aakin55 tarafından yazılmış tüm yazılar

KKK’lığından emekli (2012) topçu kurmay albay. Kara Harp Okulu, Kara Harp Akademisi, Silahlı Kuvvetler Akademisi’nden mezun. 1997-2003 yılları arasında Güneydoğu Avrupa Müttefik Kuvvetler Komutanlığı Karargahı’nda, 2005-2008 yılları arasında Heidelberg Kara Unsur Komutanlığı Karargahı’nda görev yaptı. 10 yıldan fazla süren NATO görevlerini müteakip, şark görevine atandı. Dağ ve Komd.Tug.K.Yrdc. (Hakkari) ve 3.Taktik P.Tüm.Kur.Bşk. (Hakkari) görevlerinde bulundu. NATO, Küresel Siyaset, Küresel Terörizm konularında serbest yazar. Evli. İki çocuklu. Ankara'da yaşıyor. İngilizce ve Almanca bilir.

Çin Dış Politikası: 1949’dan bugüne Çin dış politikasındaki gelişmeler

1949’dan bugüne geleneksel Çin dış politikası devamlılık arz eder. Çin dış politikası üzerinde ABD etkendir. Çin’in nihai hedefi süper güç olmaktır.

Bu makalede 1949’dan günümüze Çin dış politikası incelenmiştir.

‘Çin dış politikası’nda devamlılık

Çin’in 1949’dan bugüne kadar izlediği dış politika yöntemlerine baktığımızda, dönemsel sapmalar hariç, Çin dış politikasında devamlılık ve değişim’in olduğunu görürüz. Günümüzde Çin artık sadece yükselen bir güç değildir; Çin halihazırda ciddi küresel önemi olan bölgesel bir büyük güçtür. Çin; henüz bir süper güç olmasa da ve bünyesinde bazı kırılganlıkları barındırsa da Çin dış politikası hala yükseliş göstermektedir. Çin’in hedefi ABD gibi küresel güç olmaktır ve Çin bu hedefini saklamamaktadır.

‘Çin dış politikası’nda değişim

1949’da Çin Halk Cumhuriyeti’nin (ÇHC) kurulmasından itibaren geçen 60 yılda, Çin’in dış politikası uluslararası ilginin odağı olmuştur. Bu zaman dilimi içerisinde bu politikalar hem ideolojiyi hem de yararcılık ilkesini (pragmatizm) yansıtmış ve Çin’in gelişmesi ve küresel koşulların değişmesiyle ciddi bir değişim sürecinden geçmiştir. Çin artık uluslararası alanda daha faaldir ve gelecekteki Çin dış politikasının barışçıl bir çizgiyi mi takip edeceği, yoksa saldırganlaşıp zamanla baskınlık kurmayı mı amaçlayacağı kayda değer bir merak konusudur. Kaçınılmaz olarak Çin dış politikasıyla ilgili uluslararası tartışmanın çoğunluğu, uluslararası toplumun kaygılarına odaklanmıştır. Güvenlik analizcileri ve medya yorumcuları, ‘Çin dış politikası’nı destekleyen Çin Ordusu‘nun askeri anlamda modernizasyonuna ve güçlenmesine ve Çin-ABD ilişkilerinin geleceğine odaklanmaktadır. Devlet politikalarıyla ilgilenen yetkililer ve akademisyenler ise; Çin, mevcut uluslararası kurallar sistemini, normlarını ve kurumlarını destekleyecek mi yoksa bunlara karşı mı çıkacak sorularına odaklanmaktadır.

‘Çin dış politikası’nda kendine güven

2000’li yılların başında; Çin’in statükoyu genel anlamda kabul ettiği, var olan uluslararası sisteme uyum sağladığı ve onunla bütünleştiği ve bu sistemi değiştirmek yönünde kesin bir görüş ifade etmediğine dair genel bir kanı ortaya çıkmıştı. Ancak son yıllarda; Çin’in uluslararası ilişkilerinde kendine olan güveni ve girişkenliğinde görünürde bir artış olduğu, hatta bunun bazılarına göre bir nevi küstahlığa kadar vardığına dair basında daha fazla haber işlenmeye başlamıştır.

Aktif Çin dış politikası

Çin’in bu girişkenliğine çeşitli örnekler verilebilir. ABD’nin Çin’in askeri gelişimini takip etmek amacıyla “casusluk” faaliyetleri yürütmesine Çin’in verdiği tepki buna bir örnektir; mesela 2009 yılında Çin’in münhasır ekonomik bölgesinde Çin gemileri Amerikan gözetleme gemisi Impeccable’ı taciz etmiştir.

Bazı Çinli yetkililer ABD’li yetkililerin Güney Çin Denizi ile ilgili beyanlarına ikili ilişkileri yıpratacak derecede sert tepkiler vermiştir. Ekonomik alandan da örnekler vardır.

Ticaret fazlasına yönelik eleştirilere ve para birimini yeniden değerlendirmesi için yapılan baskılara Çin sert tepki göstermiştir. Çin’in Amerikan dolarının baskın olduğu menkul kıymetlerdeki büyük yatırımlarını tehlikeye sokması sebebiyle Çin, ABD’yi kendi ekonomisini kötü yönetmesi ve doların değer kaybetmesi sebebiyle eleştirmiştir. Çin ayrıca Yirmi’ler Grubu (G20) toplantılarında ve özellikle de Kasım 2009’da Kopenhag’da gerçekleşen Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişimi Konferansı’nda sert ifadelere yer veren görüşler beyan etmiştir.

‘Çin dış politikası’ ve milliyetçilik

Bu verilen örnekler ne ölçüde kibir ve artan bir milliyetçilik sergileyen, mevcut haliyle uluslararası sistemi kabul etmek istemeyen ve pek çok kere iddia edildiği gibi normlara ve politikalara kendi fikirlerini dayatmak, hatta küresel kuralları tekrar yazmak isteyen; kendine güvenen ve girişken bir Çin resmetmektedir?

Ayrıca Çin’in duraklayan ve zayıflayan bir ABD ve başarısızlık yaşayan bir Batılı kapitalist model görür iken, küresel sistemdeki Amerikan hegemonyasına meydan okumasını sağlayan başarılı bir Çinli model gördüğü iddiası ne kadar geçerlidir?

Bunlar geleceğe dair büyük sonuçlar doğuracak olan önemli sorulardır.

Çin dış politikası ve ABD

Çin’in kendine olan güveni ve elde ettiği başarılardan duyduğu gurur, şüphesiz Çin’in `girişkenlik’ olarak adlandırılabilecek tavrına katkıda bulunmaktadır. Ancak bunun bir çeşit kibirden kaynaklanıp kaynaklanmadığı kesin değildir. Acaba Swaine’in gözlemlemiş olduğu gibi, bilhassa ABD’nin Tayvan’a silah satışı, ABD’li siyasi liderlerin Dalai Lama ile görüşmeleri, ABD’nin Çin sahillerini gözetlemesi ve insan hakları konusunda Batılıların verdiği nasihatler konularında, Çin artık ABD’nin çeşitli konulardaki tutumlarını kabul etmeye daha mı az isteklidir?

‘Çin dış politikası’ ve süper güç olma isteği

Öncelik iç meselelere verilse de, Çinli elitler genel olarak Çin’in bir küresel süper güç olarak kabul edilmesini arzulamaktadır. Bunun Çin ve onun dış politikaları açısından sonuçları, Çin’in gelecekteki dış politikalarını hangi yurt içi ve uluslararası unsurların etkileyeceğine dair genel değerlendirmemizin bir parçasını oluşturmaktadır. Bu amaçla bu değerlendirmeye; bir yandan 1949’dan bu yana Çin’in dış politikasındaki ciddi değişimleri, bir yandan da bu değişimlerin ortaya çıktığı ortamı anlatan ve 1949’dan günümüze Çin’in politikalarını etkileyen çeşitli devamlılıkları not ederek başlamaktayız. Buradaki amaç, Çin’in gelecekteki dış politikalarında önemini koruyabilecek ve devamlılık arz eden unsurları olabildiğince tespit etmektir.

Çin dış politikası’nda tutarsızlık

Pratikte bugün bile Çin’in dış politikalarının tamamen tutarlı kalması bazı sebeplerden dolayı pek mümkün değildir. Bu sebepler arasında şunlar sayılabilir:

  • Eşit oranda olmasa da geçmiş tecrübelerin muhtemelen karar vericileri etkiliyor olması;
  • Çin’in uluslararası sistemle bütünleşmesinin dış politikasını giderek daha karmaşık hale getirmesi;
  • Küreselleşme sebebiyle uluslararası gelişmelerden etkilenmeyen çok az sayıda ülke içi çıkar konusu kalması ve bu çıkarları temsil edenlerin dış politika belirleme sürecinde etkin konumlara yükselmiş olmaları;
  • Çin içerisinde dış politika hedefleri ve bu hedeflere yönelik yöntemler konusundaki tartışmanın daha canlı ve yaygın hale gelmesi ve bu tartışmada kamuoyunun önemli bir rol oynamasıdır.
  • Ayrıca, başka yerlerde olduğu gibi Çin’de de, dış politika süreci ülkenin içinde bulunduğu koşullara bağlıdır; çoğu zaman tepkiseldir ve eksik bilgiye dayalıdır.

Güçlü liderlerin dış politikaya etkileri

Son olarak, güçlü liderlerin dış politikaya etkileri çoğu zaman belirleyici niteliktedir. Çinli liderler geçmişe nazaran bugün daha az kişisel güce sahip olsa da, gelecekte yapacakları muhakemeler ve daha güçsüz liderlerden oluşan bu daha dağılmış karar verme sürecinden ortaya çıkacak kararlar gene de uluslararası toplum açısından hayati öneme sahiptir. Çin dış politikasını analiz ederken, gelecek yıllarda Çinli liderlerin kararlarının ne olacağını tahmin etmeyi bekleyemeyiz, zira bugün Çinli liderlerin kendileri bile bunların ne olacağını bilmiyordur. Ancak buradaki entelektüel sorun, Çin dış politikaları hakkındaki tartışmalara kaçınılmaz bir şekilde kendi görüşlerimizi yansıtmamızdır. İncelenmesi gereken mesele, neden bu görüşlere sahip olduğumuzdur.

Çin’in 1949’dan bu yana dış politika hedefleri olarak algılanan unsurların neler olduğuna ve Çin’in bu hedefler doğrultusunda izlediği yöntemlere dikkat çekmek isteriz. Geçen 60 yılda, Çin’in bu hedefler doğrultusunda hareket edebilme yeteneği uluslararası ve yurt içi gelişmelerle şekillenmiştir.

Çin dış politikasını etkileyen önemli uluslararası gelişmeler arasında şunlar sayılabilir

  • Çin Halk Cumhuriyeti 1949’de kurulduğunda devam etmekte olan Soğuk Savaş,
  • 2000’in başında başlayan terörizmle savaş,
  • 2007-2008’deki küresel mali kriz.

Kritik öneme sahip gelişmeler arasında 1970’lerde Çin’in ABD ile yakınlaşması ve Çin’in kontrolü dışında ortaya çıkan üç büyük gelişme vardır ki bunlar 1989’de Tiananmen Meydan’ında gerçekleşen trajediye verilen uluslararası tepki, Sovyetler Birliği’nin dağılması ve 1991’de uluslararası komünizmin temelden çöküşüdür.

Kaynaklar:

¹Çin Dış Politikası, Stuart Harris, Matbuat Yayın Grubu (2014)

Ahmet AKIN, (E) Topçu Kurmay Albay