Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da Misyoner Faaliyetleri

Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da Misyoner Faaliyetleri

Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki isyan hareketlerinin önemli sebeplerinden birisi de “Misyoner faaliyetleri’dir.

İsa’nın havarilerine “Gidiniz! Gerçeği (Kutsal Kitabı) onlara anlatınız!” emri misyonerlik faaliyetinin esasını oluşturmuştur.

XVI. yy.’dan itibaren Hristiyan inanışını vaaz etmek ve ayinleri yönetmekle yetkili kılınmış Hristiyan din adamlarının “dinsiz” olarak nitelendirilen toplulukların yaşadıkları bölgelere gönderilmelerine “misyon (mission)”, bu görevi üstlenenler ise “misyoner (missionnaire)” olarak nitelendirilmişlerdir.

Anadolu’da ilk misyoner faaliyetleri

Bölgeye ilk misyonerler XVII. yüzyılda girmiştir. Bunlar genellikle Fransız ve İtalyan asıllı Katolik misyonerlerdi. Fakat XIX. yüzyılın başlarından itibaren bunlara İngiliz, ABD’li, Alman, İsveç vb. gibi diğer milletlere mensup misyonerler de katıldı.

George E.White -Misyoner
George E.White -Misyoner

Anadolu’ya ilk gelen ABD’li misyoner 15 Ocak 1820 tarihinde İzmir’e ayak basan Pliny Fisk ile  Levi Parsons’tur. Bunlar “American Board of Commissioners for Foreign Missions” adlı Amerikan misyoner teşkilatının birer elemanıdır. Kısaca “Board” olarak bilinen bu teşkilat ABD’deki protestan misyoner teşkilatının en eskisi ve en büyüğüdür.

Dünya misyoner teşkilatları

1800’li yılların başında dünya misyoner teşkilatları dünyayı faaliyet alanlarına bölmüşler, Osmanlı toprakları da Amerikalı protestan misyonerlerin payına düşmüştü.

Misyoner faaliyetleri'nin hedefindeki Anadolu haritası
Misyoner faaliyetleri’nin hedefindeki Anadolu haritası

Board 1870 tarihine kadar bu işi üstlenmiş daha sonra 1870’ten itibaren “Board of Foreign Mission of the Prosbyterian Church” adlı diğer Amerikan Protestan misyoner teşkilatı ile ortaklaşa faaliyet göstermiştir. ABD’li bu misyoner kuruluşlar, 1880 yılına kadar İngiliz hariciyesinin himayesinde, İngiliz çıkarlarına da uygun olarak faaliyet gösterirlerken, bu tarihten sonra ABD’nin politikası doğrultusunda çalışmalarda bulunacaklardır.

1820-1895 yılları arasında Anadolu’da misyonerler

1820-1895 yılları arasında Osmanlı topraklarında faaliyet gösteren Board misyonerlerinin sayısı 540 olup, bu rakamın 427’si yalnızca Anadolu’da faaliyet göstermişlerdir.

Cyrus Hamlin ve misyonerlik faaliyetleri
Cyrus Hamlin ve misyoner faaliyetleri

Amerika Birleşik Devletleri adına,  Bebek/İstanbul’da ilk İlahiyat Okulu (Theological Seminary)’nu açan misyoner Cyrus Hamlin’dir. Hamlin, misyonerlerin açtığı okullarda yerel dillerde eğitim verilmesini sakıncalı buluyordu. Misyonerler Hristiyan Dini’ni ve Hristiyan Kültürü’nü dünyaya yaymak amacındaysalar, eğitim dili mutlaka İngilizce olmalıydı. Zaten misyonerler yerel dilleri bilmiyorlardı. Hamlin’e göre Hristiyan felsefesi ve düşüncesi ancak İngilizce dilinde anlatılabilirdi. Zaten Anadolu’daki gençler arasında İngilizce dili çok revaçtaydı. Çünkü İngilizce aynı zamanda ticaret diliydi. Üstelik Anadolu’daki zenginler çocuklarını İngilizce öğrenmeleri için Avrupa ve Amerika’ya gönderiyordu. İngilizce dilinde eğitim yapan İlahiyat Okulu, 1862 yılında Merzifon’a taşındı. Merzifon’daki ABD İlahiyat Okulu (Anadolu Koleji) diğer misyoner okulları gibi Atatürk tarafından 1921’de kapatıldı. 1924’te dönemin Yunanistan Başbakanı Eleftherios Venizelos tarafından Merzifon’da bulunan Anadolu Koleji, Charilaou/Yunanistan’da yeniden açıldı.

Editörün Önerisi>>  Doğu ve Güneydoğu Anadolu'nun Siyasi Tarihi
Anadolu topraklarında misyoner faaliyetleri Merzifon Koleji (1895)
Anadolu topraklarında misyoner faaliyetleri Merzifon’daki Anadolu Koleji (1895)

Misyoner faaliyetleri ve Ermeniler

Öncelikle Ermeniler üzerinde yoğunluk kazanan misyoner faaliyetleri, daha sonra Rum, Hristiyan Arap, Nasturi, Süryani, Yahudi ve Bulgarlar üzerinde de etkili olacaktır. Osmanlı Devleti bünyesindeki azınlıkları tanıma yönündeki ilk tespitler daha sonra bunları yönlendirme şekline dönüşecektir. Bulgar isyanında, 1890 sonrasındaki Ermeni isyanlarında, 1900’lü yıllardan sonra Karadeniz ve Ege’deki Rum faaliyetlerinde bu teşkilatın Anadolu’nun çeşitli bölgelerinde kurduğu “Anadolu Kolejleri”nin büyük rolü olmuştur. Misyonerlik ruhunu iyi anlayabilmek için verilen talimatlardan, beyanatlardan birkaç küçük örnek kafi gelecektir sanıyorum. 1833 yılında Anadolu’ya görevli gönderilen Pinkwy Johnston ile Benjamin Schneider’e verilen 01 Aralık 1833 tarihli talimatta şöyle denilmekte idi:

“Bir fetih savaşına girmiş askerler olduğunuzu unutmayın… Bu mukaddes ve vaat edilmiş topraklar silahsız bir haçlı seferiyle geri alınacaktır. “ 

1880 tarihli Bartlett raporunun ilk cümlesi ise şöyle idi: “Misyoner faaliyetleri açısından Türkiye, Asya’nın anahtarıdır.” Bu ruhla yetişmiş ve 1901 tarihinde ABD başkanlığına getirilmiş olan Theodore Roosevelt’in misyonerlik faaliyetleri ile ilgili seçilmiş bölgelerden bahisle düşüncelerini şöyle vurgulamakta idi (1898):

“Dünyada herkesten önce ezmek istediğim iki güç İspanya ve Türkiye’dir.”

Theodore Roosevelet, Eski ABD Başkanı, 1901.

Misyoner faaliyetleri ile ilk defa teşkilatlı bir yabancı güç Osmanlı topraklarına girerken, Osmanlı toplumunu oluşturan unsurlardan öncelikle Hıristiyanlar üzerinde etkili olmaya çalışılmıştır. Bu azınlıkların din ve mezheplerini değiştirmeye uğraşılmış, bunun için çeşitli bölgelerde okul, hastane, matbaa vb. gibi kurumlar oluşturmuşlardır. Bu faaliyetler sonucu zaafa uğrayacak Türk Devleti olacağı dikkate alınarak, ABD için, yeni bir hayat sahası yaratılması esas alınmıştır.

‘Misyoner faaliyetleri’nin ilk hedefleri

Misyoner gruplar öncelikle Hıristiyan Osmanlı tebaasını kendi mezheplerine (Katolik, Protestan vd.) kazanmak için çaba sarf etmişlerdir. Bunlara eğitim, sağlık ve diğer hizmetleri götürmüşlerdir. Ayrıca bu toplulukları Osmanlı Devleti’ne karşı kışkırtmaya, örgütlemeye, birtakım görevlerini (vergi vb.) yerine getirmemeye yönlendirmişlerdir. Bruinessen, misyoner faaliyetlerini Kürt isyanlarının sebeplerinden biri olarak göstermektedir. Bu doğrudur ancak noksan bir değerlendirmedir. Belki Bedirhan olayında olduğu gibi ABD’li ve İngilizler’in Tiyari’deki hastahanesi ve faaliyetleri Bedirhan’ın Nasturiler’e saldırmasına sebep olmuş olabilir. Ancak çoğu isyanda Süryani, Keldani, Nasturi ve Ermeni unsurlar Kürtler’le işbirliği yapmışlardır. Misyoner faaliyetlerde kanaatimizce asıl önemli husus, Kürt denilen toplulukların özellikle Yezidi, Ehl-i Hak ve Alevi inancında olan toplulukların Hıristiyan yapılması faaliyetleridir.

ABD’ nin Harput Konsolosu Evan E. Young Esquire’in 10 Şubat 1908 tarihli “Dersim Kürtleri” hakkındaki raporu, bu görevlilerin nelerle meşgul olduklarının tipik örneğidir. Bu rapordan pasajlar ile orijinal belgenin ilk sahifesini aynen vermemiz konuyu aydınlatacaktır.

Urmiye’de misyoner faaliyetleri

Kürt adı verilen toplulukların Hristiyanlık dinine kazandırılması için çalışan misyoner merkezlerinden birisi de 1835 tarihinde Urmiye şehrinde tesis olunan okul ve hastaneler teşkil etmiştir. Bu tesisler Presbyterian adlı misyoner heyet tarafından tesis edilmiş ve yüzyılı aşkın bölgede Hristiyanlık propagandası yapmışlardır.

Günümüzde misyoner faaliyetleri

Çeşitli misyoner teşkilatların Kürt adı verilen aşiretler üzerindeki faaliyetleri günümüzde de devam etmektedir Bunun tipik örneği Peter J. Bumke’nin, Tunceli bölgesi aşiretleri üzerindeki çalışmasıdır. İlmi kisve altında 1978 yılında yaptırılan bu saha çalışması Berlin Üniversitesi Vakıfları tarafından finanse edilmiştir. Misyonerliğin ilk hareket noktasının “tanıma” olduğu dikkate alınırsa bu türden çalışmalar ilerideki “yönlendirme” faaliyetleri için esas olacaktır.

Faydalanılan Kaynak:

¹ Prof.Dr. Abdülhaluk Çay, Her Yönüyle Kürt Dosyası (Temmuz 1993)

Ahmet AKIN, (E) Topçu Kurmay Albay