Antioksidan Vitaminler: Antioksidanlar ve oksidatif stres

//Antioksidan Vitaminler: Antioksidanlar ve oksidatif stres

Antioksidan Vitaminler: Antioksidanlar ve oksidatif stres

Antioksidan vitaminler, sağlıklı yaşamı sürdürebilmemiz için ihtiyaç duyulan hayati vitaminlerden sadece bir tanesidir. Son yıllarda yapılan araştırmalar, metabolizmada antioksidanlar eksik olduğunda, ‘serbest radikaller’in iltihabi hastalıklar, kalp ve damar hastalıkları, beyinsel hastalıklara neden olduğunu ispatlamıştır. Bu makalenin amacı, antioksidanlar ve antioksidan vitaminler konusunda okuyucuya rehberlik etmektir.

Antioksidanlar nedir?

Antioksidanlar, ‘serbest radikaller’in hücrelerde neden olduğu hasarları önleme yeteneğine sahip bileşiklerdir. Bu niteliği ile antioksidanlar kanser, yaşlanma ve bir çok hastalığın nedeni olarak gösterilen hücresel hasarın önlenmesiyle yakından ilgilidir. Bilim adamları antioksidanlarla ilgili bilinmeyenleri gün ışığına çıkarmaya çalışmaktadır. Sporcular hem performanslarını artırmak hem de spor yaralanmalarından erkenden kurtulmak ve tedavi olmak için antioksidanlar konusuna çok ilgi göstermektedirler.

Antioksidanlar nedir?

Antioksidanlar, ‘serbest radikaller’in hücrelerde neden olduğu hasarları önleme yeteneğine sahip bileşiklerdir.

Sağlıklı kişilerde serbest radikaller antioksidanlar tarafından sağlanan koruyucu etki nedeniyle, hücrelerde önemli bir hasar meydana getiremezler. Ancak,  serbest radikaller ile antioksidanlar arasındaki savaş, iki taraf arasındaki sayısal dengenin bozulmasına kadar devam eder.

Serbest radikaller nedir?

Serbest radikaller, bir veya daha fazla eşlenmemiş elektron içeren oksijen molekülüdür.

Hastalıklı bünyelerde denge hücreye zarar veren serbest radikaller lehine bozulur. Bu takdirde, “antioksidatif stres” oluşur ve hücre fonksiyonlarında bozulmalar meydana gelir. Hücre ölümleri gerçekleşir. Diğer bir deyişle, serbest radikaller bakımından  üretimin aşırı artması ya da “antioksidanlar”ın miktarının azalması hücre içindeki sayısal dengeyi bozacağından “oksidatif stres” olarak adlandırılan durum meydana gelir.

Oksidatif stres

Antioksidan vitaminler’in eksikliğinden kaynaklanan oksidatif stres,redoks biyolojisi ve tıbbında bir kavram olarak 1985 yılında formüle edilmiştir. Oksidatif stres, sağlıklı yaşam sürdürmeyle ilişkili bir çok hastalığın (kanser, kalp ve damar hastalıkları gibi.) oluşumunda rol oynar.

Aslında oksijen sağlığımız için yaşamsal önemdedir. Fakat, oksijen, hücrelerimizde yandığında serbest radikal denen zehirli maddelerin oluşumuna neden olur. Serbest radikaller ise sağlıklı olması gereken hücrelerimize zarar verir. Günümüzde çevresel faktörlerin (güneş ışınları, aşırı stres, radyasyon, tarımsal ilaçlar, sigara, alkol, hava kirliliği vb.) metabolizmada serbest radikal oluşumuna yol açtığı araştırmalarla ortaya konmuştur. Yine de tartışmalar devam etmektedir. Yani, serbest radikaller, oksidatif stres kaynağıdır. Oksidatif stres de metabolizmada hücre hasarına neden olur. DNA hasarları oluşturur. Oksidatif stres yüzünden vücudumuzun bağışıklık sistemi zayıflar. Yine oksidatif stres nedeniyle erken yaşlanma ve ölüm vakaları görülür.

Antioksidan vitamin eksikliği ve oksidatif stres

Antioksidan vitaminler eksilince, oksidatif stres ortaya çıkar. “Oksidatif stresin” uzun süre devamı tıbbi açıdan çeşitli patolojilere ve hastalıklara neden olur. Son yıllarda yapılan araştırmalar, serbest radikallerin iltihabi hastalıklar, kalp ve damar hastalıkları yanında, beyinsel hastalıklara da neden olduğunu ispatlamıştır. Pek çok tipi olan bu hastalıkların önde gelenleri; parkinson, alzheimer, kanser, diyabet, gut, böbrek hastalıkları, solunum sistemi hastalıkları, sindirim sistemi hastalıkları vb.’dir.

Oksidatif stres nedir?

Oksidatif stres, reaktif oksijen türlerinin (serbest radikallerin) üretimi ile antioksidan savunmalar arasındaki dengede bir bozukluk olarak tanımlanır. Yani, oksidatif stres esasen serbest radikallerin üretimi ile vücudun karşı koyma kabiliyeti arasındaki dengesizliktir. Oksidatif stresin doku hasarının oluşumundaki olası rolü tartışılmaktadır.

Bugüne kadar oksidatif stres miktarını kesin olarak ölçebilen bir yöntem keşfedilememiştir. Ancak, vücuttaki serbest radikal miktarı hakkında az ya da çok fikir edinebilmek için ESR (Elektron Spin Rezonans) , kemilüminesans (kimyasal ışıldama) gibi yöntemler kullanılmaktadır. “Serbest radikaller”in doğrudan ölçümü zor olduğundan araştırmacılar lipit, protein ve nükleik asitlerde “oksidatif stres”in neden olduğu hasar sonrası ortaya çıkan belirtileri ölçmekle hücre dengesi hakkında bir fikir edinmeye çalışmaktadır.

Antioksidan vitaminler hangi meyve ve sebzelerde bulunur?

Bağışıklık sisteminize bir iyilik yapın ve tabağınızda daha fazla meyve ve sebze bulundurun.  Meyve ve sebzeler antioksidanlar denilen, sizin için iyi olan besin maddeleri ile doludurlar. Üç büyük antioksidan vitamin, beta-karoten, C vitamini ve vitamin E’dir. Onları renkli meyve ve sebzelerde bulacaksınız, özellikle mor, mavi, kırmızı, turuncu ve sarı tonları olanlarda.

  • Beta-karoten ve diğer karotenoidler:

Beta-karoten ve diğer karotenoidler şu meyve ve sebzelerde bulunur: Kayısı, kuşkonmaz, pancar, brokoli, kavun, havuç, mısır, yeşil biber, lahana, mango, şalgam, karalahana, nektarin, şeftali, pembe greyfurt, kabak, kabak, ıspanak, tatlı patates, mandalina, domates ve karpuz.

  • C vitamini kaynakları:

Çilek, brokoli, Brüksel lahanası, kavun, karnabahar, karnabahar, greyfrut, arpacık, lahana, kivi, mango, nektarin, portakal, tatlı patates, çilek, domates ve kırmızı, yeşil veya sarı biber.

  • E Vitamini kaynakları:

Brokoli (haşlanmış), avokado, pazı, hardal ve şalgam yeşillikleri, mangolar, fındık, papaya, kabak, kırmızı biber, ıspanak, ay çekirdeği.

Antioksidanlar Nelerdir?

Vücudun içinde antioksidanların ne yaptığını tanımlamak için pek çok yol vardır. Antioksidanların bir tanımı “oksidasyonu inhibe eden yani oksidasyon oluşumunu engelleyen herhangi bir maddedir”. Antioksidanlar, özellikle de vücutta depolanmış gıda ürünlerinin bozulmasına karşı koyarlar, yaşayan bir organizmada potansiyel olarak zararlı oksitleyici maddeleri ortadan kaldırırlar.

Antioksidanlar, daha önce duymuş olabileceğiniz düzinelerce gıda esaslı madde içerirler: Beta-karoten gibi karotenoidler, likopen ve vitamin C bunlar arasında en öne çıkanlardır. Bunlar, oksidasyonu veya oksijen, peroksitler ve/veya serbest radikaller tarafından teşvik edilen reaksiyonları engelleyen antioksidanların birkaç örneğidir. Özellikle domateste bulunan likopen maddesi kanserin önlenmesine, kalbinizin ve gözlerinizin sağlıklı kalmasına yardımcı olacak güçlü bir antioksidan olarak bilinir. Uzun ömür ve genel sağlık açısından çok faydalı oldukları bilinen antioksidan gıdaları, otları, çayları ve takviye besinleri tüketmenin bazı faydaları şunlardır:

  • Cilt, gözler, doku, eklemler, kalp ve beyin gibi organlarda yaşlanma belirtilerini geciktirir.
  • Cildimizin daha sağlıklı, daha genç, daha parlak olmasını sağlar.
  • Kanser riskini azaltır.
  • Detoksifikasyona, yani organizmadaki zehirli kimyasalların ve toksinlerin dışarı atılmasına yardımcı olur.
  • İnsan ömrünü uzatır.
  • Kalp hastalıklarına ve inmeye karşı vücudumuzu korur.
  • Demans gibi bilişsel sorunların ortaya çıkma riskini düşürür.
  • Görme kaybı veya makular dejenerasyon ve katarakt gibi rahatsızlıklara yakalanma riskini azaltır.

Oksidasyon ve bozulmayı önlemek için gıda ve ev ürünlerine de antioksidanlar eklenmelidir.

Vücudumuzda belirli antioksidanlar neler yapıyor?

Antioksidan gıdalar, otlar, baharatlar ve çaylar hastalık oluşumunda önemli bir rol oynayan serbest radikallerin etkilerini azaltırlar. Kalp hastalığı, kanser ve demans gibi rahatsızlıklar da dahil olmak üzere bugün karşı karşıya olduğumuz önde gelen sağlık sorunları, oksidatif hasar düzeylerindeki artış ve iltihaplanma ile bağlantılıdır. En basit ifadeyle, oksidasyon, hücrelere zarar veren diğer kimyasal zincir reaksiyonlarına yol açan serbest radikaller üretebilen bir kimyasal reaksiyondur.

Diyetinizdeki ya da günlük beslenmenizdeki “antioksidan kaynakları”, mavi ışık veya güneşe maruz kalma, zayıf bir diyet, sigara, diğer hastalıklar için kullanılan ilaçlar, toksisite veya kimyasal maruziyet, yüksek miktarlarda stres ve yaşla ilgili sorunların riskini artıran diğer doğal faktörler gibi şeylerin neden olduğu zararları önlemek için vücudunuza çok gerekli yardımları sunar. Antioksidanlar, serbest radikal hasarı ile mücadele sürecinde, sağlıklı hücreleri korurken habis (kötücül) veya kanserli hücrelerin büyümesini durdururlar.

By | 2017-12-07T20:59:00+00:00 Kasım 17th, 2017|Sağlık|0 Comments

About the Author:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşmak ister misiniz?

%d blogcu bunu beğendi: