişim vasıtalarındaki gelişmeler nedeniyle, bilgi kullanımının yaygınlaşması, bilgi saklamanın ve yaymanın kolaylaşmasıdır.

Bazılarına göre bilgi devrimi, 3 ncü Sanayi Devrimi olarak da adlandırılmaktadır.

Bilgi devrimi, bilgisayarların, internetin ve diğer elektronik cihazların etkin kullanımı sayesinde eskiden saklanabilen, asla ulaşılamayan bilgilerin kolayca bulunabilmesini ve bütün dünya vatandaşları için ulaşılabilir hale gelmesini ifade eder.

Bilgi devrimi ya da 3  ncü Sanayi devrimi metin, grafik, ses, video gibi alanlarda bilgi edinme, işleme, depolama ve iletme maliyetinde dramatik bir düşüşe neden olmuştur.

Bilgi devrimi denince özellikle 20 nci yüzyılın ikinci yarısında bilgisayar, dijital iletişim, mikroçip teknolojilerindeki gelişmeler akla gelmektedir. İlk bakışta bu konuda hiçbir devrim görünmüyor olabilir. Ancak , daha özenli bir gözle bakarsak:

  • ICT (Information and Communications Technologies)’ler ya da BİT (Bilgi ve İletişim Teknolojileri)’ler son 50 yılda hızla yaygınlaşmıştır,
  • BİT’lerin yaygınlaşması toplumlarda derin değişikliklere neden olmuştur.

Bilgisayarların yaygınlaşması

Kuzey Kore gibi kapalı toplumlar hariç; Bilgi ve İletişim Teknolojileri (BİT)’nin kaçınılmaz olarak her gün yaygınlaştığına tanık oluyoruz. Bilgisayarların kişisel kullanımını çalışma veya eğlence amaçlı olarak bilgisayarların yaygınlaşması olarak düşünebilirsiniz. Ancak bu sadece buz dağının görünen yüzüdür.

Bilgi ve İletişim Teknolojileri (BİT)’ler, toplumlarımızın ekonomik ve endüstriyel büyümesine zemin hazırlamaktadır. Bilgi ve İletişim Teknolojileri (BİT) deney biliminin ilerlemesi için temel araçlardan birini oluşturmaktadır ve tarihsel, ekonomik ve hukuksal bilgiyi depolamak ve yönetmek için çok önemli uygulama vasıtaları sağlamaktadır. Yavaşça ve kaçınılmaz olarak  Bilgi ve İletişim Teknolojileri (BİT), toplumlar ve bireylerin daha iyi koşullarda yaşaması ve gelişmesi için zaruri hale gelmiştir.

BİT’ler bizim diğer kişilerle ve çevrelerle etkileşim kurmamızı sağlamaktadır. BİT’ler bize bilgi yaratmak ve yönetmek için yeni yol ve yöntemler sunmaktadır. 30 yıl önce dünyanın bir ucuna gönderdiğiniz mektup veya posta, bir haftada veya on günde adresine ulaşabiliyordu. Günümüzde ise bir kaç saniyede istediğiniz dokümanı, fotoğrafı, videoyu vb. dünyanın bir ucundan diğerine saniyeler içerisinde gönderebilmekteyiz.

BİT’ler (karmaşık) ağlar şeklinde sosyal etkileşimlerin organizasyonunu kolaylaştırmakta, bu tür ağlar mevcut sosyal ve ekonomik süreçlerin belkemiğini oluşturmaktadır. Ağ mantığı, bir dizi sosyal değişikliğe yol açmaktadır: Örneğin; firmalarda yerinden yönetim ve uzaktan çalışma ve etkileşimler olanaklı hale gelmekte, siyaseti, ekonomiyi, toplumsal hareketleri etkileme gücü edinen sanal toplulukların  geliştirilmesi ve küreselleşmesi kolaylaşmaktadır.

Bilgi devrimi aşamaları

Bilgi devrimi, Sümer piktogramlarıyla yani yazı gibi kullanılan piktograflarla (görsel simgelerle) M.Ö. 3000 yıllarında başladı. Bilgi devrimi o andan itibaren insanlık tarihi ile paralel bir gelişme gösterdi.

Bilgi devriminin kilometre taşları arasında şunları sayabiliriz:

  • Johannes Gutenberg’in 1455 yılındaki matbaayı icadı ve “Kırk-İki-Hatlı (Forty-Two-Line) İncili’i matbaada çoğaltması;
  • Augusta, Leydi Byron, Lovelace Kontesi ve Babbage’nin 1830’ların başında Analitik Motoru üzerinde çalışması;
  • Alexander Graham Bell tarafından telefonun icat edilmesi  ve  10 Mart 1876’da ilk telefon görüşmesini yapması;
  • Alan Mathison Turing‘in İkinci Dünya Savaşı sırasındaki çalışmaları, savaştan evvel 1937’de “Turing Makineleri” adıyla modern bilgisayarların temellerini atması ve 2 nci Dünya savaşı esnasında gizli Alman haberleşmelerinin şifrelerini çözmesi;
  • 1960’lı yıllarda ABD Savunma Bakanlığı tarafından ARPANET‘in geliştirilmesi ve bugünkü internetin ilk versiyonlarının ortaya çıkmış olması;
  • 1960’ların sonunda UNIX İşletim Sisteminin ilk sürümlerinin kullanılması;
  • 1970’lerin sonlarından itibaren öncelikle ABD’de olmak üzere kişisel bilgisayarların, son safhada dizüstü bilgisayarların ve akıllı telefonların aşamalı olarak yaygınlaştırılması.

Bir bilgi devriminin ötesinde, insanlık, özellikle bilgi üretme, aktarma ve depolama konularında keskin bir dönüş yaşanmaktadır. Bu değişim ve dönüşüm dünyanın her yerinde, her ortamda baş döndürücü bir hızla devam etmektedir ve takibi gelişmiş devletler için bile çok kolay değildir.

Güç ve Bilgi Devrimi tarihi

Bilgi devriminin dünya politikasını dönüştürdüğü bir dönemden geçiyoruz. 400 yıl önce, İngiliz devlet adamı ve filozof Francis Bacon bilginin güç demek olduğunu yazmıştı. 21 nci yüzyılın başında, hem ülkelerin içinde hem ülkeler arasında nüfusun çok daha büyük bir kesiminin bu güce erişim olanağı vardır. Hükümetler bilginin akı­şını ve denetimini her zaman sorun etmiştir. İçinde bulunduğumuz dönem bilgi teknolojisindeki değişimlerden kuvvetle etkilenen ilk dö­nem değildir. 15 nci yüzyılda Johannes Gutenberg’in (1398-1468) Kutsal Kitap (İncil)’ın basılmasını ve Avrupa’da nüfusun geniş kesimlerince ko­layca erişilir hale gelmesini sağlayan hareketli matbaa harflerini icat etmesi, sık sık reform hareketinin başlamasında önemli rol oynayan bir faktör olarak kabul edilir. Risaleler ve haberleşme komiteleri Ame­rikan Devrimi’nin yolunu açmıştır. Konstrüktivistlerin (yapımcıların) işaret ettiği gibi, bilgi hareketlerindeki hızlı değişimler kimliklerde ve çıkarlar­da önemli değişikliklere yol açabilir.

Bilgi devriminin temelleri

Şu anki bilgi devrimi bilgisayarlar, iletişim ve yazılımdaki hızlı tek­nolojik ilerlemelere dayanmaktadır; bu ilerlemeler de bilginin işlen­me ve iletim maliyetinde çok büyük azalmalara yol açmaktadır. Bil­gisayarların gücü 1958’de entegre devrenin icadından beri her iki yıl­da bir ikiye katlanmıştır. 21 nci yüzyılın başına gelindiğinde bilgisayarların maliyet­leri 1970’lerin başındaki rakamların binde birine inmiştir. Otomo­billerin fiyatı yarı iletkenlerinki kadar hızlı düşmüş olsaydı bugün bir arabanın maliyeti 5 dolar olurdu.

1993’te, dünyada 50 kadar web sitesi vardı. 1990’ların sonuna gelindiğinde bu rakam 5 milyonu aştı. 2000 ile 2005 yılları arasında küresel İnternet kullanımı yaklaşık yüzde 170 büyüdü. Kullanımın en hızlı arttığı bölgeler Afrika ve Orta Doğu’ydu. İletişim bant geniş­likleri hızla büyümekte ve iletişim maliyetleri bilgisayar maliyetlerin­den de hızlı bir şekilde düşmeye devam etmekteydi. 1980’e gelindiğinde, bakır telefon telleri üzerinden saniyede sadece bir sayfa bilgi taşınabiliyordu; bugün, ince bir optik fiber tel saniyede 90.000 cilt bilgi taşıyabilmektedir. Bugünkü dolar kuru cinsinden, okyanus aşırı kısa bir telefon görüşmesinin maliyeti 1930’da 250 dolarken, yeni yüzyılın başında 1 doların altına düştü. Bugün ise, internet üze­rinden ses iletimiyle (VoIP), neredeyse bedavaya gelmektedir. Web kameralar evlerinde çalışan insanlara kişisel video konferanslar dü­zenleme kolaylığı sağlamaktadır. 1980’de, bir gigabaytlık bellek bir odayı dolduruyordu; bugün cebinize sığan bir Apple iPod’a 160 gigabayta kadar dosya yüklenebilmektedir.

By | 2017-06-23T01:50:05+00:00 Haziran 23rd, 2017|Amerika|0 Comments

About the Author:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşmak ister misiniz?

%d blogcu bunu beğendi: