Antibiyotikler: Antibiyotiklere karşı direnç oluşması, ölüme yol açıyor

Anasayfa » Antibiyotikler: Antibiyotiklere karşı direnç oluşması, ölüme yol açıyor

Antibiyotikler: Antibiyotiklere karşı direnç oluşması, ölüme yol açıyor

Antibiyotikler bütün dünyada çok yoğun olarak kullanılıyor. Hiç bir tıbbi açıklaması olmadığı, ne işe yarayıp yaramadığı bilinmediği halde, doktorlar bronşite de antibiyotik yazmaya devam ediyorlar. Boston’daki Harvard Tıp Fakültesi’nden Dr. Jeffrey Linder’in açıklamasına göre antibiyotiklerin gereksiz kullanılmasını önlemek için gösterilen gayretler boğaz ağrısında antibiyotik reçeteleri yazılmasında mütevazi bir azalmaya neden oldu. Ancak, dünyanın en gelişmiş ülkesi olan ABD’de bile antibiyotiklerin bronşitte kullanılmasında hiç bir azalma gözlenmedi. Doktorlar, dün olduğu gibi bugün de aynı tempoda antibiyotik yazmaya devam ediyor.

Dr. Jeffrey Linder katıldığı bir tıp konferansında muhabirlerin sorusunda verdiği yanıtta “Doğru antibiyotik reçetesi yazma oranının çok gerisindeyiz.” dedi.

Dr. Linder ve ekibinin yaptığı analiz esnasında 1997-2010 yılları arasında ABD’de 94 milyon kişinin boğaz ağrısı ve bronşitten doktorlara baş vurdukları kayıtlardan çıkarıldı. Doktorlar bu hastalardan boğaz ağrısı olanların %60’ına antibiyotik yazdı. Yine aynı dönem içinde akut bronşit teşhisi konulan hastaların %73’üne antibiyotik yazıldı. Normal şartlarda boğaz ağrısı şikayeti ile doktora başvuran hastaların en fazla %10’u kadarına antibiyotik yazılmalı idi. Bu hasta grubundan akut bronşit teşhisi konulan hastaların ise hiçbirisine antibiyotik yazılmaması gerekiyordu.

Dr. Linder’in açıklamasına göre doktorlar hastalarına sadece bol bol antibiyotik yazmakla kalmıyorlar, genellikle de yanlış antibiyotik yazıyorlar.

Doktorların büyük çoğunluğu hastalarının tedavisi için yeni antibiyotikleri yazıyorlar.

Streptococcus (streptokok) bakterisi yeni piyasaya sürülen antibiyotiklerin çoğuna karşı direnç gösteriyor. Fakat penisiline karşı streptococcus (streptokok) bakterisi dirençli değil. Çalışmada boğaz ağrısı şikayeti ile doktora başvuran hastaların sadece %9’unun reçetesine penisilin yazıldığı görüldü. Çalışma periyodu içinde bu oranın değişme göstermediğine tanık olundu. Boğaz ağrısı şikayetlerinde azithromycin (azitromisin) yazılma oranının ise %5’ten %15’e yükseldiği kayıt altına alındı.

Dr.Linder’in dediğine göre antibiyotik kullanılmasının azaltılmasına yönelik çabalar tamamen de sonuçsuz kalmadı. ABD’de 1990’da doktorlar arasında boğaz ağrısı şikayetlerinde antibiyotik yazma oranı %80’iken, bu oran 2000 yılında %70’e düştü.  Fakat, 2000’den günümüze kadar geçen sürede antibiyotik yazılmasının azaltılmasında her hangi bir iyileşme saptanamadı.

Bazı iyileştirmeler:

Dr. Linder, son yıllarda boğaz ağrısı şikayeti ile doktora başvuranların sayısında azalma olduğunu, bunun iyi bir haber olabileceğinin altını  çizdi. Dr. Linder, 1997 (%7.5) ile 2010 (4.3) yılları karşılaştırıldığında, boğaz ağrısı şikayetinden doktora başvuranların sayısında %3.2’lik bir azalma olmasının en önemli nedeni olarak, hastaların bilinçlenmesini gösterdi.

Fakat konu bronşit olunca ne hastalar, ne de doktorlar gerekli mesajı alabilmiş değiller. Akut bronşitten ilk kademe sağlık merkezlerine ve hastanelere başvuranların sayısı 1996’da 1.1 milyon iken, bu oran 2010’da 3.4 milyona yükseldi.

Akut bronşit akciğer bronşlarının şişmesi ve iltihaplanmasıyla ortaya çıkar. Çoğunlukla viral enfeksiyon olan grip ve soğuk algınlığından sonra görülür.

Dr. Linder “Akciğer bronşlarının şişmesi ve iltihaplanmasıyla ortaya çıkan akut bronşitin neden olduğu öksürük 3 hafta sürer. Ancak insanlar 5- 8 günde iyileşme bekliyor.” dedi.

Doktıorlar hastaları talep ettiği için kendilerini antibiyotik yazmak zorunda hissediyorlar. Dr. Linder konuşmasında “Hastalarımıza bir iki dakika zaman ayırıp, antibiyotiğin zararının faydasından çok olabileceğini anlatmak istediğimizde, hastalarımız yanımızdan uzaklaşıyor” dedi.

Texas A&M sağlık Bilim Merkezi (Health Science Center)’den Prof. Edward Septimus “Gereksiz antibiyotik kullanımı alerji, mide bulantısı, enfeksiyon gibi yan etkilere neden olmaktadır. Üstelik , Clostridium difficile gibi bazı zararlı bakterileri antibiyotiğe dayanıklı hale getirmektedir.” diyerek gereksiz antibiyotik kullanımının yan etkilerine dikkat çekti.

Dr. Linder “Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi’nin açıklamalarına göre ABD’de her yıl 2 milyon kişinin mikrobik-dirençli bakteri hastalıklarına yakalandığını, bunlardan 25 000 kadarının ise öldüğünü” vurguladı.

Dr. Linder son yıllarda tıp dünyasında irritabl barsak sendromu gibi bazı hastalıkların antibiyotik kullanımının yan etkisi olarak ortaya çıktığına dair inancın her geçen gün daha da arttığını söyledi.

Dr. Linder her seviyede yapılan bir çok çalışmaya rağmen, yanlış antibiyotik kullanımının önüne geçilemediğini belirtti.

Dünya Sağlık Örgütü‘ne göre bir dizi ( 5 günlük, 10 günlük gibi) antibiyotik alımını erkenden durdurmak antibiyotik direncine yol açıyor. Antibiyotik tedavisini erkenden bırakmak, hastalık nedeni olan bakterilerin tamamının yok edilememesi sonucunu doğuruyor.  Tüm bakterileri tamamen öldürmek için gerekli olan en kısa sürenin belirlenmesi için antibiyotik tedavi sürelerinin ne kadar süreceği konusunda çok detaylı ve komplike araştırmalar yapılıyor. Bir enfeksiyon için tedavi altındaysanız, doktorunuzun verdiği antibiyotik türü ve kullanım süresi en iyi bilimsel verilere dayanmalıdır. Antibiyotik kullanmaya başladıktan 1-2 gün sonra daha iyi hissetmek veya semptomlarda bir iyileşme olması, her zaman enfeksiyonun tamamen gittiği anlamına gelmez. Doktorunuz yıllarca eğitim alıyor ve en son bilimsel kanıtlara erişebiliyor – bu yüzden daima doktorunuzun tavsiyelerini uygulayın. Kendi kafanıza göre “Oh be ben artık iyileştim…hem doktorlar antibiyotik zararlı diyorlar, niye fazlasını kullanayım ki?” demeyin. Doktorunuz size kaç gün antibiyotik kullanacağınızı mutlaka söyler. Doktor tavsiyesine kesinlikle uyun.

Sonuç:

Antibiyotikler önemli ilaçlardır. Antibiyotikler, bakterilerin neden olduğu enfeksiyonlarla savaşmaya yardım eder. Antibiyotiğin artık etki etmediği durum, yani “antibiyotiğe direnç oluşması” tıp biliminde önemli ve büyük bir sorundur. Antibiyotiğe direnç oluşması dünyada ve Türkiye’de insan sağlığı için en büyük tehlikelerin başında gelmektedir.

ABD’deki son çalışmalarda da tespit edildiği gibi, antibiyotiğe direnç oluşmasının en büyük nedeni, antibiyotiğin hastalarca çok sevilmesi, çok aşırı kullanılması ve uygun olmayan antibiyotik türlerinin doktorlarca reçetelere yazılmasıdır.

Antibiyotiğin reçetede yazıldığı gibi, tek bir doz atlanmadan, reçetede belirtilen gün sayısı kadar kullanılması, bu suretle antibiyotiğe karşı direnç oluşmasının önüne geçilmesi, sadece ABD’nin değil, gelecek nesilleri de düşünerek bütün dünyanın sorunu olmalıdır.

Konunun önemine dikkat çekmek için her yıl 18 Kasım günü Avrupa’da “Antibiyotik Farkındalık Günü” olarak kutlanmaktadır.

Kaynak: MedScape

Burcu Akın, Uzman Eczacı 

Yazan | 2018-01-16T18:22:10+00:00 Ocak 16th, 2018|Sağlık|0 Yorum

Yazar Hakkında:

KKK’lığından emekli (2012) topçu kurmay albay. Çeşitli Kara Kuvvetleri birliklerinde batarya, tabur ve alay komutanlığı yaptı. 1997-2003 yılları arasında Güneydoğu Avrupa Müttefik Kuvvetler Komutanlığı Karargahı’nda, 2005-2008 yılları arasında Heidelberg Kara Unsur Komutanlığı Karargahı’nda görev yaptı. 10 yıldan fazla süren NATO görevlerini müteakip, Dağ ve Komd.Tug.K.Yrdc. (Hakkari) ve 3.Taktik P.Tüm.Kur.Bşk. (Hakkari) görevlerinde bulundu. NATO, Küresel Siyaset, Küresel Terörizm konularında serbest yazardır. İngilizce ve Almanca bilmektedir. “Siber Savaşlar ve Uluslararası Çatışmalar (New York Eyalet Üniversitesi/ABD) ve “Savaş Paradoksları (Princeton Üniversitesi/ABD) konularında sertifika sahibidir.

Düşüncelerinizi bizimle paylaşmak ister misiniz?

En Son Analizleri İlk Siz Okuyun!
Hemen Abonemiz Olabilirsiniz!
Binlerce okuyucumuz en son yayınlanan siyasi, askeri ve ekonomik analizleri e-posta adreslerine almak için ücretsiz abonemiz oldu. 
GÖNDER
Bir kere deneyin. İstediğiniz zaman abonelikten çıkabilirsiniz. 
close-link
%d blogcu bunu beğendi: