Rusya'nın Kürtçülük faaliyetleri: PKK'nın arkasında Ruslar mı var?

Rusya’nın Kürtçülük faaliyetleri: PKK’nın arkasında Ruslar mı var?

Rusya’nın Kürtçülük faaliyetleri 1805 yılından itibaren artmıştır. Çünkü, Rusya’nın sıcak denizlere inmesi için Osmanlı Devleti’nin parçalanması, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da bir Ermeni devletinin yanında, bir Kürt devletinin de kurulması ile mümkün olabilecekti.

Rusya, bu koridoru oluşturabilmek amacıyla İngilizler’le çoğu defa menfaat çatışmasına girmekle birlikte, genelde bu devletle birlikte Kürtçülük ve Ermeni faaliyetlerine destek olmayı, Orta Doğu politikasının temeli yapmıştı.

Özellikle Rusya’nın Doğu vilayetlerimizde görevlendirdikleri konsoloslar, bir yandan ilmi çalışmalara ön ayak olurlarken, diğer yandan bölgede kışkırtıcı faaliyetlerde de bulunmuşlardır.

Melikof ve Rusya’nın Kürtçülük faaliyetleri

Bu Rus görevlileri arasında Diyarbakır konsolosu Yakimanisk, Tebriz konsolosu Bonafiyd, 1853-1854 Kırım Savaşı sırasında Binbaşı Loris Malakof (Melikof) ile General Babatov, 1856 yılında Erzurum konsolosu A. Jaba’yı zikredebiliriz.

Rus General Loris Melikof
Rus General Loris Melikof

Jaba, Petersburg İlimler Akademisinin inceleme programı gereği Erzurum ve çevresinde faaliyet göstermiş, temas kurduğu aşiretlerin ağızlarını tetkik ederek bir lügat hazırlamıştır.

Jaba’nın faaliyetleri sonunda Ruslar, ilk defa Kürtçe bir lügat ortaya koymuşlardır.

Ruslar’ın daha sonraki kültürel politikalarının esasını teşkil eden bu iügatın hazırlanmasını takiben, Kürt adı verilen bu aşiretlerin ayrı bir dile ve ayrı bir ırka mensup oldukları ileri sürülerek “Kürtçülük” politikasının ilk nüveleri ortaya konulmuştur.

Aynı Rus Akademisi daha sonra Şerefname’njn Farsça aslını 1860-1862 yılında yayınlamış, 1868-1875 yıllarında ise Ruslar tarafından eser tahrif edilmek ve birtakım ilaveler yapılmak suretiyle Fransızca’ya tercüme edilmiştir.

Rusya’nın bu kültürel faaliyetleri yanında, bölgedeki bir takım aşiret reislerini Rusya lehine kazanmak amacıyla büyük çaba sarf ettikleri de görülmektedir.

1829 Türk-Rus Savaşı ve Rusya’nın Kürtçülük faaliyetleri

1829 Türk-Rus savaşında Rusya ordusunda bir Kürt alayı vardı. 1829 yılı Türk-Rus savaşı sırasında Botan, Revandiz, Bodinan ve Hakkari mahalli aşiret beyleri bu suretle kazanılmış ve bu aşiretler Kafkas cephesinde Türk ordusunun yenilgisinde oldukça menfi bir rol oynamışlardır. Türk ordusunun Erzurum’a çekilmesine sebep olan bu savaşlar sırasında, Rus orduları komutanı Korganof, Erzurum üzerine yürümeden önce, Zeylani aşireti reisi Süleyman Ağa ile Sepki aşireti reisi Süleyman Ağa’nın tarafsız kalmalarını, kendilerine ödenen altın ve göstermelik Rus Çarı tarafından verilen birer ünvanla sağlamayı başarmıştır.

Editörün Önerisi>>  Cumhuriyet Döneminde Kürtçülük Faaliyetleri ve İsyanlar

Siirt bölgesi Yezidileri’nin reisi Şeyh Mirza, Kafkas orduları komutanı General Paskeviç’le, 1828-1829 Türk-Rus savaşları sırasında ilişkiye girmiş ve Ruslar’a destek vermiştir.

Aynı şekilde Kırım harbinde de iki Kürt alayı Rus ordusunda görev yapıyordu. Albay Loris-Melikofun emrindeki bu Kürt alaylarının başında Cafer ve Ahmet Ağa adlı iki aşiret reisi görev almıştı.

1853 Aralığında Alexandropol’da Melikof’un başkanlığında yapılan işbirliği toplantısına Baziki, Cemaldini ve Milan aşiretlerinden 14 temsilci katılmışlar, geri çekilen Türk ordusu bu aşiret mensuplarınca baskına uğratılmış, katliam yanında çok sayıda mal ve silah gaspedilmiştir.

Kırım savaşı sırası ve sonrasında Van, Bitlis, Siirt, Hakkari ve Musul bölgelerinde çıkartılan Bedirhanoğulları’ndan Şir Yezdan isyanı ile, 1877-1878 Türk-Rus savaşları sırasında gene aynı ailenin sebep olduğu isyan ve 1880 yılındaki Şeyh Ubeydullah isyanı doğrudan doğruya Rusya’nın teşvik ve yardımlarıyla meydana gelmiştir.

Çar II. Nikola’nın Kürtçülük faaliyetleri

Rusya, Orta Doğu’daki emelleri doğrultusunda Osmanlı tebaası aşiretlerle ilgilenmeye, onların lider kadrolarını elde etme politikasını devam etmiş, bu doğrultuda Çar II. Nikola 1889 yılında Şeyh Ubeydullah’ın torunu Seyyid Taha, Şıkakan aşireti reisi Cafer Ağa ve Abdurrezzak Bedirhan’ı Rusya’ya davet ederek onlara “nefis hediyelerle ve özlemlerini tahrik eden, hayallerini alevlendiren cesaret verici mektuplarla” geri göndermiştir.

Rusya’nın 1906 yılından sonra Barzan aşireti ile temasa geçtiği daha sonra Barzan şeyhi Abdüsselim’i isyana teşvik ettikleri de bilinmektedir.

Bitlis olayları ev Kürtçülük faaliyetleri

Birinci Dünya Savaşı öncesindeki 1913 yılında patlak veren Bitlis olayları da Rus tahrikleri sonucu meydana gelmiştir.

XX. yüzyıl başlarından itibaren Ruslar, Kürt meselesine tamamen kültürel açıdan yaklaşmaya başlamıştır.

Bu politika Rusya ‘nın Sovyetize olmasından sonra da devam edecektir. Çarlık Rusyası’nın Kürt politikası ve Petersburg’daki ilmi çalışmalar yeni rejime, Sovyet Rusya’ya miras olarak kalmıştır. Sovyetler’in Kürt meselesiyle ilgili ilmi çalışmalarının temeli Frejmann ve I.A. Orbeli tarafından atılmıştır. Orbeli, bazı kesintilerle 1914-1935 yılları arasında Petrograd-Leningrad Üniversitesi’nde “Kürt Dili” bölümünde görev yapmıştır. Epik Kürt edebiyatı üzerinde de çalışan Orbeli bu sahada ilk olduğu gibi, Kürt alfabesi üzerindeki çalışmalarıyla da Margulov ve Şamilov’un hazırladıkları 1927 yılındaki Latin tarzındaki Kürt alfabesinin de tamamlanmasında kaynak teşkil etmiştir. Orbeli daha sonra (1930’lara doğru) Leningrad Doğu Dilleri Enstitüsü’nde bir “Kürt Bölümü” kurmuştur. Onu Frejmann takip etmiş, 1931 yılında Leningrad Üniversitesi Diller Enstitüsü bünyesinde bir “Kürt Dil-bilimi Semineri”nin kurulmasını sağlamıştır. Ayrıca bunun yanında Leningrad Üniversitesi’nin Filoloji Fakültesi’nin İraniloji bölümü öğrencileri için “Kürtçe” etüdü mecburi hale getirilmiştir.

Editörün Önerisi>>  Cenevre Nükleer Anlaşması'nın Türkiye'ye etkileri

Bütün bu çalışmalar sonunda Leningrad Üniversitesi “Kürt” konusunda uzmanlaşmış çok sayıdaki araştırıcıyı bünyesinde toplayan dünyadaki tek üniversite konumunu kazanmıştır.

İlk teşekkülü 1922 yılına kadar inen Erivan’daki Ermnistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti Bilimler Akademisi’nin  Doğu Uygarlıkları Bölümü bünyesinde, Sovyetler’in ikinci bir Kürdoloji merkezi merkezi teşekkül ettirilmiştir. Ermenistan’ın Sovyetize oluşunun hemen arkasından Kürt konularıyla ilgili çalışmalar başlamış ve kısa zamanda Erivan Kürdoloji Enstitüsü ön plana çıkmıştır. Bu enstitüde Movsesjan, Hacaturyan, Zakaryan gibi Ermeni bilim adamları yanında, A.Gindi, E. Avdal, N. Pulatova gibi özellikle folklor ve dilbilimi konularında uzmanlaşmış Kürt kökenli araştırıcılar da çalışmışlardır. Daha sonraki yıllarda, 1933 yılından sonra Erivan Bilimler Akademisi, Kafkasya dışındaki Kürtler arasında folklorik amaçlı ilmi geziler düzenlemek suretiyle bu konudaki literatürün genişlemesine çaba sarf edecektir.

Kürtçe Etüdler Merkezi ve Kürtçülük

Diğer yandan Azerbaycan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti Bilimler Akademisi Doğu Uygarlıkları Enstitüsü’nde, Bakü’de bir “Kürtçe Etüdler Merkezi” de faaliyete geçirilecektir.

Sovyet Rusya’daki bu türden faaliyetler yanında, Rusya dışında, Çarlık Rusyası’nın Sen-Petersburg Bilimler Akademisi’nin önde gelen Şarkiyatçılarından birisi olan Vladimir Minorsky’nin Kürt konusuyla ilgili çalışmaları, “Kürt politikasının şekillenmesi”nde büyük önemi haizdir. 1927 yılında Encyklopedia of İslam’a yazdığı “Kürtler” maddesi, Kürtler’le ilgili.yeni teorileri muhtevi olup, ne yazık ki “ilmi nitelikli görüşler” olarak kabul edilecektir.

Rusya’nın çabaları ile daha sonra Revandüz’de de bir Kürt koleji açılacaktır. İran’a da baskı yapan Sovyet Rusya, bu ülkede de bir Kürt lisesi açtırmak istemiştir.

Sovyetlerin II. Dünya savaşı yıllarında bazı aşiret reislerini kendi tarafına çektiği, 1941 yılında otuz kadar aşiret reisini Rusya’ya davet ettiği, Bakü’de bir konferans düzenlediğini görüyoruz. Daha sonra bu aşiret reisleri bölgelerine döndüklerinde Bakü’de alınan kararları uygulamaya koyacaklardır.

Editörün Önerisi>>  Doğu isyanları: Cumhuriyet öncesi doğu isyanları ve Kürtçülük

‘Kürt meselesi’nin gündeme getirilmesi

12 Eylül 1942 tarihinde Mahabad’da yapılah toplantıda İranlı Kürt liderleri ile Irak’ta savaş öncesi kurulmuş olan “Hewa” teşkilatı mensupları bir araya gelerek politikalarıni tespit etmişlerdir. Varılan anlaşmaya göre çalışmalar iki yönde olacaktı. Birincisi İranlı Kürt liderler, İran’daki Kürt meselesiyle ilgili çalışmalar yapacaklardı. İkincisi ise dünya kamuoyunu meşgul edecek bir “Kürt meselesi” nin gündeme getirilmesiydi.

Rusya’nın inisiyatifinde bunun için bir teşkilatlanmaya gidildi. “Komala Zhin-i Kürdistan” adını taşıyan bu teşkilat daha sonra kısaltılmış adıyla “Komala” olarak tanınacaktır. Rusya’nın Rusya’nın Kürtçülük faaliyetleri 1946 yılında Mahabad Kürt Cumhuriyeti’nin kurulması ile hedefine ulaşacaktır. Ancak ABD ve İngiltere’nin desteğini alan İran, bu Cumhuriyeti ortadan kaldıracaktır.

Sovyet Rusya daha sonraki yıllarda Barzan aşireti reisi Molla Mustafa Barzani’yi onun 1959’dan sonra ABD’ye meyletmesi üzerine Celal Talabani’yi desteklediğini görüyoruz.

Rusya’nın Kürtçülük faaliyetleri: 1970 sonrası

Rusya’nın Kürtçülük faaliyetleri 1970’li yıllardan sonra gerek Türkiye’deki ve gerekse diğer Ortadoğu ülkelerindeki Marksist-Leninist siyasi Kürtçülük hareketleri olarak devam edecek ve Sovyet Rusya tarafından desteklenecektir.

Faydalanılan Kaynak:

¹ Prof.Dr. Abdülhaluk Çay, Her Yönüyle Kürt Dosyası (Temmuz 1993)

Ahmet Akın, (E) Topçu Kurmay Albay